An den Hängen des Taunus! / Yaşar Beçene
Tief in meinem Herzen…Es gibt immer irgendwo.Wie bunte Blumen an den Hängen des Taunus! Du bist derjenige, der den frischen Frühling bringt!Wenn es eine dunkle Nacht ist und die Sterne…
Tief in meinem Herzen…Es gibt immer irgendwo.Wie bunte Blumen an den Hängen des Taunus! Du bist derjenige, der den frischen Frühling bringt!Wenn es eine dunkle Nacht ist und die Sterne…
İçinde kitap kitap cilt cilt dert biriktirip deCafcaflı laflarla yürekten diyemem ki bahtiyarımSaklanmışım çoktandır gülen bir yüz ardınaBilmem kaçıncı sayım kaçıncı ince hesapHep bir tarafım eksik öteki yanım noksanNe gülmelerim…
Evdeki sessizliği pencerenin önündeki minik serçeler bozuyordu. Sofradaki ekmek kırıntılarını, bayat ekmek parçalarını pencerenin dış tarafına bırakırdı. Bunları gören kuşlar her gün uğrar, nasiplerine düşeni alırdı. Ürkek adımlarla etrafı gözetleyerek…
Torosların yükseklerinde bir yörük çadırında başladı hikayem. Herkes şehre inerken ben kaldım Toros yaylalarında. “Şehir, midesinden tutsaklanan insanların paraya baş eğmesidir” derdi babam. Bir de “ insanın şifası da belası…
Şimdi söndür leyli bütün ışıklarınıAy olmasınYıldız parlamasınAteş böcekleri uçuşmasınBen ki gurbetin karanlığındaNeşeye âmâTam da vurulmuşken kalbimden gamaSussun koca devlerden yükselen ra’dBitsin kabusHele o kör olası inatŞimdi söndür leyli bütün ışıklarınıSessizce…
Rüzgâr pencereden sokuluyor dalga dalgaÖzgürlüğün nağmelerini fısıldıyor usulcaYanağıma türlü memleket havaları konduruyor ardı sıraHafif kıpırdayan kirpiklerimin ardındangözlerim, dalıyor uzaklaraSonra,ruhumu alıp çıkıyor bir parmaklık aralığındanKüçücük bir kafes karesindenO merak ettiğim fotoğraf…
Her insanın fıtratında merhamet vardır. Kimi kalbinin merkezine koyar kimi merkeze yerleştirdiğinin etrafına. Yanık bir gönlün türküsü merhamet sahibi her insanın bam teline dokunur. Son bir kez dönüp arkama baktığım…
Ben karahindibanazenin baharlarınnaif bitiği Ben karahindibabahanesi rüzgarlarıntozuna karıştığı Ben karahindibaKötü insanlarınŞeytanlaştırdığı Ben karahindibamahkumu intibalarınKurgulara alışığı Ben karahindibayalnız intifadalarınsessiz çığlığı Ben karahindibakader esintilerinindarma dağınığı Ben karahindibabahar müjdecilerininreftâre… tanıdığı Ben karahindibaözgürlük direnişlerininYurdundan…
Yaradılış mayasından gizli bir hazineBen değil sen demektir aşkÜflenmiş bir sırdır ötelerden kalbineTende değil ruhta cevherdir aşk Taşımak zordur, hem de ağırBeladan dokunmuş elbisedir aşkKimi kalır altında kimi ise taşırSevinçten…
Soğuk bir ıslıkla soyundu mevsim,Hırpani, safran esvabındanDöküp parçalarını bir bir ayakaltınaHaki bir halıyla sakladı.Kuşanıldı bol bir kefen,Ric'atsız bir seferdi umulan, Sonra yorgun bulutların arkasındanÇocuk heyecanıyla belirdi güneşBir muştunun kıvılcımı,Nim-tebessümünde gizliydi,Vakit…
kim bölüşür ekmeğini seyrek umutlatüfeklerin sayesinde gün b/ölüştüren kimsahiden bir çıkış varsa bu güncel anafordan(Lütfen) önce bana söylemelisinve ekimbir eylül terkisinde g.izlenirki insan severken filizlenir babamı özlüyorum bu ayıp değilülkemi…
Vurdu bizi bir şubat soğuğuSavrulduk her birimiz bir tarafaKırıldı kolumuz, kanadımız,Viran oldu yuvamız;Ağlar olduk yana yakıla.. Vurdu bizi bir şubat soğuğuIşıklar yanmıyor gayri, ocaklar tütmüyorBağlar bozguna vurduBağbanlar görülmez olduÇekip gittiler,Uzak…
Vakit gece…Karanlık …Zaman gece, asır karanlık…İçime içime ağlıyorum, kalbim acıyor, çok acıyor anne.Ruhum bedenime sığmıyor.Yüreğim bir kafese sıkışmış minik bir kırlangıç gibi. Çırpınıyor, çırpınıyor çıkamıyor anne.Oysa umut şarkıları söylemeyi severim…
1941’de başlar Adana sürgünü Abidin Dino’nun. Yedi dil bilen , Cenevre’de doğan, Avrupa’nın farklı ülkelerinde eğitim gören Dino, paşa torunudur aynı zamanda. Kendisini sanat alanında çok geliştirmiştir. Avangart edebiyata ve…
Eski bir şarkısın sen ruhuma huzur verenDuymaz olduğum tınıların yüreğimde korBir yağmur sonrası açılan gökkuşağı desenHer renginde neleri bulurum onu bana sor Yanık bir türküsün dilinde çargâh bir gönlünKarcığar umudu…
Ayıran ve kavuşturan nehir’e…. “Gelince ben seni kaldırırım” dedi Nevin annesinin endişeli yüzüne bakarak. “Merak etme canım. Sen git yat.” Bu uzun ve sıcak yaz gününün sonundaki karanlık ona bunu…
Karadayı Beni bir pıtırcık belleme sakınElime sopayı alayım da görHer kelime kurşun her cümle akınHasmıma doğrudan dalayım da gör Süleyman (Ekvatorlu) Büyümüşsün derdim pıtırcık olsanMutluluk duyarım sopayı alsanSenin faydadadır yerinde kalsanBen…
Gecenin iz düşümü saçlarında Bahardan arda kalmış çiçek kokusu Yalnızlığın omzunda ağlarken Hıçkırıktan gemiler yanağında Kimse görmesin diye Yangınını kimse körüklemesin diye Yamalı yorganın altına sakladığın çocukluğun Bahçeye gömdüğün anıların…
Eller yukarı sevgili şair! Şimdi tüm kızgınlıkları, kırgınlıkları, nedenleri, nasılları, acabaları, velhasıl birikmiş tüm hırçınlığını usulca yere bırak. Ben ki az çekmedim senden, az da çektirmedim sana. Yine de kozlarımızı…
Eneden uzak bir zeybek tablosu,Özlediğim benim, her şeyi nurdan."Haydi bre efem!" derken bengisu,Akmalı kalb adlı billur fagfurdan. Cepkeni kanatlı ezel ve ebed,Elleri kalkınca yıkılır her set,Sanki temessülde arza merhamet,Parmak şakırtısı…