MUHTEMEL MİDİR? / Ahmet Terzioğlu
Taşımaz bu sesi öyle her makam, Güftede buluşman muhtemel midir. Şarkısı figândır meşgâlesi gam, Bu derde alışman muhtemel midir. Derindir bakışı cezbeder yüzü, Alevdir nefesi yaz eder güzü. Dildârdır velâkin…
Taşımaz bu sesi öyle her makam, Güftede buluşman muhtemel midir. Şarkısı figândır meşgâlesi gam, Bu derde alışman muhtemel midir. Derindir bakışı cezbeder yüzü, Alevdir nefesi yaz eder güzü. Dildârdır velâkin…
Sofrada çay simit hayalimde senSimitmiş kahveymiş çaymış bahaneAnsızın bir sabah yanıma gelsenSeyretsem yüzünü kendime gelsem Kahve içsek sonra falına baksamRüzgarda saçının teline baksamSen anlatsan ben de diline baksamSeyretsem sözünü kendimden…
Endamın güleç ölümSığıntı çabaların örtemediği çıplaklık gerçekÜvertür isyan kuşatılmışlığı serüvenAyaklarının altına serilenBir nüans mahreç ölümBeyaz sadece bir renkBeyaz, güvercin ürkekBir bahçenin ne suçu olabilir meselaBadanasız bir mahzeninPlastik sandalyeninBeyaz intikam sürekKaçılmaz…
asude bir şafağın ufkunda gezer yüzünlalelerin boynunu büker muttasıl hüzün…incinsen, kararır gök, beyaz bulutlar ağlariliğinde kaynayan acının bezmi çağlar…hayret uykularının rüyası senin olursaniyelik mutluluk hülyası seni bulur…açılırsa bahçenin hasret kokan…
https://youtu.be/jmZiV8ZqyA8 Âfâkı sarınca kara bulutlar, Şavkı yola düşen ay olmalısın. Menzilinse eğer zorlu ufuklar, Yelesi kınalı tay olmalısın. Yol verir tohuma toprak gül olur, O güle bir nazlı yâr bülbül…
Şu bağrı yanık yüreğime Düşüncesi kor sineme Bakışlarımdaki ümidime Gel efsunum ol, Sultanım Kırık dökük sözlerime Takati kalmamış bedenime Soluduğum her nefesime Gel ilhamım ol, Sultanım Yolunu kaybetmiş düşünceme Yarım…
İçimde sessiz çığlıklar kopuyor Haykırmak istiyorum avaz avaz Bugün gözümden yaş değil, kan akıtmak istiyorum. Dünya yıkılsın artık, acılar bitsin Zalimler yok olsun istiyorum. Feryatlar yükseliyor ölüm haberleriyle Yürekler kor…
Yalnızlığım, Geceleri derdime ortak arkadaşım, Sırlar karanlığında kaybolduğumda. Yoluma ışık olan tek yoldaşım Yalnızlığım, Gel otur karşıma hele Bahar geç de olsa gelecek mi söyle, Zalım sırtındayken mazlumun, Esecek mi…
Uykusuz geçen şu gecelerimiYazmasam olmuyor yazsam olmuyorTesbih gibi bütün acılarımıDizmesem olmuyor dizsem olmuyor Elem gitti lezzet kaldı yıllardaÇiçekler açmaz ki kışın dallardaDünya yordu beni zorlu yollardaGezmesem olmuyor gezsem olmuyor Parça…
Yıllar önce bir makalede okumuştum. Çok nadir görülen bir hastalık... Latince ismini hatırlamıyorum şimdi. Vücudun beyne yeterli komutları vermemesinden kaynaklanan bir rahatsızlıktı. Acıyı hissedememe... Misal elin sobanın üzerinde yanıyor. Et…
Mustafa Kabakçıoğlu'a ithafen "Mapusun içinde üç ağaç incir Elimde kelepçe boynumda zincir Oy zulüm zulüm başımda zulüm Uzak git ölüm…" Uzak gitmedi ölüm! Belki dost olmak istedi Kim istemez ki?…
Oyy! ocaklara düşen yaman ateşHain pusu kurmuş yaman ki yamanSilivri, Menemen, SincanAslanlara kapanDün bir yiğit yumdu gözleriniKüflü duvarlar arasındaBaşucunda Kur'anİki lokma aşıEl sürmemişGeriye düşmüş başıBelliki yok muş telaşıEyy! Er oğlu…
Özgür:"Ben komiser Nisa Yılmaz. Salı saat 3.22 Özgür Çelik'le sorguya başladım." dedi kadın polis bir aletteki -bunun ses kayıt cihazı olduğunu tahmin ediyorum- tuşa basarak. Sonra bana döndü ve:"Pazar günü…
Buzullar üzerine kurulu bir ülke. Her yerde, “yerde” demek biraz yanlış ama başka ifade kullanmak da zor, soğuk hakim. Toprak yok, kar var, buz var. Ev yapmak için toprağı değil,…
Yalnız Gece /Cihangir Asyalı Bir tavşanın Dağ meltemine değer gibi ayakları İner gece ağır ağır İner keder Titrer ötelerde Evlerin ışıkları Bir suskun yalnızlıktır ki büyür Yorgun bir baykuş sesidir…
Günlerim bir rüya öncesiydiHangi seherin aydınlığı bilmemŞu tüten hangi derdimin buhurdanlığıHasretini çektiğim bir bayram gecesiydiVe günlerim bir rüya öncesiydi Yol yol oldu uzadı sancısını çektiklerimDilimde dolanan hangi müjdenin hecesiydiYâr diye…
Bu nasıl bir hal böyle tarifsiz dualite Ne söyleniyor ne de kağıda yazılıyor.. Aklını dinler isen dur gitme olmaz diyor Kayıtsız kaldığında yüreğin üzülüyor. Kalbinin toprağına adımını basınca Bereket fışkırıyor…
Küllere gark oldu güzelim şehirNağmesi hep titrek güneşin güzünKanlı çıbanlardan akarken zehirÇocukluğum yangın, şaşkın bir hüzün Bataklığa kızmak suç değil banaVeyl olsun yağmursuz, kokuşmuş suyaBaskı, tenkit, nifak reva mı cana?Körpe…
Eylül bitti bugünHüzünlendimEylül bitti diye miGöçmen kuşlardan mi bilemedim.Hep beraber uçuyorlardıÖnde bir ustaZaten hep öyledir degil miKuşlar sürü halinde uçarBiri rota gösterir! Öyle değil işte…!Göçmen kuşlardan söz ediyorumTerk etmek zorunda…
Söylenir mi hala“vedaların yasaklandığı apartmanlarda”duvara sabitlenmiş radyo kutularından kurtuluş şarkıları“Ah Katyoşa” Zamanın donduğu duvarlarda hasret müsellemSiyah beyaz resimlerve köşede bir piyanokulağımda hala çınlayan şarkısıbillur sesiyle kadının söylediği ;“gözümün karası" Vefanın…