Samite / Alpen Nur
Gölbaşı tren istasyonu gişesinden saat 15’e, 11.Eylül 1945 tarihli iki bilet alıp cebine koyduğunda, dışarda bankta bıraktığı Samite’nin yerinden fırlayıp perona doğru giden poşili, siyah deri çizmeli yaşlı bir adamın…
Gölbaşı tren istasyonu gişesinden saat 15’e, 11.Eylül 1945 tarihli iki bilet alıp cebine koyduğunda, dışarda bankta bıraktığı Samite’nin yerinden fırlayıp perona doğru giden poşili, siyah deri çizmeli yaşlı bir adamın…
On beş aylık esaretin ardından;Uzun tutukluluk süresi göz önünde bulundurularak, adli kontrol şartıyla salıverildim. Saatlerinasırlaştığı mahpustan.Aklım boşlukta dönen çark gibi kararsızdı. İki yılda iddianamesi dahi hazırlanmayan davama adaletinsirayet etmesi mümkün…
Bilinen ama bilinmekten uzak bir zaman diliminin renkleri soğurduğu yerde büyük bir sessizlik var. Pek derin ve manalı bir suskunluk yatıyor orada. Durgunluk; her fıtrata, hayattan edindiği tecrübeler neticesinde yerleşiyor.…
Kanada’nın sıradan bir şehrinin, sıradan bir mahallesinde, sıradan bir evde, fazlasıyla sıradan emeklilik hayatını yaşamaya başlamış bir insan Garry. Otuz yıl mesai yapmanın verdiği erkenden kalkma alışkanlığını bırakmaya yeterli olmamış…
Bir hayal ile başladı yolculuğum. Okuduğum hikayelerin kahramanları gibi dünyayı keşfetmek istiyordum. Uzun bir yolculuk olacaktı istediğim. Bilmediğim ülkelerde bilmediğim kültürleri tanıyacaktım. Gittiğim diyarları tanırken oralardaki insanlar da beni tanıyacaktı.…
Üniversiteden koşar adımlarla çıktım yine. Hep bir yere yetişme telaşı, dolmuşta yer bulma yer bulmaktan öte dolmuş alsa bari umutlarıyla koşturuyorum. Sert rüzgar ve yağmur el ele tutuşmuş oyun oynamakta…
Stephan'sız ikinci şükran günü yemeği. Bir önceki yılın yine bu saatleri, ne yazık ki şükransızdı. Battaniyenin altındaydım. Uyku hapı almış olsam da, yatağımda dönüp duruyordum. Yemeksiz, nefessiz ve…
Albert Camus - Veba Korkunç olan insan mı hastalık mı? Ya da hasta olmaktan korkup hastalıklı düşünceleriyle boğulmuş insan mı? Ya da duygularını tanımlayamamış kişi mi? İnsanı çıkmaz sokaklara sokan…
Annesinin ikinci gelişi idi görüşmeye. O günlerde açık görüş yasak değildi hem de korona salgını gündemde yoktu. Zülal Hanım ilk günlerin şokunu atmıştı artık. Görüşme yerine gelince sarıldılar, duygulandılar. Aradan…
Kaç zaman geçti nerelere gitti, nelerin yaşandığını anlayamadı, olanların farkında değildi ama yine olmaktan keyif aldığı yerde, her an etrafta hareket olan salonda,konsolun üstünde… 2005’te Kadıköy’de bir kırtasiyeden alınıp, satır…
Güneş tepeyi aşarken köyün huysuz ihtiyarı elma bahçesine giren çocukları kovalamakla meşguldü. Artık ömrünün son demlerini yaşayan huysuz ihtiyar elma bahçeleri olan güzel bir eve sahipti. Oğlu, gelini ve torunları…
Elinde bir adresle çıkageldi, “hatun kalk gidiyoruz” dedi. “Dur! Biraz soluklan, bir çay iç” dedim. Hiç ses vermedi ama birazcıkta olsa rengini belli etti; heyecanlı, stresli ve de endişeliydi. “Hadi…
Şimdi çekirdek kavurdum, dedi Çerezci. Avucundaki siyah çekirdekleri bıraktı masanın üzerine. Yetmişine merdiven dayamış, Türkiye'den yıllar önce bir bavulu ile buralara gelmiş Mehmet Dede ile sohbet etmeyi seviyordu. Çayın…
Uzun zamandır yıkanmayan saçlarını rüzgâra kaptırıp ilerlemeye başladı. Koştukça rüzgârın şiddeti artı yordu. Koştukça bir “âna” sığıp, gözlerinde canlanan hayatı boğazında düğümleniyordu. Utanç abidesi duvarın yanına kadar gelmişti. Boyunu metrelerce…
O gün çok güzel bir haber almıştı. Keyfi yerindeydi. İçten içe başarılı olmanın gururunu yaşadı. Kendisi ile iftihar etti. Eşine ve kızına bir şeyler söylemek istedi. Kısa süre içinde vazgeçti.…
2 senenin ardından seni görmenin heyecanıyla uyuyamadım bütün gece. Sabah olsa diye dakikaları hatta saniyeleri saydım durdum. Bir sağa bir sola döndüm. Yatak demirdendi sanki. Kalbimde kavuşmanın heyecanıyla korkunun, telaşın…
Sustu kaba adam, ellerini iki yana açarak. Susmak çığlığıydı onun. Bağırdı kocaman. Bağırdı avazı çıktığı kadar. Onun bağırması içe doğruydu. Duymadı hiç kimse. Zaten duymuyorlardı ya. Yürümek istedi biraz.…
Hayatımızda belli dönüm noktaları vardır ve bazıları için şansının döndüğü,bazıları için acı bir an olarak hatırlanır. Her iki durumda istikameti sağlayabilenlere ne mutlu. Yakinen tanıdığım arkadaşımın başından geçenleri siz değerli…
Nihayet günlerdir beklediği kargo kolisini taşıyan görevliyi görmüştü camın kenarında pencereden sonbaharın eşsiz renk cümbüşünü izlerken. Üzerine aldığı ince morlu battaniyesini bir hışım koltuğun üzerine bıraktı. Merdivenlerden hızlıca indi. Görevli…
Gözlerimi yakmaya başlayan teri elimin tersiyle silsem de, kurutmak da, terden kurtulmak da mümkün değildi. Birkaç gündür bir çölün ortasında yaşıyor gibiydik. Ter neredeyse bütün vücudumu yapış yapış bir ıslaklık…