mavi bir yorgan gibi örtmeliyiz şiiri
sevdamızın, kavgamızın üstüne
fm
Ne kadar kovsam da kondun dalımaEvime hoşgeldin beyaz güvercinNe olur hayretle bakma halımaAylardır yüreğim ayaz güvercin Gözlerinde ârâm eylemiş hüzünHasret otağına dönüşmüş yüzünGri rengi bile solmuş gündüzünKış gelmiş, kalmamış o…
Hani bana hep öğüt verirdin, “alma” derdin!Bana ait olmayanı bugün aldım baba…“Kul hakkından bir dirhem dahi çalma” derdin!Bugün felekten bir gün çaldım baba… Kendi halimizde oturduk garip kuş gibi,Ne ekmeğim…
Yapraklar düşerken takvimlerden İnci/nmiş gözlerinden yaşlar Avuçlarımda yaşar Kanatları inci/den kuşlar Filamingoların gagasında Taze çiy damlası adın Akik taşlarda akan nehirler Fırtınaları soğuran bulut Yakaladım köşe başlarında Saklambaç oynayan caddeleri…
ZindanlarZindan olacak sizeElbet her bir darbenizVahim ferman olacak sizeCahim ferman olacak size...Yürüdüler koridorlarıTebTebTebBetBetBetTebbet Tebbet Tebbet...Açılır, kilitlenir çelik kapılar üzre,Kafeste bir kuş gibi inler nahif kadınlar..Ve kolunda çocuklarYüzleri solgun baharDuvar inmiş…
Karadayı Nur yağsın eskiye rağbet edelimFeodal düzene geçelim artıkDeveyi biraz da öyle güdelimGelin derebeyi seçelim artık Ekvatorlu Adalet, hak-hukuk külliyen zararİnsanın yok yere neşesi kaçarEdebin, ahlakın ne faydası var?Şu ütopyaları…
Bir endam aynası karşımdaAdım sayıyorum kendimeAldım, verdim, ben seni yendim...Yendim, deyip gözgöze geliyorum kendimleYendim...Yendim...Yenildim...Ruhumun ilhamlarına sığınıyor iç sesimDar sokaklardan geçiyor çığlıklarımMağlup olmuş bakışlarımHadi baştanAldım, verdim, ben seni yendim...Yen-dim...Yen-dim...Ye-nil-dim...Bu sefer vurgulu…
Bazen sessize almak isterim dünyayı.Geride bir tek dalga sesleri olsun kulaklarımda.İçimi susturmak isterim.Bütün seslerden uzak, sessizliği düşlerim. O vakit sakinlemek istesem bir gölge altında,O gölgelik, muhakkak benim defterim olur..Kalem nefesim…
Bu ıssız yerlerde ıtır kokusuApansız rüzgârın önünü keserBak çoktan bölünmüş ayın uykusuKayan yıldızlarda sırlı her haberBu ıssız yerlerde ıtır kokusu Ah yorgun ah bezgin kaldığın andaHadi der mırıldar narin bakışlarİfritten…
gel desem ulaşmıyor sesimduy desem sesime ben sağırtut desem pare pare toz bedenimdenaralık kalsın , aralık kalsın ben türkü olsam ozanlar susarben yol olsam seyyahlar döner eveşimdi göçmen kuşları bileköy…
Oturduğum masalardan başladı benim sürgünüm.Sonra gönülleri sürgün etti evlerine, işlerine düzenlerine aşık kavmimin.Bir sabah uyanıp her yanımda yaralarını hissettim, cüzzamlı bir hastalığın.Bakışları bunu söylüyordu, etrafımda kümelenen tüm fısıltıların.Sevgi saygı insanlık…
Hakikatin peşinde yorulmaksa eğer hayat,Yaşamadım.Bir nehirde temizlenip durulmaksa eğer hayat,Yaşamadım.Zirvelere tırmanarak geçebilmek dağları,Bir bir parçalamak göğsündeki eraciften ağları,İncitmemek ayırmadan ölüleri sağları,Heyhat yapamadım,Ben beni aşamadım.Artık güzündeyim uzun ince yolumunDerdest hüzündeyim takati…
Anam yok dert yanayımBabam yok dayanayımYar gelmemiş ayayımGönlümün gök yüzüne Çekmez gönül kantarıNeşe yok gam ambarıBürür bu şom zemheriHüznümün örtüsüne Kâh baygın kâh ayılmışBitmeyen yolda yılmışÖmür gün gün takılmışVaktin tel…
Aç kalbinin kafesiniSal gitsin ürkek güvercinleriRuhun titrek bir mum ışığıBedenin bir ülkenin soğuk kışıYüzüne yansımış yakamozlarGöz bebeklerinde hırçın dalgalarGecenin sukutudur çığlıklarGöz yaşlarındır parlak yıldızlarÇekilmiş kirpiklere sukûtî sürmelerDost bildiklerim karanlığın yareniBaykuşlar…
Bir adam umudu bulduVe karşılıksız bıraktı insanların gözlerindeBakışlar keskin bir susturucuHerkes gördü bahar çiçeklerini birindeAdam sakince yere bıraktı onuElleri bembeyaz yüzündeGitgide kırıştığını fark ettiÖmrünün serverliğindeO da yıllardır amacını arıyorduOysa ne…
Takvimler döküldü yaprak yaprak, zaman değiştiSaçlarıma düşen akta imtihan değiştiEvhamlar çaldı huzurumun nikabınıTükendi nev-baharım derman değişti Güveler sardı ruhunu zamanın, an değiştiGönülde vicdan, akılda izan değiştiİhanet sarmalında işlendi bu cinayetŞaştı…
..Hani şöyle sımsıkı sarılsam..sana dair tüm hasretim,kollarımın arasından akıp gidecek gibi..Senden uzakta geçen zamanın telafisi olacak,zaman sanki bıraktığımız yerden devam edecek gibi..Sancılı sürecin açtığı yaralar,izler kaybolacak..Ruhumdaki tüm boşluklar kapanacak,kalbimde kelebekler…
Rabbim! Dedi:Sustu, kış yaprağına düçarKar çiçekleri, ağladı.Oyuklar oyuldu tırnakla.Zemheri üçe bölündü:Üçüncüsü, direndi şafağaAylar hep ve hiç yirmi sekizYıldan ikisi eksik ve fazla.Rabbim!Bütün arda kalan iki ve üçlerHep beyaz yazmaya mı…
yine kayboldum, istasyonun adı lazım değilistasyonun bilgecesi gözlerinşehri, yönü, numarası farketmez bir treninyön'bilmez vagonlarında ağlamak marifetimsırtımda dünya küskünü bir mazeretinçulha yalnızlığıyla selamlıyorum yalnızlığını dizginlenmiş mazeretlerin Kötürüm bir güzelliksin neyleyimSana olan…
Bir hal oldu bana Aslım'ı gördüm,Bir şey diyemedim halden utandım.Bilmem hasta mıydı yaslı mı gördüm,Renkten renge girdim aldan utandım. Uzaktan seyrettim yaklaşamadım,Derdimi bir türlü paylaşamadım.Yanına varıp da söyleşemedim,Kurudu damağım dilden…
Günlerden Cuma , haftanın son mesai günü…. İncecik yağmurun altında duran , iki vagonlu kırmızı tramvay Her yağmur tanesini bir melek indirirken yeryüzüne benim gibi bedeni ve ruhu yorgun…. Rüzgârın…