mavi bir yorgan gibi örtmeliyiz şiiri
sevdamızın, kavgamızın üstüne
fm
Bir söz düşer dilde,Bir bakış oluşur yüzde,Ve asık bir çehre,Kırar yürekten ince bir dalı.Solar bir anda bütün renkler,Matlaşır en tiz sesler,Yorgun düşer gözler,Kırılır yürekten ince bir dal daha.Yalnız kalırsın bir…
İşte Mekke -Ümmü’l Kura:
Şehirlerin annesi
İşte Kâbe: Evlerin…
Bir gül boy vermiş ortasında
Şâhıdır çiçeklerin
(daha&helliip;)
Umutlarım kumdan bir kale…Kurşuni dalgalar peşimdeKaçacak diyar arıyorumSığınacak liman kendimdeBu gün geçecek mi?Son sabah mıydı yoksa ilk mi?O gün gelecek mi?Hangi ömür bedel bu zor yanıta?Beynimi sorular bir bir biçinceKaç…
Acımıza katık gözyaşıGündüzler hesapsız geçerGeceler, gecelerimizDüşüncelerin çıkmaz sokağında..Demir soğuk, dört duvar betonDemirden gelir yemekVe soğuktur kendisi gibiHer lokma kurşun gibi ağır..Gökyüzü kararınca, pencerelerdenKasvet düşer orta yereAnsızın sokulur koynumuza özlem..Uykuda sayıklarızNasipsiz…
Hâşim’e
Vakit su…
Soluyor benzimiz
Adı neydi
(daha&helliip;)
“İnsan bir damla kan
binlerce endişe”
İnsanım ben de
İçerde
Keder içinde
Nerde bir hüzün varsa
Elem varsa benimdir
Nerde bir acı
Kalbimde
(daha&helliip;)
Bilirim kış değilsin..sana meftundur her şeySesin bana ney gibi sonsuz mesafelerdenAsude sahilinde dinlensin sevdalar ey!Yıldızları getiren karanlık gecelerdenBilirim kış değilsin..sana meftundur her şey Bu mevsim ki 'yaz' dedim; güller yoklar…
Kim hüzünlendirdi seni ey Gece!
Kim yetim bıraktı seni, Zalimce…
Kim gözyaşını silecek Nasipse…
Seni teselli etmek bari Gündüz’e düşse…
(daha&helliip;)
Bırakın artık dilinizden;
Leyla ile Mecnun’un aşkını,
Ferhat ile Şirin’in sevdasını,
Kerem’in Aslı’ya yanışını.
(daha&helliip;)
Ruhum bir seyyahtır; Bazen çıkar Everest Dağı'nın zirvesine,Bazense çakılır Lut Gölü'nün en dibine. Bazen bir toz olur; Atların soluduğu nefeste,Bazense kül olur Bülbül'ün Gül'e yandığı yerde. Bazen bir hırçın dalgadır,…
Gözlerinde insanlık yüreğinden vurulur
Şu üç günlük dünyanın üç günlüğüne zulüm
Yargısız infazların gerekçesi sorulur
Ezilenin ezenden intikam aldığı gün
(daha&helliip;)
Resim: https://instagram.com/lilac_art_?igshid=dgxodjf1b6jp
Git
Ne izin kalsın ne gölgen ,şehrin izbelerinde
Göç etsin, vehimlerden rakseden suretin de
(daha&helliip;)
Ne çok oldu ağlamayı unutalı,Ölümleri görmezden geleli,Yapılanları bilmezden geleli,Ağla ey insanlık, artık ağlaBelki kalbin yumuşarBelki insanlığını hatırlarsın Elbet biter bu kara günler.Ölmez Ahmetler sessizce.Ayrı kalmaz babasından.Yaşarlar yuvalarında.Ağla Ey Insanlık artık…
SahiSürülerimiz vardı bizimUğultulu çan sesleri yırtardı maviliğiKöpek havlamaları korku salardı kurdaİnceden buğuyla dolardı havaAlıçAcı çağlaDağ kirazı toplardı çobanlarBir çiçek deniziydi kırlarÇocuklar oyunlarla pür sevinçGünler anneAkşam babaSofralar çokluk bulgur yufkaHer komşu…
Bütünleme/ dert notları
Fotokopicide bulunmaz
Ümmü’ah bir kuşatmanın illegal söylencesiyiz
Yokuz mesela adresimizde
(daha&helliip;)
zambaklar açılsın geçtiğin yolda
güller tebessümle hoş geldin desin
parlayansın sürekli karanlıklarda
karanlığı delen aydınlık sensin
(daha&helliip;)
İnsan denen şu varlık ne çoğul ne tekilmiş
Duyarlı sinelerde kan süzülmüş, çekilmiş
Art arda fotoğraflar, videolar çekilmiş
Bollukla kalp dağlayan radyasyon çiçekleri
(daha&helliip;)
Şiir: Habibe Yücel
Resim : Ayşe B.
MUTLULUK
Dünyada mutluluğu aramak beyhude iş
Yaşlandıkça artan gözyaşlarına şaşırmayacaksın hiç…
(daha&helliip;)
“gurbet kuşlarına”
kırıldı billur kasesi kum saatinin
olanlar ve olmakta olanlar meçhule
buzdağlarının ötesine giden bir gemi gibi
kırlangıçların hiç olmadığı
hiç göç etmediği yere
(daha&helliip;)
diline hüzün değdi çocukluğumuzun dondurma aramaz olduk şımarmaz olduk çay bahçelerinde
(daha&helliip;)