Bahadır’ın Ardından / Faruk Ali
Her ölüm acı ve keder dolu ancak bir evladın ölümünün tarifi imkânsız. Bir daha onu göremeyeceğini, bir daha sarılamayacağını, bir daha yüzündeki o tebessümü göremeyeceğini bilmek çok can yakıcı. Bir…
Her ölüm acı ve keder dolu ancak bir evladın ölümünün tarifi imkânsız. Bir daha onu göremeyeceğini, bir daha sarılamayacağını, bir daha yüzündeki o tebessümü göremeyeceğini bilmek çok can yakıcı. Bir…
“Hey on beşli, on beşli!” diyerek uğurladıBu millet cephelere hicranla nicesini Kalp kasrında âlâmı, ahzânı ağırladıAğıtlarla süsledi, bitmeyen gecesiniNe hengâmdı, belâlar sökün edip gelmiştiFeryatlar anaların ciğerini delmiştiEcel yeli kalplere büyük…
"Bir de bensaman saplarından yapılmışdarmadağınık bir yatak gibibekliyorum SeniBelki de dönersin bir gün buralara Wazir Agha " Beklenen olmak mı ağır ?Bekleyen olmak mı kurşun ?Kaynatılmış ziftler döker duruşunKöhne saatlerin…
Yüreğimden başlayan bir göç hikayesi bu Denizde alevlenen garip sevdama kızdım Geçtiğim yol dağ oldu, bazen boğulduğum su Sana küskünlüğümü yorgunum diye yazdım ... Bakışına hasretse, nazım senden ziyade Ne…
https://www.youtube.com/watch?v=SzdVYp9zO_U AYAK AÇAN: Murat Çobanoğlu CEVAP VEREN: Şeref TaşlıovaCEVAP VEREN İlhamî DemirAYAK: - an içindeMAKAM: Yanık Kerem Çobanoğlu: Deli gönül feryad edip dolaşmaNeler gördün devr-i zaman içindeHicran ataşları(alayları)* oydu canımYara…
Bozuldu mu dostum o sırlı efsun;Yağmurlar yağmıyor bulut görmedenKırağı mı düştü yoksa güllere?Kuşların bahçeye konmuyor neden?Bozuldu mu dostum o sırlı efsun.. Bir yaprağı daha kopardın daldanKadirli efsuslu bir penceredenÇiçekler açar…
Şehrin gri hüznünü yığdın üzerimizeNurpare gittin“Kalsan” diye başlayan tüm cümleler beyhudeCanpare gittinBir baharın izinde adımların asudeDilyâre gittinBir kutup fırtınası kalanın yüreğindeMahpare gittin Gitmen olsa da hazinKaderin kalmamaktı bu Dilruba ŞehirdeSırtında…
Anne, babam gelsinTutayım kışın ceketinin ucundanYazın cebinin kenarındanSürükleyeyim o dağ gibi adamı ardımdanSımsıkı tutsun yine ellerimdenEllerim kurtulamasın tek avucundanBen babamda mahsur kalmaya razıyımNe elma şekeri ne de kırmızı balonBir gülücük…
Fotoğrafa gülen gözlerimArdında gizlenen düşüncelerimYalnızlığım, kederim ama en çokta sensizliğimDakikalara sığdırdığım hasretimEn derine gömdüğüm bahanelerimSen de yok olan seninle var olan kimsesizliğimBir tahta masada anlatması yarım kalan hayallerim Dimdik duruşun…
Putlarını kırmaktan gelmiyordunİbrahimKimsenin evini barkını dergahınıYıkmaktan gelmiyordunGelip sana çattıPörsümüş adamların nefretiDenizi görünceGeri çekilmedinİbrahim eyGeriye bakmadınKaranlık kuyu kalsın yerindeKendini unutmuş suyunu yudumlamadınBudandığın yerden geliyordunBilmiyorlardıBozgun yediğin günleri eliyordunDeğişmeyerekVazgeçmeyerekBir intikam böyle alınırHer zaman…
Gariplik sen ne güzelsin,Sen sessiz çığlığım,Sen gizli hıçkırığım,Sen soframda katığımsın… Gariplik sen ne güzelsin,Sen gecemi gündüz ettiğim,Sen gözyaşımı tükettiğim,Sen bahtına düştüğümsün… Gariplik sen ne güzelsin,Sen boğazımda düğüm,Sen en güzel rüyaları…
tırnaklarımla sürüyorum yaraları sözden saçmalar serpilmiş arıklara her sabah başka tepeden doğuyor gün battığı yer aynı vakit bulamıyor kabuk bağlamaya sürülü mağara kapısı duyulmayan bir yankı bu seslenen ışığı duvara…
Mest olduğum seherlerin nesi mi,Rûhu okşar zülüfleri nesîmi.Gönlü gözü âyâna sor söylesin,Bilen bilir cömert hazînesini.. Yüreğinin kandilini tut uyan,İkramı bol sakın olma uyuyan,Başka demde yoktur onun bûyundan,O her leylin bağrında…
Yangının peşine düştük yanmadanSevmeyi bilmeden bir sevdanın peşine düştükKaranlık bilmedenIşığın peşine düştükDilimizde bir ayrılık türküsüÖnce gurbete düştükArdından tohum diye toprağa düştükDert nedir bilmedenAmansız dertlere düştükVuslat kırlarında koşarkenSılanın yollarına düştükBir baharın…
Gül olmaya niyet ettin Olamadın ne halt ettin Dört bir yanın harap ettin Gül demeye utan gönül *** Sözün hasın hiç bilmedin Dosta urdun irkilmedin Sevgilerde dirilmedin Tüm renkleri satan…
Mest olduğum seherlerin nesi mi, Rûhu okşar zülüfleri nesîmi. Gönlü gözü âyâna sor söylesin, Bilen bilir cömert hazînesini.. Yüreğinin kandilini tut uyan, İkramı bol sakın olma uyuyan, Başka demde yoktur…
Canıma cân idin zor gecelerde, Gittin de can hânem derbeder oldu. Merhem bulunmaz bu ölümcül derde, Yaşamak ölümden bin beter oldu. ~~ Artık ne söylesem kâr etmez sana, Dilimde inkisâr…
Yağmur gece yağar içimeGüneşi arar bir çocukHayalinde gökkuşağıGün doğmazYağmur dinerBir çocuk koşar güneşe doğru... 21.09.2016 – 02:18
Kanada’nın sıradan bir şehrinin, sıradan bir mahallesinde, sıradan bir evde, fazlasıyla sıradan emeklilik hayatını yaşamaya başlamış bir insan Garry. Otuz yıl mesai yapmanın verdiği erkenden kalkma alışkanlığını bırakmaya yeterli olmamış…
Benim bütün dünyam senkenKendine yeni bir dünya kurmuş gibisin… Benim duyabildiğim yegane ses senkenBütün sözlerini ellere saklamış gibisin… Benim dünya gözüyle görmeye tek tahammülüm senkenYüzünü,özünü ötelere dönmüş gibisin… Benim sığınılacak…