Umut Pazarlama / Adem Yağmur
İki poğaça alabilir miyim? Tezgahtar biri peynirli diğeri zeytinli iki poğaçayı poşete koydu. Yolumun üzerindeki bu pastane uğrak yerimdi. İşyerinde sabah çayı bu saatlerde hazır oluyordu. Bir bardak çayla birlikte…
İki poğaça alabilir miyim? Tezgahtar biri peynirli diğeri zeytinli iki poğaçayı poşete koydu. Yolumun üzerindeki bu pastane uğrak yerimdi. İşyerinde sabah çayı bu saatlerde hazır oluyordu. Bir bardak çayla birlikte…
Bir adam umudu bulduVe karşılıksız bıraktı insanların gözlerindeBakışlar keskin bir susturucuHerkes gördü bahar çiçeklerini birindeAdam sakince yere bıraktı onuElleri bembeyaz yüzündeGitgide kırıştığını fark ettiÖmrünün serverliğindeO da yıllardır amacını arıyorduOysa ne…
Takvimler döküldü yaprak yaprak, zaman değiştiSaçlarıma düşen akta imtihan değiştiEvhamlar çaldı huzurumun nikabınıTükendi nev-baharım derman değişti Güveler sardı ruhunu zamanın, an değiştiGönülde vicdan, akılda izan değiştiİhanet sarmalında işlendi bu cinayetŞaştı…
İçi boş şeylerin arasından usulca ayrılıp sessizlik arar kalbiniz bütün boğulmuşluklara inat! Zamanın ve mekânın içerisinden ustaca sıyrılıp dingin bir koyak arayışıdır belki de bu. Söz denizi bitmiş…
Mavinin en açık tonundan en koyu tonuna doğru uzanan denizin kenarında, irili ufaklı taşlarla arkadaş olmuş kumsalda uyuyorum ben. Taşların sıcaklığı bedenimi tatlı tatlı yakarken gözlerimi açıyorum. Denizin tuzlu suyu…
..Hani şöyle sımsıkı sarılsam..sana dair tüm hasretim,kollarımın arasından akıp gidecek gibi..Senden uzakta geçen zamanın telafisi olacak,zaman sanki bıraktığımız yerden devam edecek gibi..Sancılı sürecin açtığı yaralar,izler kaybolacak..Ruhumdaki tüm boşluklar kapanacak,kalbimde kelebekler…
Rabbim! Dedi:Sustu, kış yaprağına düçarKar çiçekleri, ağladı.Oyuklar oyuldu tırnakla.Zemheri üçe bölündü:Üçüncüsü, direndi şafağaAylar hep ve hiç yirmi sekizYıldan ikisi eksik ve fazla.Rabbim!Bütün arda kalan iki ve üçlerHep beyaz yazmaya mı…
Bir hal oldu bana Aslım'ı gördüm,Bir şey diyemedim halden utandım.Bilmem hasta mıydı yaslı mı gördüm,Renkten renge girdim aldan utandım. Uzaktan seyrettim yaklaşamadım,Derdimi bir türlü paylaşamadım.Yanına varıp da söyleşemedim,Kurudu damağım dilden…
Kaldırımlara ürkek bir yabancının ayak basması nahifliğinde dokunan adımlar gibi düşüyordu yağmur taneleri. Onları yakalamaya çalışan minik, haylaz sarı sarı kedi yavrusu gibi görünen yerdeki yaprak denizi arasında yürüyordum…
Yaşlarını gözüne ısmarlayan bir yürekSevdasını söylüyor titreyen elleriyleDağınık kâkülünde dişleri kırık tarakHer rüzgârda aşk okur zülfünün telleriyle Duruşu bakışından bin defa daha yerdeUmrunda değildir kırk yıllık serin pınarİstersen baran olur…
Yusuf olmak zannederdim kaderimi Gönlüme Züleyha nârı düştü, Omuzlarım kaldırmaz oldu gururumu Benliğim nefis harbine yenik düştü. Kirpiklerim engel olamıyor göz pınarıma Damladığı her yere birer volkan düştü, Lav olup…
..... Sevdânla kuşatıldım dört bir yanımdan Roza, Ya gönlümü tutsak et ya çık aklımdan Roza. ..... Sîneme saplanan ok gibidir her bakışın, Sevdikçe ölmekteyim anla hâlimden Roza. ..... Dikenli sözler…
Kış iyiden iyiye kendini hissettirmeye başladı. Sokaklardan el etek erkenden çekiliyor artık. Akşam karanlığının da erkenden düşmesi ile bir ayın daha bittiği anlaşılıyor. Mevsimlere ait aylar, mevsimi ile biterken acele…
uykusuz geçen gecenin sabahı henüz başlamıştı kaç saattir oturup kaldığımı bilmediğim koltukta keyfini çıkarıyordum tatlı bir uyuşukluğun kapanmayan gözlerim, gri gökyüzünü süzerken, hazırlığı yapılan yağmuru kutlama telaşına kapıldım öyle ya, soğuk mevsimleri yaşıyorum kaç yıldır bir türlü…
Bir gün sevmeyi kuşandı adam Ve güzelliği giyindi kadın, Yürüdüler sessizliği incitmeden. Su, ışık, toprak yürüdü, Ay yürüdü gölgelerinden. Sonra bir mehtap aralığında Değdi adamın sözleri kadının kalbine, Eğildi kadının…
Soğudum, üşüdüm anne Bu eziyet daha ne kadar sürecek Yüzüme bakıp ne olur ağlama, Her silüet arkasında gölgesini sürdürecek Güçlü durmalıyım anne Bizi alaşağı etmek isteyecek Gökyüzüne bakıp karanlığı karşıla Her bir yıldız dimdik…
* Tahir'in şahsında tüm Yusuflara... Zalim, zulmüyle dâim âbâd olur mu sandın Dur, az daha sabır; kırılır çarkı cefânın Kurdukları yalan dünyaları, harâb olurHer biri kudretliyken, zamanla türâb olur Tarihin tozlu sayfasına…
Hey benim çocuklugum uçup giden yıllarımRüya gibi geçtiniz anılarda kaldınızSizden sonraki yıllar acı tatlı geçtilerAma siz güzeldiniz şekerdiniz baldınız ..🌼Neler görmedim neler şu kısacık ömrümdeNe sahte dostlar varmış meğer gönlümdeToz…
Şimdi açık bir çay, iki şeker, biraz da simit olsa Denizin ortasında bir vapurda.. Martı sesleri karışsa yosun kokusuna.. Kalabalık bir kentin gürültüsü, Gün batımının kızıl örtüsü, Ve en güzel…
Yolum uzun , yorgunum Bir imkansıza vurgunum Umudunda solduğum Varışı terkettim bugün . Dünyalık heveslerden göçtüm Vahalardan çöllere düştüm Kanadım kırıldı çöktüm Yarışı terkettim bugün . Kaybettiklerimin ardından Bakıyorum uzaklardan …