İnternational Mother Language Day/Emin O. Uygur
Dünya Anadil Günü 21 Şubat dünya literatüründe anadil gün olarak ilan edilmiş. Çok önemli bir konuya vurgu yapılmış aslında. Dil ne kadar önemli insanlar için, ana/anne ne kadar önemli ve…
Dünya Anadil Günü 21 Şubat dünya literatüründe anadil gün olarak ilan edilmiş. Çok önemli bir konuya vurgu yapılmış aslında. Dil ne kadar önemli insanlar için, ana/anne ne kadar önemli ve…
Bir bardak çay...İçip gideceğim.Öyle uzaklardan ,dağlar ve yollardan Biraz rüzgâr , belki de bir tutam yaşamakİzbe bir sığınaktan geriye kalan ümitVe yağmurla belki deTutup bardağımı Merhaba diyeceğim Bir bardak çay...Bilirsin,…
Olmayacak duaya amin deme Şakir,İki düşmandan dost olur mu zannettin?Bu güldür ama dikeni var,Gülü dikeniyle tutar mı zannettin? Şakir dar kapıdan girilir mi hiç,Seninle girip de kendini yorar mı zannettin?Aşk…
Kaybolan kentin tufanında yeşermekse hayalim Çorak topraklarda uykuya yatardı düşlerim Ay'ın kederinde doğan sancılar içinde Kurşuni deniz elçisiydi medcezir Derinde bir yerde dünya batıyor Kepenk iniyor vicdan çölüne Yine de!…
Baba!Bir gökyüzü çiz bana!Köşeleri olmasın maviliklerinEngelleri engelleMavi olsun manilere kalemin.Hudutları olmasın mavi düşlerimin Duvarsız, Penceresiz, ParmaklıksızSeni düşleyeyim tadı kalsın Ruhumda Kalbimde ZihnimdeÂnın sınırsızPembe hayallerimi umudun rengine boyaBoş yer bırakma mavisizKavuşmayı,…
Mefisto İnsandan Ne İstedi? Sebastian, yine çok ilglinç notlar göndermişsin. Uykumu kesip attın gece gece. Mefisto neden düşman oldu ilk insan Âdem’e?, sorusuna getirdiğin yorumu düşündüm uzun uzun. Bildiğimiz konular…
Bir kalkışma oldu güzel yurdumda Ben bu işe şaştım kaldım hâkim bey Alet oldu buna şanlı ordum da Hayret ettim dondum kaldım hâkim bey. *** Biraz zaman geçti kapım çalındı…
Bir gün biri birdenbire Çeker gider habersiz. Fikrindedir habire, Depreşir yerli yersiz... *** Kara bulut tetikte Dökülür apansızın. Hasret bekler eşikte, Kapanmaz yaran sızın... *** Uçuşur aynı yöne, Kuşların posta…
Dostum Yakup Kenan'a Kırıldı kalemi karanlıklarınyıkıldı berlin duvarı bir kere dahadurmak sıradanlaşmaktır hatırladın mıkimden saklayacaksın utangaç bakışlarınısaklama zatenBu bir rüyaBu bir vahaBu bir çöl rutiniHem mutlusun güyabüyük boy bir hafıza…
Bâd-ı Ârâm * Beyaz gelinliğe bürünmüş doğa bütün güzelliği ile.Kar taneleri bir pamuk gibi süzülür gök yüzünden.Hatırlatır bana seni ey sevgili bütün enginliğin ile.Öyle bir buse ver ki, unutayım kendimi…
ASLINDA… Ben bu şiiri aslında hiç yazmayacaktımKim tutuşturdu bu sözleri dilimeKim koydu bu yaşları mendilimeBen diyorum bu şiiriHiç… Ama hiçYazmayacaktım… Düştüm kimsesiz yol ortasındaGayrı iradi bir boşluğa elimi uzattımO zamanlar…
Hani iki yeşil ağacın arasında Bir ağaç vardı ya Yaprakları mürdüm demiştik Sen gittikten sonra Baktım ona Mürdüm değilmiş Siyah gibi bir şey *** Mürdümse bile Seninle baktığımız zamanki gibi…
Zulmet zeval bulurken güneş battığı yerden doğuyorMüjdeler var diyarı hicret olanlaraVatanımda gurbet yaşayanlaraGün doğuyor gün! Pes etmeyin bitiyor sürgün…Ellerinde beraat mührü dört nala koşuyorlar doludizginÜmidimi heyecana boğuyor geleceğin coşkusuDilimde hece…
Sabahın alaca karanlığında elinde küçük bez bir çanta içerisinde biraz peynir biraz zeytin bir parçada ekmekle yürüyordu yolları.Her gün yapa geldiği bu yürüyüşler sesli düşünmesine sebebiyet veriyordu. “Nereye neden gidiyorum,…
Mum gibi olmak da bir kısmet..Umulur ki senin gibi güleryüzlü olmakHas olabilmek ki Nerede bu bulanıkta..Arz ediyorum... Kapalı köşelerde...Metin olabilmeyi gölgelerde...Mim harfi gibi küçük dokunuşlarla..Elif gibi boynu dik olanlardan olupDengesini…
Gözlerinden sevinç boşalıyordu insanların Hamd, koro halinde yırtıyordu semayı Krizantemler yeşeriyordu bir mevsimin ilk ayı Kâşanenin dört köşesinde Bir bahar günüydü herhalde. Gök ehli gülüyordu için için Şehrayinler tertiplendi “levlake…
Harladım hem ocağı hem gönlümüDostum var, gömdüm toprağa ölümüSohbette konuştuk solmaz gülümüRuhum ısınırken çay eksik olmaz Canana methiye can'ın dilindenSelamı gelir o yarın elindenNasiplenir gönül çeşmin selindenGözler yaşlanırken çay eksik…
Çık Gel Gözlerim takılı zamana Ümidim mavi sularda Sen de çık gel bir sabah Bekliyorum içimde inşirah Dikenli teller arasından Demir kapı gıcırdamasından Çık gel Ruhum yansır aynalara Ümidim mavi…
Ne çok yabancı varmış hayatımda,En yakın sandıklarım bile uzakmış aslında,Aynadaki bu yüz de bir meçhulmüş haddizatında,Manasını bilmediğim donuk bir surat var karşımda. Kalemin yazdıkları saçılınca açılıyor perdeler,Toprağın bağrına kök salan…
Bırak dursun dönmesin kadranı beyaz plastik saatinGece uzunİstemsizlik de eylemdirTüretilmiş bir çaresizlik acımış çay tadındanC'ansız yayın, kalabalıksızlık der Verlassenheit Susmadan önceki çığlık buOndan biraz yutkunuşbiraz boğukbiraz astımKekeme sesler uğultusuYurtsuzlar korosundan…