Ey Dost ! / Mansur Turgut
( Ufka bakan martıya ) Daldın yine uzaklaraEy dost !Görünen vatan mıdır? Baktığın ufuktaİnleyen cânân mıdır ? Bir vefâsız elindenEy dost !Çektiğin cefâ mıdır ? Hey! diye haykırsanAkseden yârân mıdır?…
( Ufka bakan martıya ) Daldın yine uzaklaraEy dost !Görünen vatan mıdır? Baktığın ufuktaİnleyen cânân mıdır ? Bir vefâsız elindenEy dost !Çektiğin cefâ mıdır ? Hey! diye haykırsanAkseden yârân mıdır?…
** Bir telaşın olsun hep, benden, tenden arınma,Arınmak tortuları, bırakmamak yarına.Ben dururken gayra söz, kâr denen aldatmaca,Mihenge vurulmuş ben, düşen asıl kârına.. Hani kıyâmet var ya, beklenen azim telaş,Her ân…
Bir dert ki, asırlık hicran bestesi Nasıl inşâd etsin bir dil hastesi En yüce dergâhın şanlı gözdesi İnâyet Sultânım, kapına geldik!.. Nasıl anlatayım bâbında derdi Dilimde, kalbimde zulmetin bendi Câhil…
Sevda bir nehir gibi Karanlıkta akıyor, derinden Gözlerim aya bakıyor Beyaz gerdanına değiyor Ayrılığın istiaresi yok Aynı sen aynı ben Bir damla gözyaşı Seni alıyor nehirden Kavak ağaçları sallanıyor Benimle…
Zülfikar zülüflerini; gözyaşınla sularsın Gamzelerine; damlalarınla yuva yaparsın Gariplere; kuluçkayı hazırlayan abı hayatsın Sevgililer sevgilisi, ümmetine ümitvarsın Nizamın; muhteşem mizanını anlatırsın Zikir, fikir, şükür; nefesinde akışınla tatlısın Kâinatın kafiyesi; sen…
Bir açılır bir kapanır demir kapılar Unuturum tutsak olduğumu, Duymasam o sesi Okul defterine yazılan şiirler, Havalandırmada söylenen şarkılar Bizi anlatır her satırı her kelimesi Sanata dönüşen zeytin çekirdeği Kiminin…
Naat Dün akşam da seni andık Ya Resulallah Nurunla seni içimizde sandık Ya Resulallah *** Senin adın söylenirken tüllenir gözler Gönüllere sevgin nakşolur Ya Resulallah *** Senin asrın tablolaşır bir…
Kün fe yekun..ve ilk yaradılış yokluğun bağrındaGaripler içindir yollar.. Bir/den Sonsuz’aYankılanır sözler çığlık çığlığaÇığlık çığlığa yer, çığlık çığlığa göklerBir dellal olur birden bir kitap ve bir nidaVe O yalnız münadi…
“Sana geldim ben bugün” bir söz çıksa dilimdenNazar kılıp fakire tutar mısın elimden?Yapayalnız kalınca bir başıma ben kendimBir garipken mahşerde gelir misin Efendim?Yırtmış isem perdeyi velhasılı ne isemKimsesizken o günde…
Hoyratlar meclisinde tek gündem işleniyorSaat saat, cümle cümle Garipler fişleniyor Karanlık şiddetine aramazken bahaneİnsansız hava araçları kibiriyleBombalar yağıyor, şuuraltına masum çocuklarınDasitane bir diriliş bekliyor, elleri nasırlı ninelerDudaklar kıpır kıpır kaç…
Ruhum ele veriyor beni gözyaşlarımdan. Korku ,kelamın kırıyor elini kolunu. Sabır, zamanın ta kendisi, ağır akanından. Rabbim sarıp sarmalıyor aciz kulunu. Mazi ,en vefalı dost hep kendine çekiyor. İstikbal ,hayallerle…
Geride bırakılandan geride bırakana… Her şey bıraktığın gibi Saatin çekmecede Parfümler komodinde Yeni bir ayrıntı sadece Aynadaki fotoğrafımız Olabildiğince mutluyuz Gelecekten umutluyuz Açık görüşten bir enstantane Sımsıkı sarılmışız birbirimize Gerisi…
Dokununca yine hüznün nağmesi Ve melekler bırakırken rahmeti usulca Dilimdesin yine Vazgeçtim dediğim hiçbir şeyde yoksun Yoksun kötü olan hiçbir şeyde En acısı yanımda da yoksun Senin yerine de seyrederken…
Kutlu velâdetinle açar âlemde güneş, Senden gelen her lem'a kutup yıldızına eş. Mir'atinden akseder hakikâtin eltâfı, Kalpler sensiz muzdarip, zihinler hep müşevveş. ........................................................... Velâdetin âleme çalınan aşk mâyesi, Şefkâtin başımızda…
Sesimi duymuyor Halimi görmüyor D’okunamıyorum D’okunmuyor S’ağır resim Kör resim Hissiz resim Yavaş yavaş Kesilir sesim Duyamazsınız Duymazsınız beni Zaman’a, ân’a hapsolan sevdiklerim... Yakup Kenan
Kırmızı bir ıslaklıktı kumlara damlayanardışık söylemlerin kurgusu zühregölgesiz izafi bakışlara göresûzidil bir hicranı zerkettin gövdemize“bahar bahçe” yanımızla“yaprak döken” yanımızın hudut çizgisineve kumrularağlıyordu öylece neden recmedilir masumiyetin kervansarayıtüm odalarında senin şarkın…
-Çatal Dilli Şarlatanlara, Dilsiz Şeytanlara- Bir nokta içreydi cümle madenler:Temsiller, mecazlar, eşanlamlılar…Şimdilerde cılız, ruhsuz bedenlerKokmuş sakatatlar; leş anlamlılar Mehcur olmuş eski darbımesellerManşetlerden kopar en azgın sellerKöşeli fıkralar, dik belgesellerFılaşlarla patlar leş…
Beş kardeşin en küçüğü Ferişte hemşire olmuş özel bir hastanede çalışmaya başlamıştı. İki ablası evlenmiş çoktan çocuğa karışmıştı. Abileri de kendi işinde gücünde idi. Ferişte annesi ile kalıyordu. Annesi ile…
Eskiden ölümler azdı, olağandı. Cenaze törenleri, herkesin ortak ritüeliydi. Hanlısı hanlısına, kinlisi kinlisine musalla taşında helallik istendi mi hakkını helal eder geçerdi. Türlü şeytanlar, türlü yollarını insanların zihninde projelendirmemişti. İnsanların…