mavi bir yorgan gibi örtmeliyiz şiiri
sevdamızın, kavgamızın üstüne
fm
nasıl bir denizi yutkundun bülbül hangi gözlerden içtin de manayı hangi hüznü kokladın,çektin içineyaprağı dökülmüş her ağaca çiçeği solmuş her bahçeyeağıtlar yakmakta yorulmuşsunyorgunluk bir ah durağıdır nasılsa orada konaklar sendekilerçıkar…
saçını tarıyorsun, saçların uzun omzuna onlarla taşınmış Nil nehri Afrika'dan yolunu şaşırmamış, tıngır mıngır taşınmış görenler var görenler var koca nehri omuzunda uyurken ben bile gördüm daha ne ama ben…
Bir koku, bir tını tetiklediRuhumun çıktığı gezmeleriGündüz ve gece boyuKalabalığın tam ortasındaBakışlarım otogar girişi,Köşe başı,Sırtımda bir his atamadığımSanki senaryo yanlışYanlış bu rüyanın başı Bir görüntüydü tetikleyenBir insanİnandım ikinci sefer bakana…
Uzun uzun anlatacaklarım bitti.Kısa ve öz olmaya kaldık.Salak bir yarayı, inci tanesi gibi taşımanın ağırlığı.Kandırma kendini, kandırma beni.Ben kanmaya hazırken üstelik.Artık çağıldamıyor su dağ başlarından;İnce su sızıntıları, kaya altlarından, birikiyor…
çok şey söylenmiş senin adınaeylül açmaz mı hiç sende gülismi olmussun hüznün vedanınsayesini at üzerinden sen de gül gelmenle ferahlık akar gönüllerenefeslenir bir anda yanan toprakbürünür desen desen renklererüzgara karşı…
Beka usa eşe kisi for sky Kamış hulam bodanaydır hahonay Baruh çeptür eymür tırış hahahayEllezi elleri şırpalardan aşağı Taşı aştı taştı zikzak katıra Hatıram be came vurdu kataraZatır zatı zallamam…
Bakışına gölge düşürme yiğitZira sensin benim gönlümde ümitNasıl çınar olur topraksız çiğitBilmeyen bilenden geridir oğul! Umutla ümitle beklenir yarınBahadırı sen ol gelen baharınKökleri boy versin ulu çınarınYanıp da yakılmanın yeridir…
Evvel zaman içinde Zaman saat içinde Simya kimya içinde Aşk sevginin içinde Olur mu olur işte Ahir zaman içinde Ukba dünya içinde Dünya benim içimde Ben insanlık içinde İnsan dünya…
Tefrikaya düşürür, aldatır kibir gururKalkar bereket, rahmet kesilir toprak kururBir tutam ot deveyi uçurumdan uçururÖnce hizmet diyenler Rıza şerbetin içerKalpleri kırmak değil hüner, gönül yapmaktırKullara kulluk değil, kulluk Hakka tapmaktırBenlik…
Heimweh, wonach?Wenn ich „Heimweh“ sage, sag ich „Traum“.Denn die alte Heimat gibt es kaum.Wenn ich Heimweh sage, mein ich viel:Was uns lange drückte im Exil.Fremde sind wir nun im Heimatort.Nur…
redingot ceketli oyuncak gülme bana kaçtım oysa bu şehir bu şehir bana giz bu şehri bana güz bu şehir bana biz oysa retlerim boyuyor duvarları ha ile yır tutuyor göğsünden…
Baba! Bir gökyüzü çiz bana! Köşeleri olmasın maviliklerin Engelleri engelle Mavi olsun manilere kalemin. Hudutları olmasın mavi düşlerimin Duvarsız, penceresiz, parmaklıksız Seni düşleyeyim tadı kalsın Ruhumda, kalbimde, zihnimde ânın…
Bir adım ötemizde duruyor sanki baharPencereyi açsak mis gibi bahar kokacakHava kurşundan ağır çelikten soğuk duvarElbette soğuklar da ateş gibi yakacakPerdeleri savuran şu sert öfkeli rüzgârMeş’ûm karanlığın son hırıltılı nefesiSabret…
Bir hüznün akşamı; güne elvedaAğır ağır iner gözüme perdeYüzümde çizgiler yabancı edaVefa çiçeğinin açtığı yerdeBir hüznün akşamı; güne elveda Ürperti çığ gibi..hep çoğalıyorBu kaçıncı gece..suskun yıldızlarGünler gök gözlerden yağmur sağıyorGüneşin…
Gece fazla karanlık, pek ziyâde yalnızım.Gölgeler içindeyim, gel de beni bul Nihan.Mehtapsız bir akşamda kayıp düşen yıldızım,Tut elimden gidelim, tut usul usul Nihan.~~Bedenim buza kesmiş, ateşim akla ziyan,İçimde uçurumlar, bir…
Şutâlarım burâ kadar belirken Hem him edip hımıl hımıl gelirken Ne körersin minnoşların atası Korularla mozdukanı kemirkenŞapır kışır cıvıl vızıl konnektör Bu dorânın muteberi kondaktör Şora kakıp her dukele mezarın…
Her yerinden yamalı hırka, üzerinde geleceğinHer şeyini yitirmiş, dünya hamalı bir rüya ereceğinYıkık kentlerin altında kalmış geceleyinGerçek olamayacak bir hülya seyreyleyinTanrım! Ey Tanrım nedir yolcunun efkarıBir lokma bir hırka bir…
Gündüzüne kader örmüş ağlarıN'eyledim de geldim ben gurbet eleGeceler hâr eder karlı dağlarıN'eyledim de geldim ben gurbet ele Fersiz gözlerimde uyku bilmeceŞehirleri yutmuş lacivert geceEllerim yüzümde kaldım öyleceN'eyledim de geldim…
Kâinat tesbihi düşen yağmurlarSevdakâr haliyle söyleşir dururHer damla içinde baharı saklarGönül camlarına sessizce vurur Özlemi bitirir bekleşen pınarDerdince şükredip gönlünce kanarAsi cezbelerde dinince sularSusuz bahçelerle Rahman konuşur Aşkını zerrede söyler…
Bense henüz göç vakti gelmemiş
Öksüz kuşları düşünüyorum
Ne yaparlar şimdi diye