Yük(sük) / İ. Murat Öner
Ayıran ve kavuşturan nehir’e…. “Gelince ben seni kaldırırım” dedi Nevin annesinin endişeli yüzüne bakarak. “Merak etme canım. Sen git yat.” Bu uzun ve sıcak yaz gününün sonundaki karanlık ona bunu…
Ayıran ve kavuşturan nehir’e…. “Gelince ben seni kaldırırım” dedi Nevin annesinin endişeli yüzüne bakarak. “Merak etme canım. Sen git yat.” Bu uzun ve sıcak yaz gününün sonundaki karanlık ona bunu…
Karadayı Beni bir pıtırcık belleme sakınElime sopayı alayım da görHer kelime kurşun her cümle akınHasmıma doğrudan dalayım da gör Süleyman (Ekvatorlu) Büyümüşsün derdim pıtırcık olsanMutluluk duyarım sopayı alsanSenin faydadadır yerinde kalsanBen…
Gecenin iz düşümü saçlarında Bahardan arda kalmış çiçek kokusu Yalnızlığın omzunda ağlarken Hıçkırıktan gemiler yanağında Kimse görmesin diye Yangınını kimse körüklemesin diye Yamalı yorganın altına sakladığın çocukluğun Bahçeye gömdüğün anıların…
Eneden uzak bir zeybek tablosu,Özlediğim benim, her şeyi nurdan."Haydi bre efem!" derken bengisu,Akmalı kalb adlı billur fagfurdan. Cepkeni kanatlı ezel ve ebed,Elleri kalkınca yıkılır her set,Sanki temessülde arza merhamet,Parmak şakırtısı…
Evdeki sessizliği pencerenin önündeki minik serçeler bozuyordu. Sofradaki ekmek kırıntılarını, bayat ekmek parçalarını pencerenin dış tarafına bırakırdı. Bunları gören kuşlar her gün uğrar, nasiplerine düşeni alırdı. Ürkek adımlarla etrafı gözetleyerek…
Bağlandım kalakaldım, kalbine demir atıpKurtulmak istiyorsan eğer çözüver gitsinResmimin arkasına eline kalem alıpHayranımdı bir zaman diye yazıver gitsin Yada biraz merhamet resmin seyrine dalıpArkadaşım can dostum filan yazarsın gülüpYazmak istemez…
Torosların yükseklerinde bir yörük çadırında başladı hikayem. Herkes şehre inerken ben kaldım Toros yaylalarında. “Şehir, midesinden tutsaklanan insanların paraya baş eğmesidir” derdi babam. Bir de “ insanın şifası da belası…
Benim de diyarlarım vardıKuzey kutbuna yakın bir yerdeİçinden coşkun Çina akardıAltın madencilerinin şehirlerinde Orada ladinlar zor bela yaşarCüce orduları tepeleri kaplarKasabayı tepeler çepeçevre sararLevandel mesafede yükselir dağlar Labrador çayı ve…
Şair ve Ebrucu Ayşe Beçene Hanımın Cizlavet Akademi programında canlı olarak yaptığı ebru çalışması.
Kim derdi baharım kışa dönecek,Kırılıp döküldü dallarım benim.Belli ki bahtımın şavkı sönecek,Hazâna uğradı yollarım benim.…..Sevmek bir hayâldi, hayâlde kaldı,Vuslat bir masaldı, misâlde kaldı.O yâr çok uzak bir mahalde kaldı,Boşluğa uzandı…
Oğluma bir kere sarilamadımArdından göz yaşı akıtamadimBüyümüş meğer oğlum, ben bakamadımHakkını helal et, helal et oğlum Baban yanında demiştim sanaKalbinden inanmıştın sen her zaman banaSımsıkı saramadim seni ammaHakkını helal et,…
Yıllarım, gurbet elde geçti anneKader, bana ayrılık biçti anneMesafeler, önümde hep dağ gibi Yıllarım, gurbet elde geçti anne Gün, ay derken, yıllar dolandı durduBitti baharım, gönle hazan vurduHayat, beni garipliğe savurduYıllarım,…
Ruhum ayak izlerinle dolu İzinsizSöylesene gönüllü mü girdin yoksa Gönülsüz Kaç derviş gezdimKaç bilgeye sordumŞimdilik yapamazmışım Sensiz.. Ama sevda atını şahlandırıncaEziliyormuş çiçeklerimÜzülüyormuşum, denedim, olmuyormuş Dizginsiz Her şeyin büyüsü bozulurmuş yaVakti…
Kuru bir yaprak gibi savruldu hayatDert keder ızdırap her tarafSevdiklerim çok uzaktalar artıkBu hayat yük bana bu dünya araf Hevesler boğazımda düğümArzular deli gibi kaçarUmut sade bir hayal artıkRüyaların ömrü…
Diline vakıf ol, halini dinle,Devrin hitabında erkanıharplerİnsanda hiç eksik olur mu hile?Dünya serabında erkanıharpler Napolyon mağluptur general kışaHanibal Alpler’de yürümüş boşaAttila kimlerle kaldın baş başa?Teneşir kabında erkanıharpler Kalem mi, kılıç…
Her hayalimiz sihirli bir fasulyeGöğsümüzden göğe yükselmişEbemkuşağının sonundaki defineYedi renkli umut üç kutlu cemreduvar yıkılsınkapı açılsınpencere ışısınAçılmadı korsanların hazine dolu sandığıAhraz bir haydut papağanların inandığıAltın nesilleri aldı kaçtı bir dağaAttı…
Sen bana "bizi anlat" mı dedin Ey Can?Nasıl yaparım nasıl ederim?Koca okyanusu bir zavallı bardağa nasıl sığdırırım?Beni ısıtan ışıtan güneşimi dürüp de bir cam parçasına nasıl yansıtırım?Dünyanın bütün yeşil çimenlerini…
İnsan, hikmetin sırları ile çepeçevre kuşatıldığı şu dünyada bilgi, birikim veirfanına göre herşeye mana yüklemekte, duygu, düşünce ve hayal dünyasını hikmetpaletinden aldığı boya ve idrak fırçasıyla renklendirmektedir. Bakılan bir şey…
Hatrımı saymadi felek, namerdi gümrah eyledi.Bir güzelin düşüne şu gönlümü emrah eyledi.Nice kuyular dök dedi içini, vermedim sırrım.Yoruldum, bir ulu dağa yaslandım da, ah eyledi.. Kavuştu aşık maşuk, sağır olan agâh…
Sen söyledin mi hiç göz yaşınla serenat,Hüzünlü bakışlarınla bir şarkı hiç..Dağınık zülüflerinle bir sevda türküsü,Notaları acı keder ve sevinç. Başın ellerin arasında, yere oturmuş,Dudaklarına bir kilit vurmuş,Kalbindeki feryadla kavrulmuş,Bir yangınlı…