mavi bir yorgan gibi örtmeliyiz şiiri
sevdamızın, kavgamızın üstüne
fm
Dostum Yakup Kenan'a Kırıldı kalemi karanlıklarınyıkıldı berlin duvarı bir kere dahadurmak sıradanlaşmaktır hatırladın mıkimden saklayacaksın utangaç bakışlarınısaklama zatenBu bir rüyaBu bir vahaBu bir çöl rutiniHem mutlusun güyabüyük boy bir hafıza…
Bâd-ı Ârâm * Beyaz gelinliğe bürünmüş doğa bütün güzelliği ile.Kar taneleri bir pamuk gibi süzülür gök yüzünden.Hatırlatır bana seni ey sevgili bütün enginliğin ile.Öyle bir buse ver ki, unutayım kendimi…
ASLINDA… Ben bu şiiri aslında hiç yazmayacaktımKim tutuşturdu bu sözleri dilimeKim koydu bu yaşları mendilimeBen diyorum bu şiiriHiç… Ama hiçYazmayacaktım… Düştüm kimsesiz yol ortasındaGayrı iradi bir boşluğa elimi uzattımO zamanlar…
Hani iki yeşil ağacın arasında Bir ağaç vardı ya Yaprakları mürdüm demiştik Sen gittikten sonra Baktım ona Mürdüm değilmiş Siyah gibi bir şey *** Mürdümse bile Seninle baktığımız zamanki gibi…
Zulmet zeval bulurken güneş battığı yerden doğuyorMüjdeler var diyarı hicret olanlaraVatanımda gurbet yaşayanlaraGün doğuyor gün! Pes etmeyin bitiyor sürgün…Ellerinde beraat mührü dört nala koşuyorlar doludizginÜmidimi heyecana boğuyor geleceğin coşkusuDilimde hece…
Mum gibi olmak da bir kısmet..Umulur ki senin gibi güleryüzlü olmakHas olabilmek ki Nerede bu bulanıkta..Arz ediyorum... Kapalı köşelerde...Metin olabilmeyi gölgelerde...Mim harfi gibi küçük dokunuşlarla..Elif gibi boynu dik olanlardan olupDengesini…
Gözlerinden sevinç boşalıyordu insanların Hamd, koro halinde yırtıyordu semayı Krizantemler yeşeriyordu bir mevsimin ilk ayı Kâşanenin dört köşesinde Bir bahar günüydü herhalde. Gök ehli gülüyordu için için Şehrayinler tertiplendi “levlake…
Harladım hem ocağı hem gönlümüDostum var, gömdüm toprağa ölümüSohbette konuştuk solmaz gülümüRuhum ısınırken çay eksik olmaz Canana methiye can'ın dilindenSelamı gelir o yarın elindenNasiplenir gönül çeşmin selindenGözler yaşlanırken çay eksik…
Çık Gel Gözlerim takılı zamana Ümidim mavi sularda Sen de çık gel bir sabah Bekliyorum içimde inşirah Dikenli teller arasından Demir kapı gıcırdamasından Çık gel Ruhum yansır aynalara Ümidim mavi…
Ne çok yabancı varmış hayatımda,En yakın sandıklarım bile uzakmış aslında,Aynadaki bu yüz de bir meçhulmüş haddizatında,Manasını bilmediğim donuk bir surat var karşımda. Kalemin yazdıkları saçılınca açılıyor perdeler,Toprağın bağrına kök salan…
Bırak dursun dönmesin kadranı beyaz plastik saatinGece uzunİstemsizlik de eylemdirTüretilmiş bir çaresizlik acımış çay tadındanC'ansız yayın, kalabalıksızlık der Verlassenheit Susmadan önceki çığlık buOndan biraz yutkunuşbiraz boğukbiraz astımKekeme sesler uğultusuYurtsuzlar korosundan…
Dünya Âdem ata Havva ana unuttular İlâhî emri bir anda ve Düştüler vatandan çok uzaklara Ve ayrılık ve gözyaşı yıllarca Tuzaklarla doluymuş meğer dünya İdris sonra, zorlu sınav Pes etmek…
yüzünü çevirme benden yüzünü çevirme benden aynı dünyadayız ikimiz de aynı hava aynı su aynı güneş aynı gün kurusu ben de topraktan yaratıldım sol yanım çarpar benim de yüzünü çevirme…
Garip gönlüm ağlar, dünya gülüşürBüyüktür meselem şiir dostlarımBelçika'da kar var, Afrika üşürSebep ne, bilemem şiir dostlarım Yaşar Abi hep şiirsel konuşmuşİmgeler nedense Cenk'e tutuşmuşKaradayı yüksek uçan bir kuşmuşKartal yuva kalem…
Yağmur damlaları süzülüyor buğulu pencerede,Biraz ürkek biraz yalnız biraz avare,Ruhumu hatırlatıyor bana bu haliyle,Yıllardır izini yitirdiğim yabancı bir çehre,Şimdi başbaşa kaldık senle bak bu son perde. Bir oda bir yatak…
kim o beni uyandır, sızlayan varlığınla uyandır masada kahvaltı kurulmuş kendiliğinden eski pijamam, kirli bardak, camdan sızan gölgeler tavandaki gıcırtı ve uygun yükseklik, hepsi masada beton ya da ahşap, evler…
Biliyorum Kocaman kucaklar açmışım bilmeden Küçücük mutlulukların arkasına saklanmış kederlere Büyüdükçe büyümüşüm gitgide Hiç acımaz olmuş kanayan yaralar Sonsuz umut yer etmiş kalbimde Bir bahar-bahçe olmuş sevdaya vuslata Sana ve…
Sorma ki nasılım! NerelerdeyimSensiz gecelerle boğuşuyorum.Sanma ki huzurla aynı yerdeyimDensiz gecelerle boğuşuyorum. Anladım ki bu denizde kıyı yokÖnümüz de bir muhabbet çayı yokHaftası yok, saati yok ay'ı yokDünsüz gecelerle boğuşuyorum.…
Seni gönle şifa bilsem Vefa gülü dermez misin? Ayaklarım üryan gelsem, Bir çift çarık vermez misin? *** Günahım çok yüküm ağır, Gel gönlümü Hakk’a çağır! Şerha şerha yaka-bağır, Merhem bulup…
Zalimler zulmette define bulmuşÜlfetin, huzurun yangın günüdürAy Yüzlüm gideli dört sene olmuşİzzetin, sürûrun yangın günüdürKörpe gülüm soldu, yıldönümdür Toprak tuza batmış, su boşa akmışHava puslu, kuşa uçmak yasakmışAteş ki, ilk…