Süresiz Eylem-3/Farzımuhal

Anne yahut koğuşa ağıt-

İçindeki buhranı bilemez karanfiller
Nergislerin sevdası geçmez dil çarşısında
Pusu kurmuş bağrına yolsuz kalmış sefiller
Diz çökmeni isterler nadanın karşısında
Sanma kurnaz tilkiler yoldaş olurlar sana
Sanma  beyaz katarlar koğuşta süveydana

Sıkıldın biliyorum karanlık dekorlardan
Ağladıkça can parçan ,ciğerin olur pare
Bir fısıltı yayılır nemli koridorlardan
“Bu çıldırtan halete figan yegane çare”
Sanma ahraz ozanlar türkü yakar sevdana
Sanma poyraz dokunur sine-i rüveydana

Kırlangıç ürpertisi ruhunda devşirdiğin
Karanlık yolculuklar göç hikayene tema
Bir avuntu çorbası döşünde pişirdiğin
Yıldızlardan firari yollara düşmüş lem’a
Sanma burulur dilin yare şiir yazarken
Sanma sorulur halin perperişan gezerken

Ümit asil bir gömlek,kutlu bir elbisedir
Bilerek giymelisin ,ondan bu haykırmalar..
Yanağına yakışan ıslak kızıl busedir
Ayağının altına sergi olsun sırmalar
Sanma durulur deniz ,henüz vakit çok erken
Sanma kavrulur tenin ,fırtınalar koparken

farzımuhal

This Post Has One Comment

  1. Adem Yağmur

    Bir çocuk telaşındayım.
    Dokunsam yanacak mıyım,
    Dokunmasam inanacak mıyım?

Bir yanıt yazın