Sızı / Ahmet Terzioğlu
Şu yaralı gönlümden, Dem dem sızar mısın dost? Yaş olup gel gözümden, Desem kızar mısın dost? ..... Umarsız duâ gibi, Zamansız vedâ gibi, Bülbül-ü şeydâ gibi, Ağlar sızlar mısın dost?…
Şu yaralı gönlümden, Dem dem sızar mısın dost? Yaş olup gel gözümden, Desem kızar mısın dost? ..... Umarsız duâ gibi, Zamansız vedâ gibi, Bülbül-ü şeydâ gibi, Ağlar sızlar mısın dost?…
Gurbet ne tarafa düşer acaba?Bu soru bile insanın kendi gurbetinde olduğunu göstermiyor mu?Gurbete gidilirdi önceden gidenlerin eli ekmek tutardı da hasret katıkları olurdu. Bu uzak diyarlar kimine pazar kimine de…
Küçüktüm Frida ; ya sekiz ya dokuz yaşındayım , hatırımda değil şimdi. Ama sonbahardı . Yapraklar sarı , mevsim hazandı. Kekeme değildim ama konuşamıyordum başkaları gibi. Kelimelerim eksik, cümlelerim topaldı.…
Yokluk urbasını giydirip gittinSensiz içim hiç ısınmıyor babaBeklenmedik gün kanatlanıp gittinHasretin yakıyor dinmiyor baba Belkide adını her gün anarımBu acı küllenir diye sanırımNasıl bir ateştir bu ben yanarımAlevim küllere dönmüyor…
Bana yazdıklarını okudum Sebastian. Çok etkilendim. Bir kısmını burayayazıyorum. “İyiler kaybetmez. Allah iyilerin yanındadır. O yanında olunca başkaşeye ihtiyaç kalır mı? İyilere, yüreği temiz olanlara bak sen. Onlarakarsu gibidir, huzur…
"Hikmet şarkta doğmuştur, bilgi batıda." derler. Binlerce yılın birikimi bazen bir hikayede karşınıza çıkıverir. Bazı hikâyeler zamanla klasikleşir ama asla eskimez. Böyle klasikleşmiş bir şark hikayesi dinlemiştim:Vakti zamanın birinde, fakir…
Aklım gönle esir olmuşsa eğer..Kalbim muhabbetle dolmuşsa eğerBeni gören kullar gülmüşse eğerO halde bir sevdanın vurgunuyum.. Başım duman duman her yanımda gamHüzünle kederle dolu her akşamGönül ateşini körükle yaksamDavut değilim…
~GÜL'E DÂİR~ Bülbülün feryâdı hep gül içindir sevdâsı gül, Kanatır kalbini diken ammâ ki dâvâsı gül. Gülden gayrı her çiçek, bülbül için cefâdır, Ağyâra nazar etmez, belli ki sefâsı gül.…
Bir sabah gelecek ansızın, göreceksin!Kapkaranlık, belirsiz, korku dolu…Yalnız ve uykusuz gecelerin ardından,Bir güneş doğacak bekle!Göreceksin! Soğuk, yağmurlu, karmakarışık duygular içinde,Üşümeler ve titremelerden sonra…Bir ay doğacak üstümüze yakındır,Göreceksin! Sancılı doğumlardan, kavrulmuş…
Acı düştü -ağırSancı düştü -ağırBağır sesin yettiğinceDünya sağırKırılan bir dal görse üzülen bizEn katı kalplere süzülen bizBir daha yeniden güler miyizNe güzel günlere uyanırdıkHavası başkaSuyu başkaAşinaydık tadı bal ayrılığaSabahlar sevinçtiAkşamlar…
Ortada kalırsa bu yetimlik zehrolur, Bir kadim dosta uğrar ne mukaddes şehrolur. Saklambaç oynardık önceden; biri saklanır, diğeri bulurdu. Bazen uzun sürerdi birini bulmak, en heyecanlı yerinde birden canımız sıkılırdı.…
Toz duman ve bir karartı. İnsanlar görüyorum. Ve anlayamadığım sesler , tanıyamadığım sesler... Yabancı bir dil değil, hayır. Değişik bir vaveyla, bilemediğim, tanıyamamığım bir tını... Ses insan sesi ,…
Ey güzele meftûn 'Güzeli bulmak mesele' Diyen dost! Güzeli gecelerde ara Gece, Sevenlere güzel Sevdâya Aşka güzel. Bir başka güzeldir Yıldızlı mor geceler Yakamozlar başka Ay başka güzel. ………. Çareyi…
Aşk demişler buna unuttum dersinİstemsiz anarsın biliyor musun?Neşemsin huzurum umudum dersinDerd ile yanarsın biliyor musun? Aşık maşugunun sürer izini,Tam kavuştum dersin döner yüzünü.Gerçekten sevenler çeker nazınıNefsini yenersin biliyor musun? Salınca…
Biliyor musun Sebastian, biz mazi kıtasında iken batıda kiliselerinkapandığını duyardık. Ve neden bilmem buna içten içe sevinirdik.Bilmem pek mantıklı bir açıklaması yok bunun. Herhalde şuuraltıbirikimine bağlı bir hissiyat olsa gerek.…
Daha akmamıştı güneşin teriKör taşıtlar sıra sıra dizilmişKarardı ufkumda sabahın feriYolda gördüm, bir güvercin ezilmişYolda gördüm bir güvercin ezilmiş... Bereket akarken fecr-i sadıkaNe gerek vardı ki şok üstü şokaYolların göçmesi…
Yakında gideceğim bu şehirdenBütün caddeleri sana bırakacağım,Sarı cılız sokak lambalarınıKaldırımlara savrulan yapraklarıVe demlendiğimiz çay bahçesini.Bir kış sabahı henüz şafak sökmedenSökülmeden yaraların dikişi yenidenBir yol bulup arka mahalleden,Yağmurlara astığım ceketimi giyipUsulca…
sana bu mektubu ruhumun yüzbirinci koğuşundan yazıyorum.“sen” derken sana tekabül eden yüzbinlerce “sen”lere sesleniyorum.sözcüklerimin kahrı öyle bir yoğunlukta kibu mektubun zerresi tüm “sen”lere ayrı ayrı düştüğündegeriye yine aynı yoğunluk kalıyor“sen”için.tarifi…
Nasîp eyle yâ Rab! Bir gün visâli, Koyma gurbet elde bîçâre beni. Vurgunum o yâre Mecnûn misâli, Eyleme çöllerde âvâre beni. ~~ İsterim gözlerim hep O'nu görsün, Yüreğim hep O'nun…
Tuhaftır dünya halleriBuğday dersin saman olur..Ahu gözlüm dedigindeNazar deger çıban olur..Darda yanından tüyenlerVarda akraban olur..Yeniden yokluk oluncaKaçıp sendenyaban olur..Kötü dersin iyi çıkarİyi ise yaman olur..Yigit sandıkların cılızKorkaksa kahraman olur..Dünyanın türlü…