Büyük Yemin / Emin Osman Uygur
İncire zeytine ve bereketli Tur’a yemin Şam’dır ya Kudüs en kutlu zemin Bir asa görünür Musa’nın elinde Meryem belirir Mesih ile aynı ufukta Evvab olan İbrahim de yürüdü Bir zaman…
İncire zeytine ve bereketli Tur’a yemin Şam’dır ya Kudüs en kutlu zemin Bir asa görünür Musa’nın elinde Meryem belirir Mesih ile aynı ufukta Evvab olan İbrahim de yürüdü Bir zaman…
Yağmur Leyletü'l- Kadr ol sekineyle gel, Hiç bilinmez bir leylide, semalardan in de gel. Sız ruhlarımıza ılık ılık, sar bedenlerimizi, Cennet bahçelerinden akan, bir şelâle ol da gel, * Yağmur…
Hayalimden çıkmaz arar sorarımDost hasreti kalbe dolup taşıncaRüyamda görürsem hayra yorarımDostum benim eğer dara düşünce İnsan dostlarıyla gerçek insandırDost olan incitmez incinmez candırDost dostunun acısını duyandırAnlar insan yangınlara düşünce Bulut…
Kaç yaşarsa yaşasın insan çocukluğunda ikamet edermiş. Zamanlar aşıp dünyayı da dolaşsa bu böyledir. Baba ocağı, anavatanı çocukluğudur yani insanın. Bedenim çocukluğumu küçümseyip evi terk ettiğinde sofradan bir tabak eksildi,…
Gam yükü bahçeler kor ateş sevda Dalda kan kırmızı hüzün çiçeğin Kızıl kıyâmetler ayda izmihlâl Islanmaz geceler sonsuza değin Gam yükü bahçeler kor ateş sevda . Firârî bir visal yankısız…
Avlu birkaç adımGökyüzü el kadarİçerdeyimGerçek bu“Dışarda mevsim bahar”Dört duvar kuşatılmışlık“Pencereler taşkapılar demir”Bir garip gurbetliktirYalnızca düşen anlar BiliyorumDeniz yakınNehir yakınŞehir yakınÖzgürlük ne güzel şeyHürseniz kırlara çıkınÜstünüzde masmaviPürüzsüz bir gökyüzüAçın kollarınızıKendinizi bırakın…
https://youtu.be/vtUevMqfWmg Bu hafta Gökhan Bozkuş'un sunumu ile Neşet Ertaş yad edildi. Programı canlı olarak dinleyemeyenler Youtube kanalımızdan dinleyebilirler. Konu başlıkları: Abdal ile aptal arasındaki farklar Neşet Ertaş'ın ilk sazı neydi?…
Yürürüm duymaz beni, kaldırımlar şu hissiz,Sızmış sokak lambası, kıpır kıpır şuh issiz,Ay yanar "arustağ"da, öyle sensiz ve ıssız,Ayak sürürüm lakin, çeker ayaklar arsız..Yoksun işte yanımda, nefesin ve sesin yok,Konuşsam hayalinle,…
Bir tabure durdu Duvarın dibinde Sonra yine Sonra yine Niyedir İç çekip dururlar Yudum yudum eksilen Bardağın renginde Tabureler hicret Tabureler gurbet Tabureler hasret mi Bir ince sızıdır lakin Yoklar…
Hayat ağaç yıllar daldır,Gönül petek sevgi baldırCennet yolu yokuş yoldurVarabilsek ne hoş olur.. Dikenler var gül dalındaAnılar hayat yolundaİnsanlık tatlı dilindeErebilsek ne hoş olur**Olmak için baltaya sapGayret ver bize ya…
İki KadınBir duraktaYol Meleği selamladı onları büyük bir saygıylaOkyanusları mavi olmayanKara yağız bu şehirdeNasıl benziyorlardı birbirlerine!Biri;Toprağın derinliklerinden sana meyve sunacağım derdinde,Birinin kökleriZaten bu toprağın derinliklerinde...Hem son derece aynıHem son derece…
İnsan ne tuhaf varlık! Hem uğruna can verilircesine sevilen, hem canı pahasına düşmanlık edilen... İlkbaharından yazına, sonra da sonbaharına girerken var olma telaşıyla ruhunun her titreşimini göstermek istercesine halden hale geçer. Bazen…
-memleketimin isimsiz eliflerine Biraz utanç içinde yazdığım mısralarım Soylu direnişini nasıl eder ki tarif Destan yazamam belki harfleri sıralarım Bu şiirin özeti iki hecedir “ E-lif “ . Bilmem kaç…
zaman nehrinde bahar mevsimi bir koşturmaca sürer her yanda yamaçlarda vuslat heyecanı tomurcuk serpilme ısrarında küme küme dönerler güneşe karıncalar, çiçekler rengârenk hepsi sevgiyle yürür, pür neşe renkler atlası sanki kelebek rüşeymler birbiriyle yarışta seyrine doyulmaz bağ-ı irem sergiler fasıl fasıl;…
Okunmamış bir kitabın en ücra sayfasında... Tükenmiş bir kalemle yazdığımdır hayatım. “Ne sen sor, ne ben anlatayım” denir ya laf arasında... İşte öyle bir düğümdür, yutkunduğum hayatım. Ne kazandım, ne…
Buğulu gözlerinden bulutlar geçiyor Hasret türküsü söylüyor rüzgâr ağaçlara Soğuk vurmuş kalbim, dudağında titriyor Ayrılığı fısıldıyor bir ayaz ruhuma . Akşamın avuçlarında iniyor bir yalnızlık Sensizliğin zehrini taşıyor dişlerinde Boğazımı…
Kadim nefretler yağar, canı yanar toprağınMevsimler kavgasında şu zamandan yoruldumHesapsızlığı düşer, ömür denen yaprağınSevmenin mahşerinde yüreğimden vuruldum . İklimler gelip geçer kirpiklerim kırılırSessizlik devriminde dil kaleme sarılırBaşa bela bir çağ…
Bahara uyandı dağ, bayır, ova;Hükmünü yitirdi, can yakan ayaz...Dolalı çok oldu zulümle kova;Karanlık ölüyor, yarınlar beyaz...Nefesler tutulmuş, gözler ufukta,Beklenen, özlenen gelmek üzere.Arefe sevinci, çoluk çocukta,Masum, mahzun yüzler, gülmek üzere..Neleri geride…
Kalbi gibi gönlü güzel insanları,Huzura kavuştur Allah’ım. Mübarek günler ve aylar hürmetine,Sevdikleriyle buluştur Allah’ım. Her şeyi bildikleri halde susanları,Dize getir, konuştur Allah’ım. Başımızdaki bütün bela ve musibetleri,Yok edip savuştur Allah’ım.…
Evim !Ahşap ev; camlarından kızıl biberler sarkan!Arsız gökdelenlerle çevrilmiş önün, arkan!Kefensiz bir cenaze, çırılçıplak, ortada...Garanti yok sen gibi faniye sigortada!Bir köşende anneannem, dalgın Kuran okurduVe karşısında annem, sessiz gergef dokurdu.Semaverde…