mavi bir yorgan gibi örtmeliyiz şiiri
sevdamızın, kavgamızın üstüne
fm
“Sana geldim ben bugün” bir söz çıksa dilimdenNazar kılıp fakire tutar mısın elimden?Yapayalnız kalınca bir başıma ben kendimBir garipken mahşerde gelir misin Efendim?Yırtmış isem perdeyi velhasılı ne isemKimsesizken o günde…
Hoyratlar meclisinde tek gündem işleniyorSaat saat, cümle cümle Garipler fişleniyor Karanlık şiddetine aramazken bahaneİnsansız hava araçları kibiriyleBombalar yağıyor, şuuraltına masum çocuklarınDasitane bir diriliş bekliyor, elleri nasırlı ninelerDudaklar kıpır kıpır kaç…
Ruhum ele veriyor beni gözyaşlarımdan. Korku ,kelamın kırıyor elini kolunu. Sabır, zamanın ta kendisi, ağır akanından. Rabbim sarıp sarmalıyor aciz kulunu. Mazi ,en vefalı dost hep kendine çekiyor. İstikbal ,hayallerle…
Geride bırakılandan geride bırakana… Her şey bıraktığın gibi Saatin çekmecede Parfümler komodinde Yeni bir ayrıntı sadece Aynadaki fotoğrafımız Olabildiğince mutluyuz Gelecekten umutluyuz Açık görüşten bir enstantane Sımsıkı sarılmışız birbirimize Gerisi…
Dokununca yine hüznün nağmesi Ve melekler bırakırken rahmeti usulca Dilimdesin yine Vazgeçtim dediğim hiçbir şeyde yoksun Yoksun kötü olan hiçbir şeyde En acısı yanımda da yoksun Senin yerine de seyrederken…
Kutlu velâdetinle açar âlemde güneş, Senden gelen her lem'a kutup yıldızına eş. Mir'atinden akseder hakikâtin eltâfı, Kalpler sensiz muzdarip, zihinler hep müşevveş. ........................................................... Velâdetin âleme çalınan aşk mâyesi, Şefkâtin başımızda…
Sesimi duymuyor Halimi görmüyor D’okunamıyorum D’okunmuyor S’ağır resim Kör resim Hissiz resim Yavaş yavaş Kesilir sesim Duyamazsınız Duymazsınız beni Zaman’a, ân’a hapsolan sevdiklerim... Yakup Kenan
Kırmızı bir ıslaklıktı kumlara damlayanardışık söylemlerin kurgusu zühregölgesiz izafi bakışlara göresûzidil bir hicranı zerkettin gövdemize“bahar bahçe” yanımızla“yaprak döken” yanımızın hudut çizgisineve kumrularağlıyordu öylece neden recmedilir masumiyetin kervansarayıtüm odalarında senin şarkın…
-Çatal Dilli Şarlatanlara, Dilsiz Şeytanlara- Bir nokta içreydi cümle madenler:Temsiller, mecazlar, eşanlamlılar…Şimdilerde cılız, ruhsuz bedenlerKokmuş sakatatlar; leş anlamlılar Mehcur olmuş eski darbımesellerManşetlerden kopar en azgın sellerKöşeli fıkralar, dik belgesellerFılaşlarla patlar leş…
SeniSularla andım uzuun uzunDuyuyor musunSevdiğimÇağıltımı mısralardan Kuşatıldım dört duvarBiriktim ağır ağırBir bendin arkasındaSen de biriktin miDöküyor musun kalbiniÇağıl çağıl Kalbim kalbindirİstemez kafes senden başkaHer mısra bir nehirHer nidâ bir özlemdirAnlıyor…
(ZİNDAN ve MUŞTU)Yusufsuzluk çağı sizi beklerÇıkıp da gelin artıkBitsin bahtımızdaki kıtlıkSemizleri çoktan yedi arık ineklerYedi kuru başak dadandı dalaAhlaksız sürgünler çağı kemirdiTenlerde başladı ruhsuz istilaVicdansız kalplerde yalan semirdiZirveden zırvaya insanlık…
Bir estağfirullah siler tüm hatalarıOrtada kalmışlığı cümle yalnızlıkları Uğranan tüm haksızlıkların kalbe değişine Hak boyası çalar Kimseyle kavga etmemenin adıdır estağfirullahHatalara bulaşmaktan dolayı kendine savcı olmaktır estağfirullahİnsanlardan geçmek dua dua…
Doğrunun eğrinin sisli hengâmı,Kâlbimin kafamın işte cenk ânı.Estikçe kurşundan bu ağır hava,Arâfta salınır rûhun endâmı.. Kerbelâ devrinin kardeş ikizi,Sade bir çağ farkı, kalleş ikisi,Kabil mirasçısı, almış ilk izi,Atbaşı hem ümit,…
Hüsnün cemâl-i bîmisâl ey cananım benim Gayrıya değil, Sana’dır iştiyâkım benim Eyyâmım pür-hazan, bâd-ı sabâ’na muhtacım Gül-i ruhsar’a meftun divane bülbül benim Gelmemiştir cihana Sen gibi refi’-ül kadr Bende-i ferman…
Yeşermeyi, güzel görmeyi öğrendi gözlerim, senleHeybeti, ürpermeyi kalbim keşfetti, senleSöndürdü ateşimi, dertle yanarken, senleGeç kalsaydın; boynum bükük, gözüm yollardaydı, senle Kısa boyumla, cılız sırtımla, davamı taşıdım, senleCehennem bile korkacak senden;…
hayalim olsa da kalmaz yarınakelebek kanadına yazmışlar benibir günlük ömürdür hasılı ammabir yarin gözünden süzmüşler beni düştüğüm yerlerde hep adım yazarkalemden kağıda düşen intizarniyetim demekti sonsuza kadaripi kopuk tesbihe dizmişler…
~babalarının/annelerinin nazlı kızlarınaçeyrek bir ürkeklikle hayata tutunduğun bu günlerdeyanağında bilmezden gelmenin yalın cesaretitecrübesizliğin tramvayı ikimiz için de gürültülüdürellerini uzatmaktan çekinmemelisin hayal evrenineyerine oturan omuz çıkığı, daha az acı verir belkionurlu…
Sebepsiz gözyaşlarının zamanı değil şimdiAğlama gönlümDökülme gözlerimdenTam da baharları umuduma ekerkenBir cerbezeye dönüşür ışıkların sönüşüDemir parmaklıklar kapanır sancıların üstüneBuz gibi olur her yerSessiz, ruhsuzGünah dolu bakışlar gezinir bir anda korkumun…
Görmedim yüzlerini Zaten görsem de yüzsüzdü onlar Kararttılar birden göğümü Fikirleri zift, dilleri zift... Zaten onlar kapkaraydılar Araçları da siyahmış Sonradan öğrendim Onunla getirmişler beni Bir öncekini aratacak eziyetlerin Bir…
https://youtu.be/B35uTaOKX5U Özlemekten çok ötedir bu çilemKameralar çekmez hiçbir elemiÜç-dört yaşındayım pek lügat bilmemRöportaj peşinde sorma annemi Sözlerin bir ordu saf saf düzülürGözlerimden hemen yaşlar süzülürBen ağlasam o mezarda üzülürKalkıp can…