At Yoruldu – Gökhan Bozkuş
At yoruldu, soğudu çay Yandı Santuri Ethem Kırlangıcı hatırla Çık artık tükendi zaman Sağım, solum, önüm, arkam sobe Sorma kakülü de Bak da rüzgârı hatırla Beton kurudu, soğudu harç Örüldü…
At yoruldu, soğudu çay Yandı Santuri Ethem Kırlangıcı hatırla Çık artık tükendi zaman Sağım, solum, önüm, arkam sobe Sorma kakülü de Bak da rüzgârı hatırla Beton kurudu, soğudu harç Örüldü…
Bir şehri bölmüşler ikiye. Etrafını duvarla sarmışlar sonra. Berlin... Enkaz yığınları ve molozlar. Anlattı bir gün Anna. Ve ekledi sonra. Çocuktum et kokuyordu sokaklar. Genç kız oldum kokmaya devam…
Der September neigt sich dem Ende zu. Manche Bäume beginnen sich zu röten, andere zu vergilben und ihre Blätter fallen bereits. Ja, man kann sagen: In diesem Land ist der…
Eylül bitiyor. Kimi ağaçlar kızarmaya kimileri de sararmaya ve dökülmeye başladı. Evet, bu ülkede eylül, tepeden tırnağa bir renk değişimidir denilebilir. Fakat öyle tek düze değil. Aynı ağacın dallarında aynı…
Siyerle Siyer Felsefesinin Karşılaştırılması: Tarihî Disiplinden Düşünce Sistematiğine Giriş Siyer, Efendimiz’in (s.a.v.) hayatını tarihsel, ahlaki ve toplumsal yönleriyle ele alan bir disiplindir. Ancak bu bilim dalı, yalnızca hadiselerin aktarımıyla sınırlı…
Ellerimin titrediğini hissediyorum. Odam buz gibi. Parmak uçlarım bu odada neye dokunsa soğuktan uyuşmaya başlıyor. Aylar önce siyah astar attığım tuval beni izliyor, "Benden başka kimse yok, biliyorsun değil mi?"…
U8 Pankstraße durağında gördüm seni. Tam karşıma oturdun. Ocak ayının ilk günleriydi. Bembeyaz karlarla gelmişti yeni yıl. Birkaç gündür her yer beyazdı. Tam karşıma oturmuştun. Çantana öyle sımsıkı sarılmıştın ki…
Ve Nuyessiruke lil-Yusrâ https://youtu.be/jI5J7PQ7Pkc?si=-2khERqlcnJPLD6N Berlin sabahları acele etmez; sadece ağırlaşır.Gri, gökyüzünden çok insanın içine çöker. Elli sekiz yaşında bir adam, yerin altına iner. Adı Yunus. U8 hattı, şehrin kemikleri arasından…
*Köklerinden Koparılmış* Gökyüzünün sahnesinde duruyor yıldızlar. Yeryüzünün sahnesindeyse başrolü oynuyor, erimeye yüz tutmuş karlar. Evim benden çok uzaklarda. Gözlerim ufka dalmış, onu arıyor ıraklarda. Gönül bahçeme iniyorum. Solmuş çiçekler ve…
*Bir Dilek* Önümde altın sarısı, kenarları paslı bir lamba... Lambanın içinde bir cin duruyor, üç dilek hakkıyla. O bana bakıyor, ben ona. Gözlerinde derin bir bakış; ruhuma işliyor nakış nakış.…
Günlük iş güç devam ediyor senden sonra Devam etmeliymiş, ediyormuş öğrendim. Zor nefes alınıyormuş Vermek daha zor. Ölüm gibi değil. Hayat gibi. Zor. Ekmek almaya çıkıyorum da Ekmek için koşmaya…
Eylülde Berlin Sürprizi 4 İçimde Bir Huzur Bu noktadan sonra artık dönüşe geçeceğiz. Öyle sanıyorum on kilometre kadar yürümüş olduk. Hava güneşli ve çok güzel, gökyüzü beyaz bulutlarla masmavi. Böyle…
Eylülde Berlin Sürprizi 3 Muslimsche Kulturwoche Kahvaltı sonrası güzel bir ortamda kahve içtik. Böylesi bir kahveyi en son Antakya'da içmiştim. Güzel oldu. Ardından da MKW'nin Forum Dialog ile birlikte organize…
Uçak, Bişkek’e alçalmaya başladığında, Yusuf öğretmenin içini garip bir sessizlik kapladı. Aşağıda uzanan dağlar, karlı doruklarıyla gökyüzüne dokunuyordu. Kırgızistan’a ilk kez geliyordu. Anadolunun isimsiz kahramanlarının açmış olduğu Türk okullarında öğretmenlik…
Bir An Âşık Ömer ile — “Şirâr-ı Mekrine Yanma”Şirâr-ı mekrine yanma, yüzüne güler inanma Sen anı âşinâ sanma, sakın bîgânedir dünyâDünya bazen güler... Ama bu gülüş, bir dostun tebessümü değil; …
Bir An Niyâzî Mısrî ile — "Ben Sanırdım" Ben sanırdım âlem içre bana hiç yâr kalmadı, Ben beni terk eylerim, bildim ki ağyâr kalmadı. İnsan bazen çevresine bakar ve her…
Zâtına Hoşça Bak: Şeyh Galip’in Beytinde İnsanHoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen, Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen. Şeyh Galip, bu iki mısrada sadece kelimeleri değil, koca bir insanlık…
Her insanın gönlünde, başka yerlere gitmek, özge diyarlar görmek arzusu vardır. Vardır; ama bu arzu niyeyse hep güzel zamanlara ertelenir. Çünkü bir sürü sebep, pek çok mazeret çepeçevre sarmıştır. Bundan…
"Kendi Kemâliyle İmtizâc Eden İnsan Üzerine Bir Sohbet"Abdülhak Hamid ne güzel söyler: “İnsan edince kendi kemâliyle imtizâc, Tenzîl-i kadr-i âhere hissetmez ihtiyâc.” Yani insan kendi kemâliyle, olgunluğuyla bütünleşti mi……
Öğretmenlik yıllarımda bir gün sınıfa şu beyiti yazmıştım:Bende yok sabr u sükûn sende vefâdan zerreİki yokdan ne çıkar fikr idelüm bir kerre.Ardından öğrencilere, “Bu beyitte şair, mahlasını gizlemiş. Bulabilir misiniz?”…