Dört Güzeller
Ne Kitap'tan bir ayet duymuştun Ne de O'ndan mucize görmüştün Ne muhteşemdi iman edişin Ey Sıddık-ı Ekber Ebu Bekir! **** Gündüzdü, kuşanmıştın, hem tektin Gıpta ettiren yiğit gidişin Güzide ah…
Ne Kitap'tan bir ayet duymuştun Ne de O'ndan mucize görmüştün Ne muhteşemdi iman edişin Ey Sıddık-ı Ekber Ebu Bekir! **** Gündüzdü, kuşanmıştın, hem tektin Gıpta ettiren yiğit gidişin Güzide ah…
Az önce bir ambulans geçti Osloerstraße'de. Sirenini duydum. Kırmızı ışığa aldırmadan dörtyoldan geçti. Birkaç saniye sonra ikinci bir ambulansın sesi duyuldu. Aynı telaş, aynı ışıklar, aynı acele… Berlin…
Bir çeşmenin taşında unutulmuş su gibiydim,kimse dokunmadı, kendi içimde çoğaldım.Uzak bir dağın ardında kalan beyazlıkgözlerime değdi, sustum;bazı güzellikler bakılınca eksiliyor.Bir yol geçti içimden,üzerinde ayak izi yoktu.Kırmızı bir gülün gölgesi düştü…
Bazı acılar vardır ki ruhun en mahrem odalarında saklanır; onu yalnızca o ateşi yaşamış olan bilir. Bazı hicranlar vardır ki haritalarda görünmez; fakat insanın ömrünü ikiye bölen derin bir iz…
https://youtu.be/1FB3ZTSRFsc?si=eI3CpKR4Zt8KQyh5 Aylardan Temmuz, günlerden salı.Berlin’in üzerine çöken o yapış yapış, nemli yaz sıcaklarından biri. Möckernbrücke U-Bahn istasyonunun yer altı peronundayım. Raylardan yükselen o tipik demir, toz ve balata kokusu…
Sevgili kızım, Pamuk Prensesim, Papim; Bu satırları yazarken mevsim sonbahar... Ekim ayının son günleri... Rüzgâr, sararmış yaprakları usulca dallarından ayırıp bilinmez yolculuklara çıkarıyor. Yağmur ince ince yağıyor. Bulutlar gökyüzünü ağır…
Daha önce de hissetmiştim bunu. Bugün bir kez daha hissettim. Kuyunun dibinden sesleniyordu bana: "Çıkar beni bu kuyudan." Benim adım Yusuf. 45 kilo civarında, uzunca bir çocuk. Simsiyah saçlarını yana…
Göğün alnına asılmış dev ekranlardagün batımı bile reklam aralarına bölünüyor artık.Bir serçenin kanadında taşıdığı sessizlik,kabloların uğultusunda yolunu kaybediyor. Şehir, kendi gölgesini yiyen bir yaratık gibibetondan dişleriyle zamanı kemiriyor.Parkların yerinde yükselen…
Bazı cümleler vardır; onları ilk kez okuduğunuz hâlde sanki çok önceden duymuşsunuz gibi gelir. Bir yabancılık değil, tuhaf bir tanışıklık hissi bırakırlar insanda. Sanki bir yerlerde, başka bir zamanda,…
Gençliğim, dostlarım, hatıralarımız canlandı bu şehirde. Bayram dönüşü, yolum yıllar önce üniversite tahsili gördüğüm şehre düştü. Daha şehrin girişinde, gönlümün en kuytu köşelerinde uykuya yatırdığımı sandığım hatıralar usulca gözlerini açtı.…
“Eyvah, aldandık! Şu hayat-ı dünyeviyeyi sabit zannettik. O zan sebebiyle bütün bütün zayi ettik. Evet, şu güzerân-ı hayat bir uykudur; bir rüya gibi geçti. Şu temelsiz ömür dahi bir rüzgâr…
Ne kadar gamsızım ben Pek büyük gaf Yaradan. Gaffarsın, Gafursun Sen Meccanen af Yaradan. **** Buldum, lâkin yitiğim Ah! Atân şart Yaradan. Settar ismin ümidim Meccanen ört Yaradan. **** İman,…
Gece, şehrin omuzlarına paslı bir palto gibi çökmüştü. Sokak lambaları yanıyordu ama hiçbir şey aydınlanmıyordu; ışık bazen karanlığı büyütür. Ben bunu en çok o gece öğrendim. Bir adam vardı. Adını…
Sevgili Dost, Biliyorsun beni. Bir şeyler yazarken muhakkak arkada bir müzik olur. mektubu yazarken de Nilüfer eşlik ediyor bana. Mektubu okurken dinlemek istersen eğer "İnkar Etme" şarkısını açabilirsin. …
Huzurun adıydı çay, bir zaman, Garipler meclisine uğradım. Halkada dizili civan, hayran, İzledim, avare bulamadım. ***** Huzurun adıydı çay, bir zaman, Testiden içtim, içtim susadım. İlhamlar yağan lahutî bir han,…
Duru, tertemiz zihinleri kir etti.Sürüyü hepten sefil ve sekir etti.Korkaklarsa yanında, tir tir etti.Kahhar, zalimleri hep yerle bir etti. ***** Yalandır adi kurşunu, birkaç attı.Yazık..! Zulüm girdabına kulaç attı.Halbuki adalet,…
https://youtu.be/VCacwtbf0rU?si=bfHyxa--h07bhEna Sevgili dost, Bugün bir kelime düştü dilime. Tekrar ettim üst üste, sanki her hecesinde ayrı bir sızı, her harfinde dermanı olmayan bir hikâye gizliymiş gibi... Mecrûh... Zihninde…
15 Nisan 2026, Berlin Bugün Berlin’in sokaklarında dolaşırken, zamanın tozlu raflarından düşmüş bir bilgiye rastladım. 1879’da burada, Werner von Siemens’in denemesiyle ilk elektrikli trenin kıvılcımı çakmış; fuar alanında, kısa ama…
Kendi gurbetine düşmüş bir garip yolcuyum şimdi Sesim hem bir eski şarkı hem yeni bir çığlık gibi Sönmüş kandillerin izi var alnımın yazısında Bir yanım sonsuz sükûnet bir yanım pazar…
Yüreğim yufka, ne olur inceldikçe incel Vefasızlık kadar ürkütmüyor beni ecel. ***** Ufkumu karartıyor, dostlar çekince perde Gölge etme! Yüz yüze gelmek de var mahşerde. ***** Zaferin arkasından geliyor hep…