Dumansız Yangın
Yüreğim yufka, ne olur inceldikçe incel Vefasızlık kadar ürkütmüyor beni ecel. ***** Ufkumu karartıyor, dostlar çekince perde Gölge etme! Yüz yüze gelmek de var mahşerde. ***** Zaferin arkasından geliyor hep…
Yüreğim yufka, ne olur inceldikçe incel Vefasızlık kadar ürkütmüyor beni ecel. ***** Ufkumu karartıyor, dostlar çekince perde Gölge etme! Yüz yüze gelmek de var mahşerde. ***** Zaferin arkasından geliyor hep…
Üretimin pazarlamanın ve ticaretin iç içe yapıldığı zamanlar henüz bitmemişti. Bzim de bu işleri yapan bir şirketimiz vardı. Ben de arada bir kamyona atlar Konya’dan Batman’a kadar ürün pazarlardım. Bu…
Eskiden giysiler yamalıydı HazeranŞimdilerde yüzler ve gözlerDerin yaralar üzerinde rengârenkYamalarım dedim anavatanımBen onlarla varımHangi iplik tutar artık bu söküğü?Hangi iğne geçer ruhun dar kapısından?Biz ki çiçekli pazenlerde gizlerdik yokluğu,Şimdi vitrin…
Üniversite yıllarımdı... İdealist bir öğretmen adayı olarak satırların arasında ruhumu terbiye ederken, 1960’lı yıllarda benim gibi öğretmenlik de yapmış olan şair Arif Nihat Asya’nın bir yazısına rastlamıştım: "Cahide’nin Eli."…
İnsan, zamanı sadece tüketen, hayatı lineer yaşayan bir varlık şeklinde tarif edilemez. O aynı zamanda yaşamı anlamlandıran, katmanlandıran ve yeniden kurabilen bir varlıktır. Bu yüzden geçmiş, basitçe geride kalmış bir…
Berlin sen, paslı bir çivinin gökyüzünü yırtan ağrısısın,Beton saksılarda unutulmuş o mağrur sardunya.Rayların üzerinde yürüyen o metalik uykusuzluk,Ve her sabah yeniden kurgulanan o eski dünya.Berlin sen, ikiye bölünmüş bir rüyanın…
Bu hikaye bir metindir. Kimse olmadı. Hepimiz yazıldık. Yazıldıktan sonra olduk. Bu yazıcının ‘her şeyi bilen gözüm’ mavraları, yaratıcı karşısında en hafif ifade ile cehalet, ifadenin hası ile isyandır. Yaradan’a…
İster haklarını çiğne ister apar, Alınları yokuşlarda bile par par. Muştulu bir haberse arar vuslatı, Yaparsa harabeyi garipler yapar. ***** Yıldızlı gecede yürür evden eve, Yüce boyunduruk taşır seve seve.…
Kardaş Nerelisin Aslında böyle bir yazıyı yazmaya hiç niyetim yoktu. Birkaç gündür okumaya çaldığım merhum Ahmet Turan Alkan'ın Altıncı Şehir kitabı ve dün akşam iftarda evimde ağırladığım Viktoria ve…
Muhterem, mütebessim ve dahi mütereddit muhiplerim, Evvela arz edeyim ki, bu fakiyr Naci Kalender kulunuz, cihan siyasetinin yüksek tansiyonundan ziyade kendi tansiyon hapını aramakla meşgul iken yine de kelâm etmeden…
Ey Amr! Salih mal, salih kimsede ne güzeldir.
Kant, Avrupa’da Hristiyan bir mahalle ve çevrede neşet etmiş, topyekün insanları ve insanlığı merkeze almış, özgün teşhisler ortaya koymuş, buna göre felsefesini belirlemiş, ilkesel çareler ve evrensel çözüm teklifleri sunmuş, küresel boyutta iz bırakan fikri bir miras ve külliyat bırakmıştır.
İnsan, evrensel bir sorumluluk ve derin bir iç hesaplaşma alanında yaşar. Sosyal normlar, kanunlar, dinî emirler ve toplumsal beklentiler ne kadar güçlü olursa olsun, insanın kendi iç dünyasında, düşünce ve…
NUN Bin bir isim verilse doymaz içimdeki insanlar, Allah doyursun gözünü, tabii ki toprak ile. O halde ismimi Toprak koyalım, doygun sesi olsun, kelimeleri tamlıktan geliyor ‘gibi’ olsun. Bir ara…
"Biz bu kentlere sığdık da, bu kentler bize sığmadı Asiya!" (Yılmaz Odabaşı) Ufukta bir karartı, Bir grilik gördüm de koştum, Bir duman gördüm, durdum adres sordum Yılmaz abi. Durdum yoruldum…
Bazı kitaplar vardır, kapağını açtığınızda bir hikâyeye değil, bir sızıya dahil olursunuz. Mehmet Tuna’nın SUSMAKTIR tam da böyle bir eşikten sesleniyor bize. Daha ilk sayfada karşımıza çıkan o…
Muhterem kârî, azîz ve muhterem okur-ı kirâm, Malûm-u âlîniz olduğu vechile, vâki olan ahvâl ve cereyân eden vukûat-ı elimeden bihaber olan kalmamıştır. Ne var ki işitmeyen kulağa ve hatta işitmek…
https://youtu.be/GY02e4gcSKY?si=zSkWh5ov9jQNmj7V Berlin bugün kaskatı. Buzdan bir örtü sarmış şehri. Gökyüzü gri bir beton blok gibi üzerimize çökmüş, kaldırımlar cam kırığı gibi parlayan sinsi bir buz tabakasıyla örtülü. Adım…
"Bir ticaret yapmadım, nakd-i ömür oldu hebâ,Yola geldim, lâkin göçmüş cümle kervan bîhaber.Ağlayıp, nâlân edip, düştüm yola tenhâ, garip,Dîde giryan, sîne biryan, akıl hayran, bîhaber" Niyâzî-i Mısrî, bu beyitlerde bizi…
Dilimize en çok yakışan kelimelerden biridir can. Kültürümüzde birine “canım” dediğimizde, aslında kendi özümüzden bir parçayı dile getiririz. Bir ağacın kesilmesi onun “canına kıymak” demektir. Bir kuş düştüğünde “can verdi”…