İnkisar / Aşık Mahrutî
Kimi kara kuyu , kimi dağ gibiYaslanma değildir her insan duvarKiminin yüzünde okunur kalbiBilmem ki nedendir, kimi inkisar Eyvah eyNicesin ademoğlu Sesi kadifedir , dili bal şerbetHuzur verir yüzü ardı…
Kimi kara kuyu , kimi dağ gibiYaslanma değildir her insan duvarKiminin yüzünde okunur kalbiBilmem ki nedendir, kimi inkisar Eyvah eyNicesin ademoğlu Sesi kadifedir , dili bal şerbetHuzur verir yüzü ardı…
Yaşıyoruz şu kirli dünyadaTemiz olan duyguların paspas niyetine kullanılanHayallerin kırılmaklaün saldığıKirli bir dünya Bu dünya kiGaribin çaresizliğini astığı urganSallanır yüzyıllık çınardaİnsanlar kör insanlar sağırNe gören oldu ne de duyan Yaşıyoruz…
Parmaklıklara yaslanmış hasretineYazmıştım günleriÇarşambaya, Salıya...ŞimdiYokluğuna yağsın yağmurlarÇiçekler hüznüme açsın tek tekBahar gelmişCemre düşmüşGölgesi ışıldamış baharınNazende gelinciklere boyanmış bütün siyahlarNeyleyim yoksanNeyleyim kalbimde bu kadar çoksanDokunmuyorsa güneş yüzüneGökkuşağı gözlerinden geçmiyorsaAy dargınGökyüzü umudundan…
Mürekkebi kuruyan kırık kalem değilimSuret-i Rahman diye söylüyorsun Sen beniEy Gül-i Rânâ'dan duyduğumla bildiğimBen böyleyim diyemem biliyorsun Sen beni Şu sinemin sızısı Mültezem nazı kadarRahmetten cana düşen yaşlar gibi tutuşmuşDedikçe…
/Hiçliğim ziyadesiyle bakiAllah en güzel vekil../ Hecesini kaybetmiş şiirsuzidil …muhal farzlardan sızan ışık şuasıiçin için kaynayan sebilbir yanda ebrehe yıkımlarıbir yanda beklenen ebabil ulaşılmaz sandığın her ümitmatvi midir mücavirin dil…
(1920'li yılların Azericesi ile yazılmıştır) Boğuluyorum bən bu zihniyyət içində! Hər ötən günlər bən dəli kibi ahuzar içində: Anlamıyorum yalanları, çok daralıyorum! Hayqırıyorum həp doğruları fəqət dinləmiyor kimsə! Boğuluyorum bən…
Nemli mavi gözleri vardı çocuğun. Birkaç damla yaş, yanaklarında hüzün buseleri kondurdu. Dudakları titriyordu. Başını öne doğru eğdi. -“Babamı ve annemi kaybettim” dedi. -“Nehri geçemediler mi” diye sordu Yunan asker.…
aynı anda okusak bir şiiri yağmur yağıyor o tepeye toprak kokusu sızan kabir doldukça boşalan ıslak sarığı kırık mermer pusulasız çıkıyorum bu sefer şehirleri birbirine katıp biraz denizsiz şehirleri /doğuda…
Nasip eyle yâ Rab! Bir gün visâli, Koyma gurbet elde bîçâre beni. Vurgunum o yâre Mecnun misâli, Eyleme çöllerde âvâre beni. ... İsterim gözlerim hep onu görsün, Yüreğim hep O'nun …
Uzun zamandır gaybubette idi. Hayattan izole bir şekilde yaşıyordu. Eşinin maddi manevi desteği ve oğlunun yardımı ile ayakta kalmaya gayret ediyordu. Güven insanı olduğu halde terörist yaftası ile aranıyordu. Yakalansa…
Yaşın on ikiydi narin dal idinGızımdın guzumdun mana bal idinEvimizde teze güller açardınYüreklere gülden goxu saçardınHeç isterdi gönlüm sen üzülesen?İsterdim ki gülüm her dem gülesenEma memleketi hezan almıştiZalimi beklemax bize…
Davası aşk olan kulun başınaBela yağar duman çöker yel eserKim düşerse düşsün aşkın ateşineYanar yanar da yerinde kül eser….. Bulutları sağar durur rüzgârlarAteş olur soğuk yakar onu karDolaşır çöllerde başında efkârYüreğinde…
Gölbaşı tren istasyonu gişesinden saat 15’e, 11.Eylül 1945 tarihli iki bilet alıp cebine koyduğunda, dışarda bankta bıraktığı Samite’nin yerinden fırlayıp perona doğru giden poşili, siyah deri çizmeli yaşlı bir adamın…
Sosyal Medyadan Bir Kalemin İlk Satırları Üzerine Yazıldı Karbeyaz "Akşam vakti giydim cizlavetleri Kar fotoğrafı çektim Varsın buz kessin elimiz Soğuk hava değişir mevsim bahar olur elbet İmtihan zemherisi gönlümüze…
Keşke geriye dönebilsem,Seninle tanıştığımız o ilk güne,Önce gönlüne girebilsem,Henüz girmeden ömrüne.Elini sımsıcak tutabilsem,Seni bulaştırmadan Kaderime,Keşke seni anlayabilsem,Benzetmeden önce kendime. Göz göze gelip kırpmadan bakabilsem,Ortak etmeden seni gözyaşlarıma,İçten bir kere güldürebilsem,anlamsız…
On beş aylık esaretin ardından;Uzun tutukluluk süresi göz önünde bulundurularak, adli kontrol şartıyla salıverildim. Saatlerinasırlaştığı mahpustan.Aklım boşlukta dönen çark gibi kararsızdı. İki yılda iddianamesi dahi hazırlanmayan davama adaletinsirayet etmesi mümkün…
Kör bir kuyuya atılmış gibiyim.Düştükçe düşüyorum çıkmaya çalışsam daKurtulabilir miyim bilmiyorumYusuf değilim amaKurtuluşumu sultanlık bilirim. Şifaya ermeye çabam olsa daMaraz sarmış ruhumu, her nefesim alaz.Boğulur gibiyim aldığım her ilaçtaEyüp değilim…
(Ekvatora İthafen)İki satır şiir yazayım dedim,Olur da dertlerin ah gönlü olur,Ay olsam gecede hilal olurdum,Dolunayın ondan çok ömrü olur.. Vaktinde doğarmış gün bile nazlım,Zamandan ötede Hak emri olur,Ötelere düştü en…
O filmin bıraktığı tat eskide şimdiKülleniyor sobada çıtırdayan odun yavaş yavaşVe dilimde kelimeler tükenmişYalnızlığın ertesinde ben kimsesizO kitabın yırtılan sayfalarında kalmış maziDenizin koynunda tüllenen ay misaliSesinde martıların özgürlük kanatlanmışFırtınanın ertesinde…