KAVRUK / Ensar Nuralp
Fındık mevsimi sona ereli bir hayli olmuştu. Aylardan ekim… O gün şehirden uzak bir sahil kasabasında bir dostumun ziyaretindeydim. Kasabanın ortasındaki geniş parkta bir çardağın altında derin bir sohbetteyiz. Yanımızdaki…
Fındık mevsimi sona ereli bir hayli olmuştu. Aylardan ekim… O gün şehirden uzak bir sahil kasabasında bir dostumun ziyaretindeydim. Kasabanın ortasındaki geniş parkta bir çardağın altında derin bir sohbetteyiz. Yanımızdaki…
Yapay gölet, yürüme mesafesi kadar yakın sana. Bir odalı evinde, sırtını yasladığın koca dağ seni bağrına basmışken içini kaplayan çöl ikliminde kaybolmuşsun. Yaşadığın afili günler bir rüyaya dönüşüp kaybolmaya yüz…
Özgür:"Ben komiser Nisa Yılmaz. Salı saat 3.22 Özgür Çelik'le sorguya başladım." dedi kadın polis bir aletteki -bunun ses kayıt cihazı olduğunu tahmin ediyorum- tuşa basarak. Sonra bana döndü ve:"Pazar günü…
Buzullar üzerine kurulu bir ülke. Her yerde, “yerde” demek biraz yanlış ama başka ifade kullanmak da zor, soğuk hakim. Toprak yok, kar var, buz var. Ev yapmak için toprağı değil,…
Gecenin soğuğu yürekleri donduruyordu.Kadamjay’da uzun zamandır yaşanmamıştı böyle bir kış.Bu durum en çok öğrencilerinin üzerine titreyen yurt müdürü Nursultan Hoca'yı endişelendiriyordu.Her gece yurt müdürü okulda öğrencilerin üstünü gerekirse kendi örtüp,…
1.Bölüm Galiba deliriyorum. Saat gecenin üçü. Prefabrik odamda tek başımayım. Ve ilginç bir ses...Yok benden başka kimse. Oda arkadaşım dört aydır sadece imza atmaya geliyor. Mülteci kampında en köşedeki odada…
CUMBAYA DÜŞEN AY IŞIĞI /Fahri Ayhan Babam her gece işte olurdu. Onun gece çalışmasına anlam vermiyordum bir türlü. Karanlığın gözümde bir kâbusa dönüşüp, ağzını bir ejderha gibi açtığı demlerde soluğu…
Elinde kömür kovasıyla, hademe Oğuz Amca girdi sınıfa. Sınıf kuş cıvıltılı bir orman gibiydi. Sus işareti yaptı sınıfa. Yeni öğretmenlerinin geldiğini ve sessiz olmalarını söyledi. Herkes hemen kendine çekidüzen verdi.Haftalardır…
Açmadı kapıyı kadın. Kim o? Sorusuna verilen cevabı beğenmedi. İki beden var ortada. Olmaz böyle şey. Erime olmaz. Kaynama olmaz su yüz dereceyi bulmadan. Zaman geçmeli, ısınmalı su git gide.…
Buzullar üzerine kurulu bir ülke. Her yerde, “yerde” demek biraz yanlış ama başka ifade kullanmak da zor, soğuk hakim. Toprak yok, kar var, buz var. Ev yapmak için toprağı değil,…
“Ah! Aza Hasan ah!… Bu inadından vazgeçsen ne olurdu sanki?” Başköşede yatağı öylece serili dedemin. Gözleri boşlukta, maziyi tekrar tekrar aralar gibi; o anda bulduğu bir hatırasını yeniden yaşıyor gibi……
Demliğin kapağını kaldırdığında yayılan çayın kokusu Nermin'i mest etmişti. Hemen kapattı kapağı. Bu kokunun demlikte hapsolması gerekiyordu. “Tam yirmi bir dakika” demişti bir arkadaşı “harman edilmiş çay yirmi bir dakikada…
Evin zilini çaldığında içeriden yükselen sevinç çığlıkları kaybolmak üzere olan enerjisini geri getirmiş gibiydi. Sırtını dikleştirdi ve gözlerini kapıya dikti. Anahtarın çevrilirken çıkardığı sesi dinledi sonra da sessizce açılan kapının…
Eşi tutuklanan Hatice hanım yanına iki çocuğunu alarak Çankırı'nın bir köyünde yaşayan anne babasının yanına diye yola çıktı. Niyeti bu zor dönemde kimseye muhtaç olmadan çocuklarını büyütmekti. Eşi hapisten çıktığında…
Aldı kalemi kağıdı eline, bahçedeki çardağa oturdu. Yazmaktı niyeti ; kendini, onu, onları, uçan kuşu, eylülle gelen sonbaharı, sararan yaprağı , baharla tomurcuklanan dalları, suyu çekilen dereyi , balonu patlayan…
İzmir. Her sabah serin meltemlerle maviye uyanan şehir. Ve yakın geçmişte binbir ümitle sonsuza uyananlar şehri. Hele son kırk elli yıldır hayata farklı ve renkli çizgilerin heyecan verdiği şehir. Bu çizgide bu kadim şehre girenler de çıkanlarda sıdk ile girip çıkma duasında idiler.
Osman bey iş için gelmişti İzmir’e. İlk defa geldiği bu kadim şehirde, kendisi adına sıradan bir gündü. Ancak günün sonunda yani o gece bu sıradanlığın değişeceğini nereden bilebilirdi ki. Bu mekanda ona hayatın farklı bir kapısı aralanacaktı. Ve bundan sonra, kalb hayatı adına hayatında çok farklı ve renkli kareler yer alacaktı onun dünyasında.
(daha&helliip;)
Elindeki çorapları spor bez çantanın kenarına sıkıştırıp fermuarı çekmeye başlamıştı ki aklına dolabı son defakontrol etmek geldi. Her tarafına baktı. Bomboş görünüyordu dolap. İyice eğilip altta kalan bölmeye de göz
attı. Boştu. Tekrar çantaya döndü ve fermuarı çekmeye başladı. Fermuar ortalara bir yere geldiğinde durdu.