Tales from the Trailblazer’s Diary
Lorem Ipsum is simply dummy text of the printing and typesetting industry. Lorem Ipsum has been the industry's standard dummy text ever since the 1500s, when an unknown printer took a…
Lorem Ipsum is simply dummy text of the printing and typesetting industry. Lorem Ipsum has been the industry's standard dummy text ever since the 1500s, when an unknown printer took a…
Lorem Ipsum is simply dummy text of the printing and typesetting industry. Lorem Ipsum has been the industry's standard dummy text ever since the 1500s, when an unknown printer took a…
Lorem Ipsum is simply dummy text of the printing and typesetting industry. Lorem Ipsum has been the industry's standard dummy text ever since the 1500s, when an unknown printer took a…
Karanfil kokulu kitap ayraçları yapıyorumİkindi güneşlerinin bahtiyarlığında” diyerek; Bir şiire başlama hayali kursam mesela Çelik bir ok sinirlerimi patlatır Zordur kimine yani Günlük güneşlik keyifler çıkarmak Sizin aklınıza şiir deyince…
Fırtına öncesi sessizliği biraz erken fark etmekti belki de benimkisi!.. Aklı ve bedeni sorular harmanına esir etmeden -hiç düşünmeden- başını alıp çekip gitmek… Bir derviş gibi olmasa da sevdiğin kim ve ne…
Rûberû ortasında asrın Nefessiz uyur minik kuşlar Buz gibi yanarken insanlık Bir çocuğun düşünde Kaybolur ipsiz uçurtmalar Titrek kanatlarında kuşların Sessizliği koybolur Bahara kırgın fırçalarda Karanlıkta düğümlü renkler Boğulur kurak…
Zaman ve mesafeler sadece hiç Ümitsizlik yalnızlık ülkesinde. Elem,keder içebildiğince iç Acıdan gayrı şey yok ötesinde. Sevgi,hasret anlamsız figüranlar, Sonsuzluğa açlık ta doruktayken Hiçlik kabusuna kapılan anlar Bilir ham ruhlar…
Kış mevsimi, insanların hayatları üzerinde iki farklı etkisi vardır. Biri karın toprak üzerinde gelinlik gibi serilişini elinde sıcacık içecekle izlemenin keyfi ve huzuru yaşanır. Nasipleri nispetinde bazılarımız için kış, şömine…
Uzak ülkenin kızıl süsü Gözlerimi kamaştıran alev kırmızı Bir ağıt gibi yayılır gözlerin içime Dağlar ha dağlar Yanar mı sanırsın Çırandır alevlenen Benliğime sinen senlik Üryanca baştan ayağa (e)senlik Elim ayağım sen …
Çocukken Yaşananlar Unutulmaz "Mystic River" (Gizemli Nehir), 2003 yapımı Clint Eastwood'un yönettiği ve Brian Helgeland'ın senaryosunu yazdığı, Dennis Lehane'in aynı adlı romanından uyarlanmış bir filmidir. Film, Boston'un doğusundaki bir mahallede…
03:17 Sen, benimilk içtiğim sigaraydın, Sen, dayaklarıyla değil de sözleriyle bedenimi acıtan babamdın, Sen, hiç yazamadığım intihar mektubumdun. Saat gece 03:17 Uyuyamıyorum, hiçbir şey hissedemiyorum Hiçbir şey düşünemezken geçiyor saatler.…
Yine çıktım bulutların üstüne Masmavi göklerde erdim bugüne Altımda bulutlar bir basamaktı Alpler bile gözümden çok uzaktı İç içe ağaçlar, göller, dereler Toprağın bağrında ciğerpareler Mavilikler sarılırken ufkuma Coşkulu bir…
Kün dedi Yaradan… Zamanlardan LÂzaman Mekânlardan LÂmekân Henüz beden elbisesi giymemiş Büsbütün üryândı insan Bezm-i Elest’ti… Hû’dan gayrısına L dedi insan İl “L” Hû… BeL dedi insan… Ahd-ü Peymân etti…
Yürütülmüştü bedenler, geçmiş şanlı bir hamaset Bayraklaşmıştı ruhlar, yarın umut dolu bir feraset Sallamaz mı bir zelzele, yaşanılanlar tam bir felaket Fanusta büyüttüğün yalanlar, yıkılır belki bir gün Zulüm karşısında…
Macondo'da eller hep yumrukBazı evlerde göğe doğru lale varBazı evlerde ters yağan yağmurlarKuşlara selam söylenen camlarUğultular duyuyorum, bazen de OlricO da sürgün diyorlarO da kaybolmuşVe diller Macondo'da yollar Nedense şimdi,…
evveli tükendiahirindeyiz zamanınaçıldı kutusu pandoranınsaçılıyor dünyaya cehennemkin nefret tutuşturuyor her yanıöfke en çok dakibrin ateşi kükrüyorve zalim tutuşmuş yanıyorkızgın korlar sarıyoryakıyor yedi kıtayısinsi bir yılan gibiakıyor lavdan nehirlerNemrut'un ateşineodun taşıyor…
‘Bin yıldır sessiz kalan bir yanardağın ağzından bir sabah dumanlar yükselmesi gibi bir şey oldu.’ Bir sabah içinizde bir yazma isteğiyle uyansaydınız ve hemen kaleme sarılsaydınız yazacağınız ilk cümle ne…
Merhaba sevgili Cizlavet okuru, bu başyazımı tekil şahıs üzerine yazmak istiyorum ki her okuyan kendine yazılmış gibi hissetsin. Bu aralar tam da oturup kalkıp sürekli ne çok veda biriktirmişim içimde…
Hangi pencereler sana açılır bilmiyorum. Her sesin senden bir haber getireceği ümidini taşıyor, buyüzden elimde kalan son gülümsemeyi sana saklıyorum.Dağılan bakışlarımı hep ufuklardan topluyorum. Uzun bir yolun çizgileri gibi ruhumun…