
İnsan bazen taşıdığı yükün ağırlığından değil, onu nasıl taşıyacağını bilmediğinden yorulur. Derler ya, rüzgâr mumu söndürür, ateşi ise harlar. İşte insanın içindeki fırtına da böyledir kimi o rüzgârda savrulur, kimi yelkenini açıp yolunu bulur.
Delilik ile velilik arasında bazen yalnızca bir idrak mesafesi vardır. Biri içindeki sesi susturamaz, diğeri o sesi dinlemeyi öğrenir. Biri düşüncelerinin esiri olur, diğeri düşüncelerinin efendisi. Çünkü nefsine hükmedemeyen dünyaya meydan okusa ne fayda; kendini fetheden içinse fethedilecek başka memleket kalmaz.
Her insanın içinde bir kuyu, bir de gökyüzü vardır. Kimi kuyunun dibine bakıp karanlıktan korkar, kimi aynı karanlıkta yıldızların aksini görür. Göz neye bakarsa onu görür; gönül neyi ararsa onu bulur. Bal arayan arıyı, yara arayan dikeni görür.
Ham insan başına geleni bela bilir, olgun insan ders bilir, arif ise her şeyin içinde bir hikmet arar. Çünkü taş aynı taştır; cahilin elinde silah, ustanın elinde eser olur. Su aynı sudur; önüne set çekersen taşar, yol açarsan akar ve hayat verir.
İnsanın içinde de böylesine büyük bir nehir vardır. Bastırırsan taşar, başıboş bırakırsan önüne geleni sürükler; fakat yatağını bulursa denize ulaşır.
Bu yüzden mesele insanın ne kadar güçlü olduğu değil, gücünü nereye akıttığıdır. Öfke terbiye edilirse cesarete, hırs terbiye edilirse azme, acı terbiye edilirse hikmete, yalnızlık terbiye edilirse tefekküre dönüşür. Aynı zehir, ölçüsünü bilenin elinde şifa olabilir.
Demir ateşe girmeden çelikleşmez, üzüm ezilmeden şaraba, buğday öğütülmeden ekmeğe dönüşmez. İnsan da bazen kırılmadan kendindeki cevheri tanımaz. Fakat her kırılan yok olmaz; bazı şeyler kırıldıkları yerden ışık almaya başlar.
Akıl insana yolu gösterir, gönül ise neden yürüdüğünü hatırlatır. Yalnız akılla yürüyen hesapta, yalnız duyguyla yürüyen fırtınada kaybolabilir. Hikmet, ikisini aynı sofraya oturtabilmektir.
Çünkü asıl kuvvet başkasını yenmekte değil, kendini yönetebilmektedir. Dilini öfkeliyken, elini güçlüyken, nefsini imkânın varken tutabiliyorsan, işte gerçek kudret orada başlar.
Unutmamak lazım, fırtına aynıdır; biri savrulur, biri yelken açar.
Ateş aynıdır biri yanar, biri ışık olur.
Gece aynıdır biri karanlığa bakar, biri yıldızları görür.
Yük aynıdır biri altında ezilir, biri onunla güçlenir.
Enerji aynıdır biri ona esir olur, biri onu terbiye eder.
Belki de deliyi deli, veliyi veli yapan sır tam burada saklıdır
İnsanın içinde kopan fırtınanın büyüklüğünde değil, o fırtınanın ortasında dümeni kimin tuttuğunda…
Yazan: M. Cemil Üren
