Ey Can / Derya Atalay
Sen bana "bizi anlat" mı dedin Ey Can?Nasıl yaparım nasıl ederim?Koca okyanusu bir zavallı bardağa nasıl sığdırırım?Beni ısıtan ışıtan güneşimi dürüp de bir cam parçasına nasıl yansıtırım?Dünyanın bütün yeşil çimenlerini…
Sen bana "bizi anlat" mı dedin Ey Can?Nasıl yaparım nasıl ederim?Koca okyanusu bir zavallı bardağa nasıl sığdırırım?Beni ısıtan ışıtan güneşimi dürüp de bir cam parçasına nasıl yansıtırım?Dünyanın bütün yeşil çimenlerini…
“Tüm aykırılıklarımızla Barışabi’nin kol düğmeleri kadar bile değildik. Hiç değilse onlar düzenli aralıklarda bir araya geliyordu… Biz ise Aralık’larda hep ayrı'kalıyorduk.” Küçüktüm “Anadolu Lisesi” imtihanına giderken onunla, “karnım ağrıyor baba”…
İnsan, hikmetin sırları ile çepeçevre kuşatıldığı şu dünyada bilgi, birikim veirfanına göre herşeye mana yüklemekte, duygu, düşünce ve hayal dünyasını hikmetpaletinden aldığı boya ve idrak fırçasıyla renklendirmektedir. Bakılan bir şey…
Sonra bitti Alıp götürdüler elinden tutup Ardından baktı Züleyha Garipliğini duvara yaslayarak Karanlıktı Zavira Lakin misafiri apaydınlık Döndü arkasına son tebessümle Yusuf Gönül deryasında dalga “Yusuf” dedi yalnızca Yusuf’u diyebildi…
Hatrımı saymadi felek, namerdi gümrah eyledi.Bir güzelin düşüne şu gönlümü emrah eyledi.Nice kuyular dök dedi içini, vermedim sırrım.Yoruldum, bir ulu dağa yaslandım da, ah eyledi.. Kavuştu aşık maşuk, sağır olan agâh…
Yalnızlığın sırlı ikliminde arıyorum kendimi köşe bucak Bir rüzgâr bekliyorum, ruhumu bu mezbeleden savuracak Tek tek koparıp zihnime atılmış her bir kemendi Yollarına düşeceğim, bütün şaşaaları geride bırakarak Işığını avuçladım sevdanın, ezgisinde…
“Bildiğimiz yollardan geçmek bizi bildiğimiz yerlere çıkarır elbet… Ya bilmediğimiz yerler? Bilmediğimiz yollar? Bildiğimiz yollardan çıkıp dağınık, birbiriyle bağlantısı olmayan yollardan geçmek gerek bazen. Keşif bekleyen ,nice ayak izi bile…
Perişan hâlleri anlatsam biraz Bilirim kalbin de kalbimden geçer Bitmeyen gelgitler tüketir az az Bu gönül ne zaman aşkından içer Perişan hâlleri anlatsam biraz Çok zaman tersine esiyor rüzgâr Her…
Sen söyledin mi hiç göz yaşınla serenat,Hüzünlü bakışlarınla bir şarkı hiç..Dağınık zülüflerinle bir sevda türküsü,Notaları acı keder ve sevinç. Başın ellerin arasında, yere oturmuş,Dudaklarına bir kilit vurmuş,Kalbindeki feryadla kavrulmuş,Bir yangınlı…
Bir düğün hazırlığı için İstanbul'a gitmiştik. O zamanlar daha ufağım. Gelin-damat için kiralanan ev temizlenecek . "Bakkaldan bi klorak alıp da geliver" dedi annem. Evin en küçüğü olunca bakkala hep…
Ilık ılık kanıyor köklerimParmaklarıma dokunuyorYabâni mürekkeplerFosiller üşüşürken bengi suyumaHeyelanlar başlıyor o yerdeSökülmeden yeşil tuvallerToprağımdan ıslak ve tutkuluGüneyden esiyor şimdi poyrazBoğulan denizin gölgesindeAyaklarıma sökün ediyorHummalı adamlarOksijeni kesilen hastayımNefesimi yutuyor sankiGöğüme uzak…
Kaç tren kalktı, bu istasyondan ben hâlâ buradayım. Kimi gelmeyen yolcuyu beklediğimi zannederken, bekleme artık evine git diyor. Kimi de deli midir nedir, diyor. Bense gidemediğim yerlerin yolcusuydum. Hasret beni…
Yol uzun nefesinde sanki kış yorgunluğuAyakların eylülde sanki sararmış yaprakDuman çökmüş gözlere çiğ düşmüş buğu buğuDaha hızlı akıyor ömür denen şu ırmakHayat gelip geçen acı tatlı oyunmuşZamanla kaybolur simandan izi…
Şiir yazmak isteyen ya da yazmaya yeni başlayanlar için, şiirin en güzel örneklerini vermiş olanlardan örnekler vereceğimi ilk yazıda belirtmiştim. Şiirleri dilden dile dolaşan şairlerden, şiirleri bestelenen, farklı dillere çevrilen…
Oğluma bir kere sarilamadımArdından göz yaşı akıtamadimBüyümüş meğer oğlum, ben bakamadımHakkını helal et, helal et oğlum Baban yanında demiştim sanaKalbinden inanmıştın sen her zaman banaSımsıkı saramadim seni ammaHakkını helal et,…
Vaktidir düşmesi yollara düşlerinVuruşarak ölümüne karanlıklarlaÖlmek, hem de hiç düşünmeden ölmekVe doğmak yeniden kıraçlarda,Gülümseyen bir bahar gibi doğmak Vaktidir gülümsemesi gamzende baharınYüreği buz kesmiş poyraza inatÇatlatıp kabuğunu özgürlük türkülerininVaktidir açması…
prematüre martılar ulanıyor gösterişli iplerebaşağa durmuş buğdaylar masumiyet sarısıellerin doğurganlık borçlanıro uykusuzo huzursuzo geceyegece bir denizbu defa ölmeyecek butimarellerin denizden bengisu devşirecek ispat edilmemiş önermelerde bir aloe vedabir fesleğen ayrılıkanne…
Bir hırka yetecekti hâke düşecek sırta,Yatmayı âr etmedik hâk olacak kasırda.Dert dava oldu nefis, arzu ard arda kesif,Düğümlendi hevesler yürekteki nasırda.. Hay huyla olmaz öyle, olacak hicap erde,İnsanı insan yapan,…
“En son bildiğin,bıraktığın gibiyim.” Dedi telefonun diğer ucundaki ses. “En son bildiğin,bıraktığın gibiyim” Dağ başında yankılanan feryat gibi uğuldadı bir süre. Sonra aynı cümle kalbinde kağıt kesiği gibi bir acıya…
Bir düş kuralım hadi yaşanmayan mevsimden Rengârenk yamaçlarda sen ve ben çiçek çiçek Nehirler çağlayanlar kıvrım kıvrım içinden Özgürce uçsun kuşlar canlansın börtü böcek Bir düş kuralım hadi yaşanmayan mevsimden…