Siren Sesi Olmayanlar / Gökhan Bozkuş
Az önce bir ambulans geçti Osloerstraße'de. Sirenini duydum. Kırmızı ışığa aldırmadan dörtyoldan geçti. Birkaç saniye sonra ikinci bir ambulansın sesi duyuldu. Aynı telaş, aynı ışıklar, aynı acele… Berlin…
Az önce bir ambulans geçti Osloerstraße'de. Sirenini duydum. Kırmızı ışığa aldırmadan dörtyoldan geçti. Birkaç saniye sonra ikinci bir ambulansın sesi duyuldu. Aynı telaş, aynı ışıklar, aynı acele… Berlin…
Bir çeşmenin taşında unutulmuş su gibiydim,kimse dokunmadı, kendi içimde çoğaldım.Uzak bir dağın ardında kalan beyazlıkgözlerime değdi, sustum;bazı güzellikler bakılınca eksiliyor.Bir yol geçti içimden,üzerinde ayak izi yoktu.Kırmızı bir gülün gölgesi düştü…
https://youtu.be/1FB3ZTSRFsc?si=eI3CpKR4Zt8KQyh5 Aylardan Temmuz, günlerden salı.Berlin’in üzerine çöken o yapış yapış, nemli yaz sıcaklarından biri. Möckernbrücke U-Bahn istasyonunun yer altı peronundayım. Raylardan yükselen o tipik demir, toz ve balata kokusu…
Daha önce de hissetmiştim bunu. Bugün bir kez daha hissettim. Kuyunun dibinden sesleniyordu bana: "Çıkar beni bu kuyudan." Benim adım Yusuf. 45 kilo civarında, uzunca bir çocuk. Simsiyah saçlarını yana…
https://youtu.be/r-G7GpKPZyw?si=dAXVNTsS1dJYrBeB Bu sabah sosyal medyada bir söz okudum, yüzümde muzip bir tebessüm belirdi. Şöyle diyordu: "Bir insana direkt 'odun' desen bozulur, kavga çıkarırsın. Ama aynı insana 'taze söğüt dalısın'…
Göğün alnına asılmış dev ekranlardagün batımı bile reklam aralarına bölünüyor artık.Bir serçenin kanadında taşıdığı sessizlik,kabloların uğultusunda yolunu kaybediyor. Şehir, kendi gölgesini yiyen bir yaratık gibibetondan dişleriyle zamanı kemiriyor.Parkların yerinde yükselen…
Bazı cümleler vardır; onları ilk kez okuduğunuz hâlde sanki çok önceden duymuşsunuz gibi gelir. Bir yabancılık değil, tuhaf bir tanışıklık hissi bırakırlar insanda. Sanki bir yerlerde, başka bir zamanda,…
Ne kadar gamsızım ben Pek büyük gaf Yaradan. Gaffarsın, Gafursun Sen Meccanen af Yaradan. **** Buldum, lâkin yitiğim Ah! Atân şart Yaradan. Settar ismin ümidim Meccanen ört Yaradan. **** İman,…
Gece, şehrin omuzlarına paslı bir palto gibi çökmüştü. Sokak lambaları yanıyordu ama hiçbir şey aydınlanmıyordu; ışık bazen karanlığı büyütür. Ben bunu en çok o gece öğrendim. Bir adam vardı. Adını…
1. Kelimenin Kökeni Analitik kavramı köken olarak Antik Yunanca bir ifade olan “analytikos” kelimesinden gelir. İrdelendiğinde ise bunun anlamı, bağını çözmek, parçalarına ayırmak, dağıtmak ve bir bütünü bileşenleri üzerinden incelemek…
Kapıyı açınca içeriden öksürük sesi geldi.Annesi yerdeki yatağın içinde yatıyordu. Solgun yüzlü, güçsüz bir kadın… Çocuk hemen çantasından yarım ekmek çıkardı. Özenle ikiye böldü. Büyük parçayı annesine verdi.“Karnım tok anne,”…
Sevgili Dost, Biliyorsun beni. Bir şeyler yazarken muhakkak arkada bir müzik olur. mektubu yazarken de Nilüfer eşlik ediyor bana. Mektubu okurken dinlemek istersen eğer "İnkar Etme" şarkısını açabilirsin. …
Huzurun adıydı çay, bir zaman, Garipler meclisine uğradım. Halkada dizili civan, hayran, İzledim, avare bulamadım. ***** Huzurun adıydı çay, bir zaman, Testiden içtim, içtim susadım. İlhamlar yağan lahutî bir han,…
https://youtu.be/HS_tDRHkOF8?si=LgYRStPnAFgx520E Bu sabah Berlin'de trenle işe giderken kulağıma bir türkü rüzgar gibi dokundu bu sadece serinlik değil, Grup Abdal’ın o toprağın derinlerinden süzülüp gelen Suzan Suzi yorumuydu. Türkü başladığında…
Duru, tertemiz zihinleri kir etti.Sürüyü hepten sefil ve sekir etti.Korkaklarsa yanında, tir tir etti.Kahhar, zalimleri hep yerle bir etti. ***** Yalandır adi kurşunu, birkaç attı.Yazık..! Zulüm girdabına kulaç attı.Halbuki adalet,…
https://youtu.be/VCacwtbf0rU?si=bfHyxa--h07bhEna Sevgili dost, Bugün bir kelime düştü dilime. Tekrar ettim üst üste, sanki her hecesinde ayrı bir sızı, her harfinde dermanı olmayan bir hikâye gizliymiş gibi... Mecrûh... Zihninde…
Giriş Immanuel Kant (d.1724- ö.1804), Ebedi Barış Üzerine Felsefi Deneme (Çeviri: Yavuz Abadan ve Seha Lütfü Meray) adlı eserinde, dünyada kalıcı barışın sağlanabilmesi için temelde 11 ilke ortaya koyar. O,…
15 Nisan 2026, Berlin Bugün Berlin’in sokaklarında dolaşırken, zamanın tozlu raflarından düşmüş bir bilgiye rastladım. 1879’da burada, Werner von Siemens’in denemesiyle ilk elektrikli trenin kıvılcımı çakmış; fuar alanında, kısa ama…
Yüreğim yufka, ne olur inceldikçe incel Vefasızlık kadar ürkütmüyor beni ecel. ***** Ufkumu karartıyor, dostlar çekince perde Gölge etme! Yüz yüze gelmek de var mahşerde. ***** Zaferin arkasından geliyor hep…
Üretimin pazarlamanın ve ticaretin iç içe yapıldığı zamanlar henüz bitmemişti. Bzim de bu işleri yapan bir şirketimiz vardı. Ben de arada bir kamyona atlar Konya’dan Batman’a kadar ürün pazarlardım. Bu…