Cansız Şahitler
Hafıza ile maziye uzanan bir yolmuş Sessiz delilim, cansız şahidim fotoğraflar. **** Dostlarım vefasız, zamanla unutur olmuş Mahzun delilim, cansız şahidim fotoğraflar. **** İstila da denecek kadar albüme dolmuş Naçar…
mavi bir yorgan gibi örtmeliyiz şiiri
sevdamızın, kavgamızın üstüne
fm
Hafıza ile maziye uzanan bir yolmuş Sessiz delilim, cansız şahidim fotoğraflar. **** Dostlarım vefasız, zamanla unutur olmuş Mahzun delilim, cansız şahidim fotoğraflar. **** İstila da denecek kadar albüme dolmuş Naçar…
Bir vakit adın geçse, mest olurdu nağmeler,Sesinden ince ince gül kokardı heceler.Sanırdım gözlerinden ömrüme gün doğacak;Bilmezdim, her güzel rüya bir sabah unutulacak.Geceyi saçlarından çaldım, gözlerinden bahârı,Bir tebessümün uğruna gezdim bunca…
Ne Kitap'tan bir ayet duymuştun Ne de O'ndan mucize görmüştün Ne muhteşemdi iman edişin Ey Sıddık-ı Ekber Ebu Bekir! **** Gündüzdü, kuşanmıştın, hem tektin Gıpta ettiren yiğit gidişin Güzide ah…
Bir çeşmenin taşında unutulmuş su gibiydim,kimse dokunmadı, kendi içimde çoğaldım.Uzak bir dağın ardında kalan beyazlıkgözlerime değdi, sustum;bazı güzellikler bakılınca eksiliyor.Bir yol geçti içimden,üzerinde ayak izi yoktu.Kırmızı bir gülün gölgesi düştü…
Göğün alnına asılmış dev ekranlardagün batımı bile reklam aralarına bölünüyor artık.Bir serçenin kanadında taşıdığı sessizlik,kabloların uğultusunda yolunu kaybediyor. Şehir, kendi gölgesini yiyen bir yaratık gibibetondan dişleriyle zamanı kemiriyor.Parkların yerinde yükselen…
Bazı cümleler vardır; onları ilk kez okuduğunuz hâlde sanki çok önceden duymuşsunuz gibi gelir. Bir yabancılık değil, tuhaf bir tanışıklık hissi bırakırlar insanda. Sanki bir yerlerde, başka bir zamanda,…
Ne kadar gamsızım ben Pek büyük gaf Yaradan. Gaffarsın, Gafursun Sen Meccanen af Yaradan. **** Buldum, lâkin yitiğim Ah! Atân şart Yaradan. Settar ismin ümidim Meccanen ört Yaradan. **** İman,…
Gece, şehrin omuzlarına paslı bir palto gibi çökmüştü. Sokak lambaları yanıyordu ama hiçbir şey aydınlanmıyordu; ışık bazen karanlığı büyütür. Ben bunu en çok o gece öğrendim. Bir adam vardı. Adını…
Huzurun adıydı çay, bir zaman, Garipler meclisine uğradım. Halkada dizili civan, hayran, İzledim, avare bulamadım. ***** Huzurun adıydı çay, bir zaman, Testiden içtim, içtim susadım. İlhamlar yağan lahutî bir han,…
Duru, tertemiz zihinleri kir etti.Sürüyü hepten sefil ve sekir etti.Korkaklarsa yanında, tir tir etti.Kahhar, zalimleri hep yerle bir etti. ***** Yalandır adi kurşunu, birkaç attı.Yazık..! Zulüm girdabına kulaç attı.Halbuki adalet,…
Kendi gurbetine düşmüş bir garip yolcuyum şimdi Sesim hem bir eski şarkı hem yeni bir çığlık gibi Sönmüş kandillerin izi var alnımın yazısında Bir yanım sonsuz sükûnet bir yanım pazar…
Yüreğim yufka, ne olur inceldikçe incel Vefasızlık kadar ürkütmüyor beni ecel. ***** Ufkumu karartıyor, dostlar çekince perde Gölge etme! Yüz yüze gelmek de var mahşerde. ***** Zaferin arkasından geliyor hep…
Eskiden giysiler yamalıydı HazeranŞimdilerde yüzler ve gözlerDerin yaralar üzerinde rengârenkYamalarım dedim anavatanımBen onlarla varımHangi iplik tutar artık bu söküğü?Hangi iğne geçer ruhun dar kapısından?Biz ki çiçekli pazenlerde gizlerdik yokluğu,Şimdi vitrin…
Berlin sen, paslı bir çivinin gökyüzünü yırtan ağrısısın,Beton saksılarda unutulmuş o mağrur sardunya.Rayların üzerinde yürüyen o metalik uykusuzluk,Ve her sabah yeniden kurgulanan o eski dünya.Berlin sen, ikiye bölünmüş bir rüyanın…
İster haklarını çiğne ister apar, Alınları yokuşlarda bile par par. Muştulu bir haberse arar vuslatı, Yaparsa harabeyi garipler yapar. ***** Yıldızlı gecede yürür evden eve, Yüce boyunduruk taşır seve seve.…
"Biz bu kentlere sığdık da, bu kentler bize sığmadı Asiya!" (Yılmaz Odabaşı) Ufukta bir karartı, Bir grilik gördüm de koştum, Bir duman gördüm, durdum adres sordum Yılmaz abi. Durdum yoruldum…
"Bir ticaret yapmadım, nakd-i ömür oldu hebâ,Yola geldim, lâkin göçmüş cümle kervan bîhaber.Ağlayıp, nâlân edip, düştüm yola tenhâ, garip,Dîde giryan, sîne biryan, akıl hayran, bîhaber" Niyâzî-i Mısrî, bu beyitlerde bizi…
At yoruldu, soğudu çay Yandı Santuri Ethem Kırlangıcı hatırla Çık artık tükendi zaman Sağım, solum, önüm, arkam sobe Sorma kakülü de Bak da rüzgârı hatırla Beton kurudu, soğudu harç Örüldü…
saymadığım adımlarlaişte geldim o sırtıma kapanan kapıyaağaçlar dökmüş dibine meyvelerinisoğuk hala titriyordu yaprakların boynunda gözüme ilişti birden kapının önünde bekleyen eşiken sadık bekçisiydi o kemiksiz gövdenin eskiciye versen bir düzine…
Tuz sızısına bulanmışsa yaralarımYosun tutmuşsam batık gemilerden beterÜstümden bulutlar, rüzgârlar, martılar geçmişseÖlü korsanlar, dalgalar altımdanYenilmişsem, tükenmişsem, dağılmışsa pullarım balıklaraAlabora olmuşsamLime lime, darmadağın, paramparçaEy deniz, yarınYeniden başlamak mümkünKadırgalar, şilepler, donanmalar istemezKefen…