Berlin Hikâyeleri – Et Kokusu / Gökhan Bozkuş
Bir şehri bölmüşler ikiye. Etrafını duvarla sarmışlar sonra. Berlin... Enkaz yığınları ve molozlar. Anlattı bir gün Anna. Ve ekledi sonra. Çocuktum et kokuyordu sokaklar. Genç kız oldum kokmaya devam…
Bir şehri bölmüşler ikiye. Etrafını duvarla sarmışlar sonra. Berlin... Enkaz yığınları ve molozlar. Anlattı bir gün Anna. Ve ekledi sonra. Çocuktum et kokuyordu sokaklar. Genç kız oldum kokmaya devam…
U8 Pankstraße durağında gördüm seni. Tam karşıma oturdun. Ocak ayının ilk günleriydi. Bembeyaz karlarla gelmişti yeni yıl. Birkaç gündür her yer beyazdı. Tam karşıma oturmuştun. Çantana öyle sımsıkı sarılmıştın ki…
Ve Nuyessiruke lil-Yusrâ https://youtu.be/jI5J7PQ7Pkc?si=-2khERqlcnJPLD6N Berlin sabahları acele etmez; sadece ağırlaşır.Gri, gökyüzünden çok insanın içine çöker. Elli sekiz yaşında bir adam, yerin altına iner. Adı Yunus. U8 hattı, şehrin kemikleri arasından…
Eylülde Berlin Sürprizi 3 Muslimsche Kulturwoche Kahvaltı sonrası güzel bir ortamda kahve içtik. Böylesi bir kahveyi en son Antakya'da içmiştim. Güzel oldu. Ardından da MKW'nin Forum Dialog ile birlikte organize…
Bir An Âşık Ömer ile — “Şirâr-ı Mekrine Yanma”Şirâr-ı mekrine yanma, yüzüne güler inanma Sen anı âşinâ sanma, sakın bîgânedir dünyâDünya bazen güler... Ama bu gülüş, bir dostun tebessümü değil; …
Bir An Niyâzî Mısrî ile — "Ben Sanırdım" Ben sanırdım âlem içre bana hiç yâr kalmadı, Ben beni terk eylerim, bildim ki ağyâr kalmadı. İnsan bazen çevresine bakar ve her…
saymadığım adımlarlaişte geldim o sırtıma kapanan kapıyaağaçlar dökmüş dibine meyvelerinisoğuk hala titriyordu yaprakların boynunda gözüme ilişti birden kapının önünde bekleyen eşiken sadık bekçisiydi o kemiksiz gövdenin eskiciye versen bir düzine…
Zâtına Hoşça Bak: Şeyh Galip’in Beytinde İnsanHoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen, Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen. Şeyh Galip, bu iki mısrada sadece kelimeleri değil, koca bir insanlık…
Her insanın gönlünde, başka yerlere gitmek, özge diyarlar görmek arzusu vardır. Vardır; ama bu arzu niyeyse hep güzel zamanlara ertelenir. Çünkü bir sürü sebep, pek çok mazeret çepeçevre sarmıştır. Bundan…
"Kendi Kemâliyle İmtizâc Eden İnsan Üzerine Bir Sohbet"Abdülhak Hamid ne güzel söyler: “İnsan edince kendi kemâliyle imtizâc, Tenzîl-i kadr-i âhere hissetmez ihtiyâc.” Yani insan kendi kemâliyle, olgunluğuyla bütünleşti mi……
Tuz sızısına bulanmışsa yaralarımYosun tutmuşsam batık gemilerden beterÜstümden bulutlar, rüzgârlar, martılar geçmişseÖlü korsanlar, dalgalar altımdanYenilmişsem, tükenmişsem, dağılmışsa pullarım balıklaraAlabora olmuşsamLime lime, darmadağın, paramparçaEy deniz, yarınYeniden başlamak mümkünKadırgalar, şilepler, donanmalar istemezKefen…
Soğuk bir ses geldi demir kapıdanGözlerimde sensiz uykuların ağırlığıAvuçlarımda paslı zincirlerin sağırlığıKara haberin geldi kara damlarda baba Babam…Bir suçun adı değildi çektiklerinSusturuldu masumiyetin susturuldu emeklerinBir hayat çalındı babamOnu da çaldılar…
Haas & Haas'ta Zencefil Çayı Tam da yorulmuşken, açık hava bahçesi olan bir kafeye oturduk. Niyazi Bey zencefil çayı sipariş edince ben de ondan olsun dedim. Küçük beyaz porselen demlikte,…
Hazânın sırlı yüzü, efsûnlu aydır Eylül,Sevgisiz gönüllere, bir nefes hayy'dır Eylül. Eylül'ün gözü nemli, bakışı mahmûr olur,Saçları kara sevdâ, şakakları nûr olur. Hüzn'ile harmanlanır, gündüzler ve geceler,Eylül ile hemhâldir, gönlü…
Yine Eylül ,gövdemden ince bir rüzgâr...yapraklar usulca yere uzandı,her düşüşte bir yeniden başlama gizliydi. Eylül,bir kadın sesiyle fısıldadı kulağıma:“Umudu elden bırakma,çünkü karanlık, ışığa yalnızca gölge olur.” Eylül dedi,çocukların gülüşleri şehri…
Evet ölüdür oğullarBir bakıştırSonsuzluk içinde kaybedileni taşır.Dönselerdi simsiyah bir gülünNasıl açıldığını yürekteAnlatacaklardı. Bir mühür oAlnımız yerdeykenBildiğimiz her şeyAcıya dönüşüyor.Kesik gövdelerin hesabıKesik anılarınVe büyümemiş bir çocuğunKumları geçerekBana koşmasıAnnenin bakışını taşıyor oYolda…
Sinemanın büyülü dünyasında bazı isimler vardır ki sadece filmlerle değil, insan ruhuna dokunan bakış açılarıyla da iz bırakırlar. İsveçli usta yönetmen Ingmar Bergman bu isimlerin en başında gelir. Onun sineması,…
Şimdi Çanakkale’de olmak vardı, be kardeşim…Kordon boyunda, ince belli bardakta demli bir çayÜzerinde buharı tüten taze simitYanında bir dilim Ezine peyniriyle… Kaz Dağları’ndan esen kekik kokulu rüzgarYüzüme dokunsa usulca,İçimdeki gurbeti…
Biz küçük bir aileydik. Annem, babam ve evin tek çocuğu: Ben! Babam bir Cumhuriyet bürokratıydı, ama Cumhuriyet’e bağlı olduğu kadar dinine de bağlı bir mümin. Bugün için oldukça garip bir…
İnce ince belirir büyülü bir mavilik Kışa komşu mevsimlerde heyecan Bahar yakın.. göz kırpar inci mercan Beyza zemin, medet umuyor kardan İnce ince belirir büyülü bir mavilik ... Güneş yüzünü…