Affetmeyeceğim / Mahir Karasu
Nemli mavi gözleri vardı çocuğun. Birkaç damla yaş, yanaklarında hüzün buseleri kondurdu. Dudakları titriyordu. Başını öne doğru eğdi. -“Babamı ve annemi kaybettim” dedi. -“Nehri geçemediler mi” diye sordu Yunan asker.…
Nemli mavi gözleri vardı çocuğun. Birkaç damla yaş, yanaklarında hüzün buseleri kondurdu. Dudakları titriyordu. Başını öne doğru eğdi. -“Babamı ve annemi kaybettim” dedi. -“Nehri geçemediler mi” diye sordu Yunan asker.…
Yaşın on ikiydi narin dal idinGızımdın guzumdun mana bal idinEvimizde teze güller açardınYüreklere gülden goxu saçardınHeç isterdi gönlüm sen üzülesen?İsterdim ki gülüm her dem gülesenEma memleketi hezan almıştiZalimi beklemax bize…
Gölbaşı tren istasyonu gişesinden saat 15’e, 11.Eylül 1945 tarihli iki bilet alıp cebine koyduğunda, dışarda bankta bıraktığı Samite’nin yerinden fırlayıp perona doğru giden poşili, siyah deri çizmeli yaşlı bir adamın…
On beş aylık esaretin ardından;Uzun tutukluluk süresi göz önünde bulundurularak, adli kontrol şartıyla salıverildim. Saatlerinasırlaştığı mahpustan.Aklım boşlukta dönen çark gibi kararsızdı. İki yılda iddianamesi dahi hazırlanmayan davama adaletinsirayet etmesi mümkün…
İnsanlığın, İnsan Haklarını Hatırlaması "Savaşan iki ordu,uzaktan bakınca intihar eden tek bir ordu gibi görünür." der Eflatun. Nitekim geniş coğrafyalardaki insanların hayatlarını altüst eden 2. Dünya…
Doğarsın... Günler tek tek sayılır. Sabırsızlıkla kırkının çıkması beklenir. Ömrünün ilk kırkı ‘Kırk Uçurma’ törenleri ile karşılanır. Tebrikler, dilekler hep daha nice kırkları görebilmek içindir. Biz unutsak da sonraki her…
Sarı zamanlar yaşadık,sarı zamanlar; Zamanı zaman kovalarmış, Vakitler sustu çoktan, Kahvesi geldi yaşamın, Sonrası uçsuz bucaksız beyaz, Şimdi biz yeşilin hayaliyle Ve de nicesi yeşilden gelen, Mavi gökyüzünde uçurtma kovalıyoruz;…
Sırtımda heybem azıcık katığım Yürüyorum bilinmezlere Kirli puslu bir hava Bir elimde barut diğerinde ateş Kıstırdım kendimi taş avluda Taşlar yosun tutmuş Tutunamadım Çekildim karanlık dehlizlere Küf kokusu kılavuzum Sürünüyorum…
An gelir kopar fırtına, sessizliğini bozar zamanAn gelir dur/ul/ur kalpler çakınca şimşekler Asude bir iklime döner cihan duyulur o sesVe an gelir mızraplar dokunur inleyen tele!An gelir saban çizisine düşen…
Baksaydınız ağlamıyordum lakin yanaklarım ıslanır gibiydi. Acı, kalbime vuruyordu sere serpe. Hani biri için çok üzülürsün de elin yetişmez, gücün yetmez; hiçbir lügatta onu teselli edecek bir kelam bulamazsın ya,…
anne evimizyeniden gitsek diyorumavluda duran eski arabagece eksilmeyen sesi, uğursuz baykuşunbabamın gölgesi karışan nar ağacıçekirge sesleri,çuha çiçeği, bahçemizanne düşümde çizgili her şeykarıncalı bazen deçekmiyor interneti ruhumunbegonvil kokuları da gelmiyor artıksesini…
Silme gözyaşlarını; Yeşerir belki bahar yeniden bahçemizde, Dikenler sarmaşığa döner kelepçemizde, Bir sabah ufuklara çevir bakışlarını. Silme gözyaşlarını; Hüznün tarihler boyu en yanılmaz tanıktır, Çilelerle yoğrulan âhın kordan yanıktır, Sûr…
Her ölüm acı ve keder dolu ancak bir evladın ölümünün tarifi imkânsız. Bir daha onu göremeyeceğini, bir daha sarılamayacağını, bir daha yüzündeki o tebessümü göremeyeceğini bilmek çok can yakıcı. Bir…
“Hey on beşli, on beşli!” diyerek uğurladıBu millet cephelere hicranla nicesini Kalp kasrında âlâmı, ahzânı ağırladıAğıtlarla süsledi, bitmeyen gecesiniNe hengâmdı, belâlar sökün edip gelmiştiFeryatlar anaların ciğerini delmiştiEcel yeli kalplere büyük…
Canımızı yaktın be çocuk. Gittin de arkanda söz mü bıraktın. Sözü bitirdin. Göçtün de ardında can mı bıraktın?Oysa anasının kuzusuydun. Babasının biriciğiydin. Altın bir nesle namzettin. Ne ümitlerin vardı kuzum…
https://www.youtube.com/watch?v=SzdVYp9zO_U AYAK AÇAN: Murat Çobanoğlu CEVAP VEREN: Şeref TaşlıovaCEVAP VEREN İlhamî DemirAYAK: - an içindeMAKAM: Yanık Kerem Çobanoğlu: Deli gönül feryad edip dolaşmaNeler gördün devr-i zaman içindeHicran ataşları(alayları)* oydu canımYara…
Putlarını kırmaktan gelmiyordunİbrahimKimsenin evini barkını dergahınıYıkmaktan gelmiyordunGelip sana çattıPörsümüş adamların nefretiDenizi görünceGeri çekilmedinİbrahim eyGeriye bakmadınKaranlık kuyu kalsın yerindeKendini unutmuş suyunu yudumlamadınBudandığın yerden geliyordunBilmiyorlardıBozgun yediğin günleri eliyordunDeğişmeyerekVazgeçmeyerekBir intikam böyle alınırHer zaman…
Yangının peşine düştük yanmadanSevmeyi bilmeden bir sevdanın peşine düştükKaranlık bilmedenIşığın peşine düştükDilimizde bir ayrılık türküsüÖnce gurbete düştükArdından tohum diye toprağa düştükDert nedir bilmedenAmansız dertlere düştükVuslat kırlarında koşarkenSılanın yollarına düştükBir baharın…
Kanada’nın sıradan bir şehrinin, sıradan bir mahallesinde, sıradan bir evde, fazlasıyla sıradan emeklilik hayatını yaşamaya başlamış bir insan Garry. Otuz yıl mesai yapmanın verdiği erkenden kalkma alışkanlığını bırakmaya yeterli olmamış…
Gözümdeki yaşBaşımdaki taçYanağımdaki gamzeKulağımdaki nağme,Burnumdaki sızıiçimdeki acı,Zihnimdeki hasretRuhumdaki kasvet,Dizimdeki dermanGönlümdeki heyecan,Dilimdeki tattır.Memleket hayattır.Hasretinde yandığımVuslatında kandığımYokluğunda öldüğümVarlığında güldüğümAyrılınca döndüğümHayalimde kurduğumÖzgürlüğün adıdır.Memleket var olmaktır.Doğduğumda yıkandığım bulakÇocuklukta beni saran döşekGençlikte savunduğum toprakOlgunlukta verilen…