Sonum / Aksel Turgut Tuna
Yağmuru hayal eden güneş kadar mahzunum,Rüzgarlarda raks eden, bir toz mu benim sonum? Ilık bahar sabahı yeşillerde bir tonum,Güz başında sürünen, bir yaz mı benim sonum? Mazilerde kaybolmuş bir sevdaya…
Yağmuru hayal eden güneş kadar mahzunum,Rüzgarlarda raks eden, bir toz mu benim sonum? Ilık bahar sabahı yeşillerde bir tonum,Güz başında sürünen, bir yaz mı benim sonum? Mazilerde kaybolmuş bir sevdaya…
Kül argınıGözleri nemliYol aşığıYağmur ıslatanToprak ağlatanGamı kederi dağıtanGül yangınıGözyaşını damıtanAb-ı hayatıHayatın âhıÂh…Âh sevdiği…Sever âhı…Yağmurların toprağıToplu kıyamıÖldürür de diriltmezGönül gülünün secdegâhı…“Gülüm…”Güldür gülümBakma öyleBana zulüm Gül yangınımKül argınımDargınımÖz suyu dimağımCan suyu tesellimSecdem…
Uyandın mı dostum bazı gecelerde sendeZihninde yaşanmış kabusların pençeleriKayboldun mu hiç, ruhundaki karanlıklardaBir bahar özlemiyle yaşadığın demlerdeBilemezsin, gurbet vurur insana ansızın Sarar dimağını yaşanmış hatıralar bir birBir bakarsın maskat-ı resinde…
Doğup büyüdüğüm şehrin caddelerinde dolaşıyorum.Gençliğim geliyor peşim sıra.Üç genç kız kol kola girmişler,Sebepsizce gülüyorlar her şeye…Vitrinlerin camlarına bakıyor,Her biri gözlerinden ışıklar saçıyor.Üç genç kız,Tuhafiyeden annesinin istediklerini alıyor,Hava kararmadan eve varıyorlar.…
Tekrar bir şeyler yazmaya başlamak için 3.5 yıl geçmesi gerekiyormuş o geceden. Hayatın donması gibi kelimeler de donarmış. Çıkmaması gerekirmiş ağızdan, yazılmaması elzemmiş.Hayat dondu sanki bizler için. Ağlamak istedik ağlayamadık.…
Dönüşüm, Franz Kafka'nın kaleme aldığı toplumların ve toplum içinde fertlerin çelişkilerini göz önüneseren bir başyapıt. Kafka bu uzun öyküsünde kullandığı böcek metaforu ile okuru mecazi anlatımın uçnoktalarına taşıyor. Dünya klasiklerinde…
Mevla’m, Nevbahar gelsin artık buzlar çözülsünGöçmen kuşlar dönerek semamızda süzülsün.Bir diriliş sun bize Nebi’nin nefesindenHerkes necâta ersin zulümât kafesinden.Çekilen sancılardan yeni bir nesil yaratBu muhabbet soyundan ders alsın Mecnun, Ferhat.Davûdî…
Hayatın baharı mevsim tam deminde Hasretin vuslata dönüştüğü demde Bülbülün güle kavuştuğu mevsimde Ben derdimi açmayı beceremesem deSen derdimi anlarsın gözlerinden elbetteBahardır aşkın mevsimi her demde
Kelimeler sızlar soluduğumda,Bir parçadır kopar sol boşluğumda,Resimlere dönüp her baktığımda,Gel desem, dön desem duyar mısın ki. Bir türküdür çınlar hep kulağımda,Yadıma düşersin her duyduğumda,İsmin dil ucuma dolandığında,Gel desem, dön desem…
Ben baharı saklayıp eski bir sandukadaErguvanlar açarken kime sunmak istedimAcı tatlı ne varsa ağrıyan yanlarımlaOlur ya bir gün çıkıp sana gelmek istedimBen baharı saklayıp eski bir sandukada Zehir katran ne…
Ne şiir tarif eder ne makale ne romanBu derdi anlamaya bir başka gayret isterGün geçer unutursun, ilaçtır derler zamanAmma, sabretmek zordur ayrılık zahmet ister Bazen içine gömüp çaresizce sinmektirBazen yokuşta…
Bir mavi gökyüzü, bir mavi deniz,Ve sen, rıhtımdaki yalnız kadın.Akseder rûhuma tavrından bir iz,Hüzzam bir şarkıdır dilimde yâdın. Uzak diyarlar mı cezbetti seni,Yoksa bir elvedâ faslında mısın.Bırakıp ardında vedâ bûseni,"Dönülmez…
Üşürsün Bazen Mevsimlerin ve bulunduğun kıta ya da yarımkürenin hiç önemi yok. Çölün ortasında ya da Akdeniz'in masmavi sularının kenarında da olsan üşürsün. Mezarının üzerinde :Yurdumdan uzakYağmurlar içindeyimAkşam olduSürgünSusuyor ,…
(özgürlüğe) susananlar bilsin kıymetini bakır maşrapaların buz tutmuş çeşmenin akışkan isyanı gibi üç kesik sızıntı, bir nadas huzur gecenin koynunda, şu en karanlık anında sabaha illegal selamlar çakarak anne yüzü…
Kasvetli bulutlara belenmiş dünyaBir baştan bir başa acı, ıstırap..Bu zifir bu karanlık..göz gözü görmezBuhran yine buhran; her şey mi serap!.Kasvetli bulutlara belenmiş dünya Her gün kızıl kıyamet; ufuklar sisliZalam zalam…
Hercai bir tırtıl buğday başağından usanır, ve başağın kendisine yazdığı bir mektubu yırtıp mahzene atar. Fareler mektubu iştahla kemirir. Yıllar sonra kutsal kitabının arasından şöyle bir mektup çıkar.. Çimlere basmaya…
Dilimde, pusuda bekliyor gerçeği ikrarZamanı geldiğinde konuşacak tekrar tekrarHer doğru her yerde söylenmiyorYoksa susmam değil, gerçeği inkar Ruhumda sekine, dervişcesine sabır dilediYaşanıyor insanlık sahnesinde bir trajediHak yetim, haksızlık revaçta, bilinmiyorKorku…
Her gün oturduğu sofradan doyduğunu hissetmeden kalkıyordu. Bir türlü doymakduygusunun tanımını yapamıyordu içinde. Ailecek oturdukları sofralar geliyordu gözününönüne. Arkasından ağlayan tabaklar, onun yediklerini bulamayanlar… İçinde hep hiçtanımadığı, varlığından bile haberdar…
Dudağında tatlı söz,Yanağında ben olsam.Ayağında yemeni,Göyneğinde yen olsam. ... Gözlerinin bebeği,Ciğerinin köşesi.Sen olsam senden içre,Aslın özün ben olsam. ... Canım sana peylesem,Bana vedâ eylesem.Rûhun sarsa tenimi,Ben aslında sen olsam. ...…
Tuttuğum el soğuk, duvarlar dümdüzAcılar bende, enkazlar bendedirGüneş doğmadan üzerime henüzOğullar da bende kızlar bendedir Su dedi toprağın altında bir sesÜşüyor ayaklar, bedenler bikesEnkaz içinde mecalsiz bir nefesDokundu ruhuma gizler…