Kimi Zamanlar! / Ertekin Ekin
İçi boş şeylerin arasından usulca ayrılıp sessizlik arar kalbiniz bütün boğulmuşluklara inat! Zamanın ve mekânın içerisinden ustaca sıyrılıp dingin bir koyak arayışıdır belki de bu. Söz denizi bitmiş…
İçi boş şeylerin arasından usulca ayrılıp sessizlik arar kalbiniz bütün boğulmuşluklara inat! Zamanın ve mekânın içerisinden ustaca sıyrılıp dingin bir koyak arayışıdır belki de bu. Söz denizi bitmiş…
Mavinin en açık tonundan en koyu tonuna doğru uzanan denizin kenarında, irili ufaklı taşlarla arkadaş olmuş kumsalda uyuyorum ben. Taşların sıcaklığı bedenimi tatlı tatlı yakarken gözlerimi açıyorum. Denizin tuzlu suyu…
..Hani şöyle sımsıkı sarılsam..sana dair tüm hasretim,kollarımın arasından akıp gidecek gibi..Senden uzakta geçen zamanın telafisi olacak,zaman sanki bıraktığımız yerden devam edecek gibi..Sancılı sürecin açtığı yaralar,izler kaybolacak..Ruhumdaki tüm boşluklar kapanacak,kalbimde kelebekler…
Tatlı bir huzur kaplamıştı içini. Gözlerini açsa sanki bitecekti bu güzel an. Gerçek miydi yoksa rüyada mıydı biran emin olamadı. Dinlemeye devam etti. Harika bir melodiydi bu. Hem tanıdık, hem…
Eskiden cüzdan falan yoktu çoğu insanda. Ya da vardı da zenginler içindi öyle şeyler. Bizim gibi fakirler, olan biten üç-beş kuruşunu ya koynunda, ya boyunlarına astıkları veya kuşağının kıvrımlarına yerleştirdikleri…
Rabbim! Dedi:Sustu, kış yaprağına düçarKar çiçekleri, ağladı.Oyuklar oyuldu tırnakla.Zemheri üçe bölündü:Üçüncüsü, direndi şafağaAylar hep ve hiç yirmi sekizYıldan ikisi eksik ve fazla.Rabbim!Bütün arda kalan iki ve üçlerHep beyaz yazmaya mı…
Günlerden Cuma , haftanın son mesai günü…. İncecik yağmurun altında duran , iki vagonlu kırmızı tramvay Her yağmur tanesini bir melek indirirken yeryüzüne benim gibi bedeni ve ruhu yorgun…. Rüzgârın…
Yıllardan nar ,aylardan Aralık.Beklenen ve bekletilen,çaresiz, kimsesiz.Geride kalanlar şiirdeki kadar ümitsiz .Uğurladıklarına ne el salladılar, ne de mendil.Göç için yola koyulan kervan sahipsiz ve sessiz .Yüzlerini soğuk veya yakan sıcak…
Bir endam aynası karşımdaAdım sayıyorum kendimeAldım, verdim, ben seni yendim...Yendim, deyip gözgöze geliyorum kendimleYendim...Yendim...Yenildim...Ruhumun ilhamlarına sığınıyor iç sesimDar sokaklardan geçiyor çığlıklarımMağlup olmuş bakışlarımHadi baştanAldım, verdim, ben seni yendim...Yen-dim...Yen-dim...Ye-nil-dim...Bu sefer vurgulu…
Kaldırımlara ürkek bir yabancının ayak basması nahifliğinde dokunan adımlar gibi düşüyordu yağmur taneleri. Onları yakalamaya çalışan minik, haylaz sarı sarı kedi yavrusu gibi görünen yerdeki yaprak denizi arasında yürüyordum…
Yüzündeki derin çizgilerin, yaşanmamış yıllardan alacağı olduğu belliydi. Sessizliği, zamanın kör kuyusundan çıkarmış, kendine yoldaş etmiş. Ara sıra kendi kendine konuşmasını duymasam, konuşmayı unuttuğunu zannedeceğim. Büyük dayım, nenemin en çok …
"Daha senden gayrı aşık mı yoktur Nedir bu telaşın vay deli gönül" Ruhsati gözlerinde buğulanmış yolculuk telaşıyım şimdi perdedarı olduğum tüm umarsız vedalar adına baharı bekliyorum bekliyorum bekliyorum bekliyorum (gülümser…
Ben geldim çocuk,kalbinin yanaklarını okşamaya. Acıyan yanlarını bağrıma basmaya. Bunca vakit ayrılığımızın tek artığı pişmanlığımı aldım da geldim samimiyetime şahit tutmaya. Sadece benim ihtiyacım olduğu için değil ikimiz için geldim…
..... Sevdânla kuşatıldım dört bir yanımdan Roza, Ya gönlümü tutsak et ya çık aklımdan Roza. ..... Sîneme saplanan ok gibidir her bakışın, Sevdikçe ölmekteyim anla hâlimden Roza. ..... Dikenli sözler…
Zülfü Livaneli’nin kaleme aldığı son kitabı; Kaplanın Sırtında.Türü roman. Ancak bu esere sadece roman demek haksızlık olur.5 senelik bir araştırmanın sonucunda ve gerçek belgelerle ortaya çıkan bir eser.Üstelik yazar hikayesini…
Kış iyiden iyiye kendini hissettirmeye başladı. Sokaklardan el etek erkenden çekiliyor artık. Akşam karanlığının da erkenden düşmesi ile bir ayın daha bittiği anlaşılıyor. Mevsimlere ait aylar, mevsimi ile biterken acele…
Tüm şehitlerimizin ve geride bıraktıkları emanetlerinin aziz hatırasına…. Nice şairlerin şiirlerinde ‘Oysa ben akşam olmuşum, yapraklarım dökülüyor usul usul, adım sonbahar.’ diye anlattığı bir eylül akşamın da, yani hüznün ayında,…
Ruhum daraldı yine Sen'siz, Sen'siz, Geceyi geziyorum sessiz, sessiz. Gündüz kaybettiklerimi bulur muyum diye, Gecede arıyorum yolsuz ve izsiz. ** Ömrüm akıp gidiyor elimden istemsiz, Günüm, günüme uymuyor, hepten dengesiz.…
Selam. Bugünkü hikâye anlatıcısı ben olayım istedim. Herkesin bir hikayesi vardır değil mi, herkesi olduğu ana getiren bir yaşam öyküsü...Benim öyküm de bu evde başladı, kendimi bildim bileli bu evden…
Beyhude ömrümüz geçip gidiyor, zamanı durdurmak imkansız. İnsanlar eskir, evler eskir, anlayışlar eskir,şehirler ve medeniyetler eskir. Öyle ki, bir babanın hayallerinin ve dünyada edindiği bir gayenin evladı için hiç bir…