Kimin Umurunda/ Şeref Bulut
Kör gözler, sağır kulaklar el ele bahtiyar Elbet her şeyin mahdut bir vakti var Son basamakları çıkıyor, genç, ihtiyar Hazin gurbette çığlık, kimin umurunda ... Garip, yalnız geceler, soğuk ve…
Kör gözler, sağır kulaklar el ele bahtiyar Elbet her şeyin mahdut bir vakti var Son basamakları çıkıyor, genç, ihtiyar Hazin gurbette çığlık, kimin umurunda ... Garip, yalnız geceler, soğuk ve…
-Göklerin kapısında Nur ve Feyzi- Güneş, Karadağ ile Hacı İbrahim dağı arasından altın gibi başını uzatmış, üçüncüleri Allah olan iki yolcuya göz kırpmaktadır. Kalplerini birbirlerine rapteylemiş, Peygamber (sav) in ayak…
içimde demirden kocaman bir pencereve kalbime saplanan parmaklıklar küçüle küçüleaydınlığa açılan bir kapıdan çıktımüzülme!daha önce de ayrıldık seninle.. nereye gittiğimi bilmeden yürüdümiçimde bitmeyen kavimler göçükaç gün sürdü, kaç sürgün..sarı çiçeklerden…
Kottbusser Damm’daki kütüphanedeydim. Raflarda titizlikle bir şeyi aradığımı ve bulamadığımı anlamış olacak ki görevli kadın yanıma geldi ve yardımcı olmak istediğini söyledi. Teşekkür ettikten sonra “ich suche Zweig” dedim. Zweig’i…
Bazen sessize almak isterim dünyayı.Geride bir tek dalga sesleri olsun kulaklarımda.İçimi susturmak isterim.Bütün seslerden uzak, sessizliği düşlerim. O vakit sakinlemek istesem bir gölge altında,O gölgelik, muhakkak benim defterim olur..Kalem nefesim…
İki poğaça alabilir miyim? Tezgahtar biri peynirli diğeri zeytinli iki poğaçayı poşete koydu. Yolumun üzerindeki bu pastane uğrak yerimdi. İşyerinde sabah çayı bu saatlerde hazır oluyordu. Bir bardak çayla birlikte…
yine kayboldum, istasyonun adı lazım değilistasyonun bilgecesi gözlerinşehri, yönü, numarası farketmez bir treninyön'bilmez vagonlarında ağlamak marifetimsırtımda dünya küskünü bir mazeretinçulha yalnızlığıyla selamlıyorum yalnızlığını dizginlenmiş mazeretlerin Kötürüm bir güzelliksin neyleyimSana olan…
Bu nasıl bir şey, bence tanımlanmamalı... Her tanım onu sınırlandırmak olur, bir kalıba koymak... Oysa aşk her gün yeni bir anlam kazanmalı, hatta bazen manasını kaybetmeli ve mantığını. Sonra yeniden…
Bir hal oldu bana Aslım'ı gördüm,Bir şey diyemedim halden utandım.Bilmem hasta mıydı yaslı mı gördüm,Renkten renge girdim aldan utandım. Uzaktan seyrettim yaklaşamadım,Derdimi bir türlü paylaşamadım.Yanına varıp da söyleşemedim,Kurudu damağım dilden…
gel desem ulaşmıyor sesimduy desem sesime ben sağırtut desem pare pare toz bedenimdenaralık kalsın , aralık kalsın ben türkü olsam ozanlar susarben yol olsam seyyahlar döner eveşimdi göçmen kuşları bileköy…
Bugüne kadar üç ülkede bulundum ve üç farklı kültür tanıdım. Her birinde yeniden başlamam gerekti. Hayatımızın bazı dönemlerinde başlangıçlarımız, yeniliklerimiz olur. Benim başlangıçlarım en baştan başlamaktı. Sıradan bir hayat serüveninde…
Afrika’ya geleli neredeyse dört yıl oldu. Tropikal iklimin hakim olduğu bu ülkede, yılın 12 ayı, yaz mevsimini yaşadığımızdan olsa gerek, zamanın nasıl geçtiğini hiç anlayamıyorum. Kendimi sanki birkaç ay önce…
Oturduğum masalardan başladı benim sürgünüm.Sonra gönülleri sürgün etti evlerine, işlerine düzenlerine aşık kavmimin.Bir sabah uyanıp her yanımda yaralarını hissettim, cüzzamlı bir hastalığın.Bakışları bunu söylüyordu, etrafımda kümelenen tüm fısıltıların.Sevgi saygı insanlık…
İnsan, yasını ve kederini içinde tutar; yüzünde taşır. Lakin her insan böyledir anlamına gelmez bu. Kimi insanlar da konuşarak rahatlamayı seçer. Hele hele şair, yazar ve sanatçılar, onu, sanatıyla ortaya…
Hakikatin peşinde yorulmaksa eğer hayat,Yaşamadım.Bir nehirde temizlenip durulmaksa eğer hayat,Yaşamadım.Zirvelere tırmanarak geçebilmek dağları,Bir bir parçalamak göğsündeki eraciften ağları,İncitmemek ayırmadan ölüleri sağları,Heyhat yapamadım,Ben beni aşamadım.Artık güzündeyim uzun ince yolumunDerdest hüzündeyim takati…
Aç kalbinin kafesiniSal gitsin ürkek güvercinleriRuhun titrek bir mum ışığıBedenin bir ülkenin soğuk kışıYüzüne yansımış yakamozlarGöz bebeklerinde hırçın dalgalarGecenin sukutudur çığlıklarGöz yaşlarındır parlak yıldızlarÇekilmiş kirpiklere sukûtî sürmelerDost bildiklerim karanlığın yareniBaykuşlar…
Bu ıssız yerlerde ıtır kokusuApansız rüzgârın önünü keserBak çoktan bölünmüş ayın uykusuKayan yıldızlarda sırlı her haberBu ıssız yerlerde ıtır kokusu Ah yorgun ah bezgin kaldığın andaHadi der mırıldar narin bakışlarİfritten…
Bir adam umudu bulduVe karşılıksız bıraktı insanların gözlerindeBakışlar keskin bir susturucuHerkes gördü bahar çiçeklerini birindeAdam sakince yere bıraktı onuElleri bembeyaz yüzündeGitgide kırıştığını fark ettiÖmrünün serverliğindeO da yıllardır amacını arıyorduOysa ne…
Dikkat dikkat bu bir gezi yazısıdır. Şimdi efendim köşe yazısı, öykü derken kendini şiirde bulmuş biri olarak dedim ki neden bir gezi yazısına da burnumu sokmayayım. Affedersiniz kalem atmayayım. Olur…
Takvimler döküldü yaprak yaprak, zaman değiştiSaçlarıma düşen akta imtihan değiştiEvhamlar çaldı huzurumun nikabınıTükendi nev-baharım derman değişti Güveler sardı ruhunu zamanın, an değiştiGönülde vicdan, akılda izan değiştiİhanet sarmalında işlendi bu cinayetŞaştı…