Affetmeyeceğim / Mahir Karasu
Nemli mavi gözleri vardı çocuğun. Birkaç damla yaş, yanaklarında hüzün buseleri kondurdu. Dudakları titriyordu. Başını öne doğru eğdi. -“Babamı ve annemi kaybettim” dedi. -“Nehri geçemediler mi” diye sordu Yunan asker.…
Nemli mavi gözleri vardı çocuğun. Birkaç damla yaş, yanaklarında hüzün buseleri kondurdu. Dudakları titriyordu. Başını öne doğru eğdi. -“Babamı ve annemi kaybettim” dedi. -“Nehri geçemediler mi” diye sordu Yunan asker.…
aynı anda okusak bir şiiri yağmur yağıyor o tepeye toprak kokusu sızan kabir doldukça boşalan ıslak sarığı kırık mermer pusulasız çıkıyorum bu sefer şehirleri birbirine katıp biraz denizsiz şehirleri /doğuda…
Nasip eyle yâ Rab! Bir gün visâli, Koyma gurbet elde bîçâre beni. Vurgunum o yâre Mecnun misâli, Eyleme çöllerde âvâre beni. ... İsterim gözlerim hep onu görsün, Yüreğim hep O'nun …
Uzun zamandır gaybubette idi. Hayattan izole bir şekilde yaşıyordu. Eşinin maddi manevi desteği ve oğlunun yardımı ile ayakta kalmaya gayret ediyordu. Güven insanı olduğu halde terörist yaftası ile aranıyordu. Yakalansa…
Yaşın on ikiydi narin dal idinGızımdın guzumdun mana bal idinEvimizde teze güller açardınYüreklere gülden goxu saçardınHeç isterdi gönlüm sen üzülesen?İsterdim ki gülüm her dem gülesenEma memleketi hezan almıştiZalimi beklemax bize…
Davası aşk olan kulun başınaBela yağar duman çöker yel eserKim düşerse düşsün aşkın ateşineYanar yanar da yerinde kül eser….. Bulutları sağar durur rüzgârlarAteş olur soğuk yakar onu karDolaşır çöllerde başında efkârYüreğinde…
Gölbaşı tren istasyonu gişesinden saat 15’e, 11.Eylül 1945 tarihli iki bilet alıp cebine koyduğunda, dışarda bankta bıraktığı Samite’nin yerinden fırlayıp perona doğru giden poşili, siyah deri çizmeli yaşlı bir adamın…
Sosyal Medyadan Bir Kalemin İlk Satırları Üzerine Yazıldı Karbeyaz "Akşam vakti giydim cizlavetleri Kar fotoğrafı çektim Varsın buz kessin elimiz Soğuk hava değişir mevsim bahar olur elbet İmtihan zemherisi gönlümüze…
Keşke geriye dönebilsem,Seninle tanıştığımız o ilk güne,Önce gönlüne girebilsem,Henüz girmeden ömrüne.Elini sımsıcak tutabilsem,Seni bulaştırmadan Kaderime,Keşke seni anlayabilsem,Benzetmeden önce kendime. Göz göze gelip kırpmadan bakabilsem,Ortak etmeden seni gözyaşlarıma,İçten bir kere güldürebilsem,anlamsız…
On beş aylık esaretin ardından;Uzun tutukluluk süresi göz önünde bulundurularak, adli kontrol şartıyla salıverildim. Saatlerinasırlaştığı mahpustan.Aklım boşlukta dönen çark gibi kararsızdı. İki yılda iddianamesi dahi hazırlanmayan davama adaletinsirayet etmesi mümkün…
Kör bir kuyuya atılmış gibiyim.Düştükçe düşüyorum çıkmaya çalışsam daKurtulabilir miyim bilmiyorumYusuf değilim amaKurtuluşumu sultanlık bilirim. Şifaya ermeye çabam olsa daMaraz sarmış ruhumu, her nefesim alaz.Boğulur gibiyim aldığım her ilaçtaEyüp değilim…
(Ekvatora İthafen)İki satır şiir yazayım dedim,Olur da dertlerin ah gönlü olur,Ay olsam gecede hilal olurdum,Dolunayın ondan çok ömrü olur.. Vaktinde doğarmış gün bile nazlım,Zamandan ötede Hak emri olur,Ötelere düştü en…
O filmin bıraktığı tat eskide şimdiKülleniyor sobada çıtırdayan odun yavaş yavaşVe dilimde kelimeler tükenmişYalnızlığın ertesinde ben kimsesizO kitabın yırtılan sayfalarında kalmış maziDenizin koynunda tüllenen ay misaliSesinde martıların özgürlük kanatlanmışFırtınanın ertesinde…
Sarı zamanlar yaşadık,sarı zamanlar; Zamanı zaman kovalarmış, Vakitler sustu çoktan, Kahvesi geldi yaşamın, Sonrası uçsuz bucaksız beyaz, Şimdi biz yeşilin hayaliyle Ve de nicesi yeşilden gelen, Mavi gökyüzünde uçurtma kovalıyoruz;…
Ham insan meselesi, Ve irfan meselesi. İrfan ve insanı rafa kaldırmalar, Kirlenmeler ve kirli kavgalar Temelde nisyân meselesi. Bakışları sendeleyen gözlerin, Gidebilir mi ışığı dosdoğru, Ve o bakıştan neyse meram,…
Dakika saat derken gerçeği söyler aynaÖlüm biricik gerçek servetin mülkün yalanBir yağlı kement gibi yıllar geçince boynaSökmez bahanen desen ötede filan falanÜmit cennettir bize yeis ıstırap zindan..…………Kul hakkı yiyip çıkma…
Sana idi tüm sözlerim Sana idi hırçın bulutlar Sana idi kabaran topraklar *** Akşam olunca birdenbire Aklıma düşen toz pembeler Aldırma bu da geçer diyen Alacakaranlık sesler *** Seslerin en…
Sırtımda heybem azıcık katığım Yürüyorum bilinmezlere Kirli puslu bir hava Bir elimde barut diğerinde ateş Kıstırdım kendimi taş avluda Taşlar yosun tutmuş Tutunamadım Çekildim karanlık dehlizlere Küf kokusu kılavuzum Sürünüyorum…
epeydir başka dua bilmiyor avuçlarım aynı ritim bu, aynı nefes aldığım hangi mevsimdeyiz, hangi tarih daha yakın mıknatısı fırlamış, yönsüz bir pusulayım közle bahar arasında mekik dokuyoruz isimleri üfledikçe savruluyor…