Fısıltıyla söylenen direniş şarkıları/diazem
Gözlerinde insanlık yüreğinden vurulur
Şu üç günlük dünyanın üç günlüğüne zulüm
Yargısız infazların gerekçesi sorulur
Ezilenin ezenden intikam aldığı gün
mavi bir yorgan gibi örtmeliyiz şiiri
sevdamızın, kavgamızın üstüne
fm
Gözlerinde insanlık yüreğinden vurulur
Şu üç günlük dünyanın üç günlüğüne zulüm
Yargısız infazların gerekçesi sorulur
Ezilenin ezenden intikam aldığı gün
Resim: https://instagram.com/lilac_art_?igshid=dgxodjf1b6jp
Git
Ne izin kalsın ne gölgen ,şehrin izbelerinde
Göç etsin, vehimlerden rakseden suretin de
Ne çok oldu ağlamayı unutalı,Ölümleri görmezden geleli,Yapılanları bilmezden geleli,Ağla ey insanlık, artık ağlaBelki kalbin yumuşarBelki insanlığını hatırlarsın Elbet biter bu kara günler.Ölmez Ahmetler sessizce.Ayrı kalmaz babasından.Yaşarlar yuvalarında.Ağla Ey Insanlık artık…
SahiSürülerimiz vardı bizimUğultulu çan sesleri yırtardı maviliğiKöpek havlamaları korku salardı kurdaİnceden buğuyla dolardı havaAlıçAcı çağlaDağ kirazı toplardı çobanlarBir çiçek deniziydi kırlarÇocuklar oyunlarla pür sevinçGünler anneAkşam babaSofralar çokluk bulgur yufkaHer komşu…
Bütünleme/ dert notları
Fotokopicide bulunmaz
Ümmü’ah bir kuşatmanın illegal söylencesiyiz
Yokuz mesela adresimizde
(daha&helliip;)
zambaklar açılsın geçtiğin yolda
güller tebessümle hoş geldin desin
parlayansın sürekli karanlıklarda
karanlığı delen aydınlık sensin
İnsan denen şu varlık ne çoğul ne tekilmiş
Duyarlı sinelerde kan süzülmüş, çekilmiş
Art arda fotoğraflar, videolar çekilmiş
Bollukla kalp dağlayan radyasyon çiçekleri
Şiir: Habibe Yücel
Resim : Ayşe B.
MUTLULUK
Dünyada mutluluğu aramak beyhude iş
Yaşlandıkça artan gözyaşlarına şaşırmayacaksın hiç…
(daha&helliip;)
“gurbet kuşlarına”
kırıldı billur kasesi kum saatinin
olanlar ve olmakta olanlar meçhule
buzdağlarının ötesine giden bir gemi gibi
kırlangıçların hiç olmadığı
hiç göç etmediği yere
diline hüzün değdi çocukluğumuzun dondurma aramaz olduk şımarmaz olduk çay bahçelerinde
(daha&helliip;)
dün gece rüyama girdi bir peri
yıldızlar yanında sönük sönüktü
nurdan bir meşale gibi elleri
gözleri ceylandan daha büyüktü
Evet,
tuvalime yansıyan ömrüm
çocukluktan gençliğe tebessüm
şimdi gözlerimden
geriye bir hüzün
Memleketim gibisin
Gözlerin en derin ocakların kömürü
Nasıl umut oluyorsa kömür memleketim insanına
Gözlerin de öyle umut oluyor bana
Şiirlerce
Bakalım nasıl kalkacak bu tren gardan
Zira kahır yüklü vagonları,
Acaba taşıyabilecek mi rayları?
Acı bir şafak türküsü gözlerin
Hasret kurşunu bu göğsümü delen,
Ondört asır sonra anladım ki,
Senmişsin yana yakıla aradığım,
Şu içimde onulmaz diye sandığım
Ne kadar yaram varsa cümlesine dermanım.
Hayallerim sisli puslu bir bodrum katına hapsedilmiş
İncir ağacını görmüyor parmaklıklı küçük penceresi üstelik
Hasret var içimde.. annem uzakta
Ah geçmek bilmiyor suskun zamanlar
Gün düştü bak yine akşam olmakta
Annemi anlatır tüllenen anlar
Asırlık bulutlar karartmış günü
Unutulmuş terbiyenin önemi
Sevdalısı çürütse de ömrünü
İş gider tersine sınav dönemi
Ahh! Karanlık gece
Gecenin kıvırcık saçların da
Aydınlık düşler kuran siyah çocuk
Sen doğarken ölmüş anan,
Bu yüzden emzirmez seni doğduğun topraklar
Hangi kuşun kanadında düştün
Ne zamana kadar taşıdı seni
Ya da sen onu ne kadar ısıttın
Canın yandı mı acaba