Sonum / Aksel Turgut Tuna
Yağmuru hayal eden güneş kadar mahzunum,Rüzgarlarda raks eden, bir toz mu benim sonum? Ilık bahar sabahı yeşillerde bir tonum,Güz başında sürünen, bir yaz mı benim sonum? Mazilerde kaybolmuş bir sevdaya…
Yağmuru hayal eden güneş kadar mahzunum,Rüzgarlarda raks eden, bir toz mu benim sonum? Ilık bahar sabahı yeşillerde bir tonum,Güz başında sürünen, bir yaz mı benim sonum? Mazilerde kaybolmuş bir sevdaya…
Kül argınıGözleri nemliYol aşığıYağmur ıslatanToprak ağlatanGamı kederi dağıtanGül yangınıGözyaşını damıtanAb-ı hayatıHayatın âhıÂh…Âh sevdiği…Sever âhı…Yağmurların toprağıToplu kıyamıÖldürür de diriltmezGönül gülünün secdegâhı…“Gülüm…”Güldür gülümBakma öyleBana zulüm Gül yangınımKül argınımDargınımÖz suyu dimağımCan suyu tesellimSecdem…
Uyandın mı dostum bazı gecelerde sendeZihninde yaşanmış kabusların pençeleriKayboldun mu hiç, ruhundaki karanlıklardaBir bahar özlemiyle yaşadığın demlerdeBilemezsin, gurbet vurur insana ansızın Sarar dimağını yaşanmış hatıralar bir birBir bakarsın maskat-ı resinde…
Doğup büyüdüğüm şehrin caddelerinde dolaşıyorum.Gençliğim geliyor peşim sıra.Üç genç kız kol kola girmişler,Sebepsizce gülüyorlar her şeye…Vitrinlerin camlarına bakıyor,Her biri gözlerinden ışıklar saçıyor.Üç genç kız,Tuhafiyeden annesinin istediklerini alıyor,Hava kararmadan eve varıyorlar.…
Ben baharı saklayıp eski bir sandukadaErguvanlar açarken kime sunmak istedimAcı tatlı ne varsa ağrıyan yanlarımlaOlur ya bir gün çıkıp sana gelmek istedimBen baharı saklayıp eski bir sandukada Zehir katran ne…
Ne şiir tarif eder ne makale ne romanBu derdi anlamaya bir başka gayret isterGün geçer unutursun, ilaçtır derler zamanAmma, sabretmek zordur ayrılık zahmet ister Bazen içine gömüp çaresizce sinmektirBazen yokuşta…
Mevla’m, Nevbahar gelsin artık buzlar çözülsünGöçmen kuşlar dönerek semamızda süzülsün.Bir diriliş sun bize Nebi’nin nefesindenHerkes necâta ersin zulümât kafesinden.Çekilen sancılardan yeni bir nesil yaratBu muhabbet soyundan ders alsın Mecnun, Ferhat.Davûdî…
Kelimeler sızlar soluduğumda,Bir parçadır kopar sol boşluğumda,Resimlere dönüp her baktığımda,Gel desem, dön desem duyar mısın ki. Bir türküdür çınlar hep kulağımda,Yadıma düşersin her duyduğumda,İsmin dil ucuma dolandığında,Gel desem, dön desem…
Hayatın baharı mevsim tam deminde Hasretin vuslata dönüştüğü demde Bülbülün güle kavuştuğu mevsimde Ben derdimi açmayı beceremesem deSen derdimi anlarsın gözlerinden elbetteBahardır aşkın mevsimi her demde
Bir mavi gökyüzü, bir mavi deniz,Ve sen, rıhtımdaki yalnız kadın.Akseder rûhuma tavrından bir iz,Hüzzam bir şarkıdır dilimde yâdın. Uzak diyarlar mı cezbetti seni,Yoksa bir elvedâ faslında mısın.Bırakıp ardında vedâ bûseni,"Dönülmez…
Dertliyim dertliAğlarım, ağlarım için içinIstıraplı kalbim için Aklım dertliFikrim dertliDuygum dertli Dökme boşuna gözyaşlarınıSöylesen kim dinler dertlerini Dünüm başkaBugünüm başkaYarınım başka Naçar kaldım ben bu dünyadaYolumu şaşırdım gündüz yolda Dost…
Bir gün sabah vakti kapı çalsa Uykudan uyanılsa Sisler kalksa kentten Etraf karanlık, Bir gün sabah vakti kapı çalsa Yolculuk kaç zaman sürmüş olacak Tren gelecek mi kentin raylarından Pikapta…
(özgürlüğe) susananlar bilsin kıymetini bakır maşrapaların buz tutmuş çeşmenin akışkan isyanı gibi üç kesik sızıntı, bir nadas huzur gecenin koynunda, şu en karanlık anında sabaha illegal selamlar çakarak anne yüzü…
Yaprakları karışıkMeşeler, sedirlerKayınlarla kol kolaKoyu gölgelere doğruKaotik dağılırken yollarKöklerine savrulmuş harmonik Samyelinin nefesindeDüğümlenirken geceYıkanır bir Temmuz/Şubat akşamıMavi/beyaz şehrin yolcularıDerinlerinde geceninFayları yırtık k/ağıtlarAnsızın böler o/va/h/larıGrabenlerine bükülürİnce belli mendereslerSokaklarında labirentlerinPastel renklerle dökülürToz…
-Öğretmenim çocuklarım olursa onları okutacağım mutlaka.Sizin gibi bir öğretmen olsunlar . Elleri şakaklarında hayran hayran dersi dinlerken yaptığı bu ani tatlı çıkış da neydi Zeliha'nın? Daha kendi hayallerini kurmadan doğuracağı çocuklar…
Soğuğu sakladım bir yanımdaKör kuyularda hep adını sayıkladımBelki gelirsin diye yollardanHiç bilmediğim uzaklardanBelki gelirsin diye şuralardanGüneşi cam şişelerde sakladımUmudu solukladım her nefesimdeKaybolacak gibiydi bir keresindeDurdu sanki bütün âlem kıyam edişindeOturdum…
Aldanma dünyanın servetine , malınaYel vurmuş toz gibi savrulur bir günNe derdi daimidir, ne safası kaimSuya yazılan iz gibi, silinir bir gün Gelen bir gün yaşarmış derler , gerisi hayalEzan-ı…
Bahçem şiirler açarkenSevda geçti buralardanGökyüzü neşe saçarkenSevda geçti buralardan Bahar ve nihayet nisanArtık bize gelme hazanGüneşten de önce doğanSevda geçti buralardan Şimdi kederler kafesteHazlar tüter her nefesteÇağıldayıp beste besteSevda geçti…
Kasvetli bulutlara belenmiş dünyaBir baştan bir başa acı, ıstırap..Bu zifir bu karanlık..göz gözü görmezBuhran yine buhran; her şey mi serap!.Kasvetli bulutlara belenmiş dünya Her gün kızıl kıyamet; ufuklar sisliZalam zalam…
Eve girince, yüksekçe bir sesleKarşılardı adamı, fakir buzdolabıNasırlı elleri ve az bir hevesleAçardı kapağı: İşte yokluk kitabı! Kar tutmuş buzluğu, kesif kokusuBeş yumurta, bir süt, bir şişe de suGaribin azığı…