Yol / Erkan Bilgin
Yola düşmekle başlar her hikâye,Kesişir nice yol,Bir dantela gibi nakış nakış,Belki uzun, belki de kısa,Kaderedir her varış!Ya yol sana yazılmıştırYa da sen yola… Yola düşmekle başlar her hikâye,Yolcu olmak, varmak,…
Yola düşmekle başlar her hikâye,Kesişir nice yol,Bir dantela gibi nakış nakış,Belki uzun, belki de kısa,Kaderedir her varış!Ya yol sana yazılmıştırYa da sen yola… Yola düşmekle başlar her hikâye,Yolcu olmak, varmak,…
Tanyeri kim bilir kaç milyonuncu kez ağarmak üzereydi. Kızılın en güzel tonları mükemmel birsanatçının fırça darbeleriyle gökyüzünü süslerken insanın ruhunu adeta mecburi huzura davet ediyordu.Kızılın mavi ile birleştiği çizginin keskinliğine…
Nerede sesin, nerede güneş gözlerin neşvesiSana mı kaldı aha efgan sesinle inleyişinKimdi seni inciten, ibrişim büküp iplik gibiEy Mahira ! sen mi isledin mûezza gibi kendiniHüznünü içine gizleyip… İki çocuk,…
Selâm sarsılmayan umudaSelâm sır tutan geceyeSelâm kutbun yıldızınaSelâm duâ kokulu sehereSelâm sökecek olan şafağaSelâm rûh va'deden ufkaSelâm yağmur yüklü bulutaSelâm ağlayan gözeSelâm çatlayan sîneyeSelâm titreyen arşaSelâm çıldırtan zamanaSelâm indirilen sekîneyeSelâm…
Şiir akşamlarından kalma baş dönmesi çok görme Uykusuzluk esir almış binbir atlı karınca Çocuk masumiyeti eski anılardan bir sahne İçinde bir sen varsın eskiden kalan Masal diyarlarından çıkagelmiş ruhum yorgun…
Hiçbir yeteneğim olmadığını düşünmen beni korkutuyor,Dolabın arkasına attıklarım,Ya da sakladıklarımSenin tarafından flu gözüküyor.Ama bu benimBenim emellerim!Kendi çizdiği yola çakıllar atarmışçasınaAdım adım klasik cümlesini suratıma tükürüyor,Kalıplaşmışın dışında olan kayıp ikizimFarklılığın bedelini…
Derinlemesine ve sınır cizmeden sadece var olamanın ya da yaratılmış olmanın bir süreği olarak düşünmek. Nasıl bir çocuğun yürümeyi öğrenmesi ilk emeklemeyle başlar, insanın insan olduğunu anlamasıda merakın ve sorgulamaların…
Sevgili bugün güzel şeylerden bahsedelim. Mesela senden, bir zümrüt rengi olan gözlerinden.Neyleyim, balı kaymağı? Denk olmaz ki tatlı sözlerinden. Sevgili bir gülüversene… Sen gülde haddinibilsin bülbül, yerinde dursun. Sevgili, bir…
Gönlümün rıhtımını döven dalgaHarlıyor küllenmiş közümüDört bir yanım yangın yeriYitiklerden haberler geliyor Gönlümün rıhtımını döven dalgaKöpürtüyor his şehrimin deniziniBir yerlerde hasret diye atan kalbiElemin labirentinde boğuyor Gönlümün rıhtımını döven dalgaAkıyor…
2 gün öncesi:-Hadi arkadaşlar, çok az günümüz kaldı ama daha yapacak iş çok. Son görev dağılımlarımızı yapalım o halde. Sunucu arkadaşlar siz hazırsınız sanırım. Program günügündüzden gidip salonu hazır edelim.…
Saçların gelincik kırmızı Saklanır atlastan kumaşa Plisesi kayıp göllerde Sarabende sarhoşuyum Suskun balolarda biblo Gözden ıraksak mercekler Dökülürken optik sırlara Ellerim menekşe denizi Uzanır islenmiş buzlara Obsidiyenleri toplarken Penguenler buzlu…
Gezinirken hayatın bembeyaz sayfasındaYırtılıyorUçurumdan boşluğa düşüyorumAcılarBir kefen gibi sarıyor bedenimiGeceyi örtüyorum acıların üstüneKaranlığın tuvaline renkleri saçıyorumEşsiz tablomda hüzünAsıyorum gönül evimin duvarınaKalemimin ucundanBir şiir tüttürüyorum duman dumanNefes aldıkça içime dolanBuğulanıyor kalbimÜrperiyor…
Yine enginliklerinde dolaştımGümüş renkli yalnızlığınBir resim tuvaliydi sandalımKamıştan bir neydi direğiŞiirli bir kağıtsa yelkeniKalemden bir olta yaptımUcuna bir virgül takıpSalladım ya nasipHayallerimi çalarkenBir rüzgar ıslığıYakamozlar göz kırptıGüneş tutuşturdu umudumuUmudum denize…
günbeyaz belki haziranbelki temmuzbelki de hiç günbeyaznoktaların işgali altında bençizgilerden evlerçizgilerden bacalarçizgilerden yollar ve dağlarkurmak koşmak istiyorum belki ses belki his belki susbelki bambaşka bir yokuş günbeyazçıktığımda içeri, girdiğimde dışarıbilmem…
Gönlün ışığı gidince,Her mâniyi bir dağ görür.Çözümler onda bilmeceUfkunda sisler görünür. ..Zincire vurulmuş gibiÂh vahla yüklü matemiBaşka kulvarda gurbeti.Daim siyaha bürünür. ..Yansır simaya çilesi.Girdap misali halesiHuzura hasım sayesi…Meltemi tufan gibidir…
Acıyı izzetle taşımışım ben Namerde düşmemiş derdim, bilesin Sen çorak mevsimde zehirli çimen Toprağını hâr ederdim, bilesin ... Kundağın pislenmiş, bulanmış başın Kaç necis ateşte kavrulur aşın? Âleme ayan da kirli çarşafın…
Tut ki kendimi çizeyimVe ağlasın her karalamada mürekkebim.Tut kiSenin diyarlarında hiç sulanmamış çorak toprağın olayım.Mutluluğun ilk geceleri bana uğramaz olduYıldızları artık tam seçemez oldumTut ki körlüğümdenSenin sesin benim göz bebeklerimBu…
Seni her benimsediğimde muteberBeni her senimsediğinde şehrinâzSeni her gülümsediğimde mehrû öyle mutantanöyle müstesnaöyle buluntu Seni her öfkelediğimde mükedderBeni her düğümlediğinde safinâzSeni her isimlediğimde gülrû öyle mihribanöyle hasnâöyle avuntu Beni her…
Minik çay bahçesi sıradan basit buluşmaların şahitliğini yaparken kuşların ağaçlarda şakıyanseslerinden daha özel bir şey vaat etmiyordu. Gergindi adam, söylenecek her şeyin söylenip nihayetegelindiği gün olduğunu biliyordu. Sebepler, sonuçlar, hak…
Kim demiş ki baharlar rüyalara emanet Azar azar düşerek çoğalıyor damlalar Benim mi bu bedenim kime ödenir diyet Ağaran saçlarımda kırılıyor aynalar Kim demiş ki baharlar rüyalara emanet Gece olur…