Vakit de Biter / Yaşar Beçene
Ne yitik hayaller ne meçhul zamanSeferden sefere yol alır dururYalnız kaldığında belki de birazYağmur damlaları camlara vururNe yitik hayaller ne meçhul zaman Takvimler sayamaz geçen günleriNe uyku, uykudur; ne gece,…
Ne yitik hayaller ne meçhul zamanSeferden sefere yol alır dururYalnız kaldığında belki de birazYağmur damlaları camlara vururNe yitik hayaller ne meçhul zaman Takvimler sayamaz geçen günleriNe uyku, uykudur; ne gece,…
Merhaba Zeze, Merhaba hüznünü sevdiğim çocuk. Merhaba derdini derdime katıp, sesine sözüne ruhumu sarmaladığım çocuk. Sana mektup yazmak geldi içimden. Suskun çocuklar yerine. Susturulan çocuklar yerine. Konuşmak, gülmek , oynamak…
Dedim ceyhunvari figanlarım sel,Dedi ağlamanın kendisi güzel. Bıraktığın dünyanın dört yanı ayrı cife,Elleri gül kokulu anasının kuzusu,Ruhundaki hicranı sığdırmak zor tarife,Küllenmeyen yangınsın, memleketin sızısı,İspatısın bu devrin zifir karanlığının,Mutlu bir vildanı…
Hastahane odasında Kaldı canım Zindan duvarlarına Yazıldı adım Çağa çoluk Ana yurtta Derin yaralıyım Gül kokusuna hasret Karanlıklar ışık arar Çile ıstırap dayanılmaz Hicret yolunda atım Tek renk bilirim Benim…
Bu kaçıncı pazarGöremediğim seniBu kaçıncı yaşanmadan geçen bahar Her gün aynı durağında kalbiminBir rüzgar gibi çarpıp geçiyorsunGünde beş vakit 36 otobüsüyle Hayalinle avunmak yetmiyor artıkKorkuyorum sensizliğine alışacağımBu nehir gibi akan…
Taşlamayı bilmiyorsan,Eline taş alma sakın.Gediğine koymuyorsan,Eline taş alma sakın.….. Besmele her işin başı,Kör nefsine gönder taşı.Çatlasa da sabır taşı,Eline taş alma sakın.….. İnsanın türlü hâli var,Hem hâli hem de kâli…
melâl yahut hafakan- Melalimi sorarlar,nasıl derim ağyareHicran bir efsun gibi gönle etmiş tavattunNe bir merhem ararım ne esrarengiz çareDerdin kendisi belki hafakanıma sütunSöner mi peki öfkem pişmanlık yağmurundaYanar mı peki gölgem…
Sorarsın bazen... Özlediğin cevapları bulmak için umut olur soruların sırtında , ur olur bazen de kambur misali...Çıkarsın dışarı,Yunus olursun.Kâh çiçeğe kâh börtü böceğe, öylece saçarsın sorularınıÇıkarsın dışarı, Yunus olursun.…
Emziğini yere düşürme çocuk,Burası ev değil, yerler çok soğukEmeklemek neymiş sen onu unut,Yürümeden koşmayı öğreneceksin Sayım saati gir sen de sırayaGardiyandan önce bak bi hizayaSayıları öğrenince haydi duayaBizi de katıp…
Soğuk bir kuyu derlermiş adına.Yoksulluğun simgesi vurulmuş karana.Dayansan da toprağına, taşınaSoğuk bir kuyusun işte Cizlavet. Yüreği çıplak olanın ,aynasıSâfîliğin,duruluğun ,alyansıNasır tutmuş ayakların ,yuvası.Karasından gücün alan Cizlavet. Dayanmışsın yağmuruna,kışınaÜlkemin donduran ayazına.Muhtaçtır…
Her akşamüstü oyuncakçı camekanındançocuk ellerininizlerinisilerDiyor Sunay Akın. Evet çocuk ellerinin izleri...Kimselerin duymak istemediği çocuklardan bahsedeceğim sizlere.Elleri oyuncakcı camekanında değil karanlık ve soğuk hücrelerin demirparmaklarında olan çocuklardan bahsedeceğim.Emekleyen dizleri yırtılan picamalardanAnne dünya burası…
Yazmak zor geliyor Elim kaleme gitmez oldu Oysa düşünmeden edemiyorum yaza geldiğim hayatı Silmek ne mümkün Kapanan sayfalarda uçuşan satırları… Kelimeler dökülmüş üstüme Ansızın sırılsıklam olmuşum Güneş açsa kurusam ama…
Söğüt yahut dip dalga- Kimler için çalıyor etrafta boğuk sirenTerk etsin karanfiller samit kasabalarıHiç umrumda değilsin somurtsun masum çehrenSırtında kambur gibi taşı akbabalarıKaybolsan tüm tarihin nehrinde usul usulSen ki artık…
Bir Ramazan akşamı en yoğun saatler. Anneler sofraya son dokunuşlar için mutfakla yemek masası arasında mekik dokurken çocuklar sıcak pide kuyruğunda bekliyor, babalar ise yoğun trafiği aşarak iftara yetişme telaşında.…
Anlarsın bazen... Esrarı çözülür girift bilmecelerin. Gri bulutlara renk gelir de aralanır perdeler. Sevinirsin bir çocuk gibi ama başka türlü bir sevinç olur bu; paranteze alır, saklarsın. İnsancıklar romanından…
Anne yahut koğuşa ağıt- İçindeki buhranı bilemez karanfillerNergislerin sevdası geçmez dil çarşısındaPusu kurmuş bağrına yolsuz kalmış sefillerDiz çökmeni isterler nadanın karşısındaSanma kurnaz tilkiler yoldaş olurlar sanaSanma beyaz katarlar koğuşta süveydana Sıkıldın biliyorum…
Mahpus yahut şairin gözyaşları- İsimsiz coğrafyada direnişim metaforSaklı bahçelerinde kentin hayaller kuruyorumGöğsümde genişliyor bilinmez bir anaforUçan her kırlangıçtan haberler soruyorum“Var mı ki rodinadan ferahfeza havadis?Yoksa her köşesinde hala güller mi hapis”…
Selanik (Thessaloniki), göçmen kuşlara bağrını açmış güzel diyar. Gelen konar, konan göçer diyar. Nasiplisinin tanıdığı güzel belde. Sakin, huzurlu, kendi halinde gösterişten uzak bir şehir Selanik. İnsanlarıyla daha bir sıcak,…
Seni düşünüp uyansam her taraf yemyeşilGözlerim başka renk bakmıyorCamdan kalan yağmur tanelerini silİçime senden başka akmıyor Şimşekler dursun gamzen varkenHer gülüşün kalbimde kriz çakıyorBülbül-i şeyda susmalı sen varkenSözlerin geceme yıldız…
Ayrılık, gitmeden de olur. Vefa, görüşmeden de. Yangın ateş yakmadan da çıkar. İçin kar yağmadan da üşür. Bazen gecen gündüzünden daha aydınlıktır. Gündüzün geceden daha karanlık. Bazı yollardan giderken, Bazı…