Zaman / M. Esat
Öyle bir çağa geldi ki zaman Yuva belli değil! Yurt belli değil! Göz gözü görmüyor puslu bir duman Kalleş belli değil,Mert belli değil Üstüne atılır ziftli bir çamur Yığınlar kaynıyor,…
Öyle bir çağa geldi ki zaman Yuva belli değil! Yurt belli değil! Göz gözü görmüyor puslu bir duman Kalleş belli değil,Mert belli değil Üstüne atılır ziftli bir çamur Yığınlar kaynıyor,…
Dün gece rüyamdaYine Ankara sokaklarındaKim bilir kimi aradımBir bilinmezliğin ortasındaYürüdüm sert ayazdaUnutulmuş bir beste aklımdaKim bilir neyi hatırladımYok olmaya başlamış anılardaBir tanıdık yüz uzaktaElimi uzatsam yok olacak anındaKim bilir hangi…
Bir kara sevdaydı bizimkisi,öylesine… "gözümde ne cennet sevdası,ne cehennem korkusu …"Var mıydı ki daha ötesi,kalmış mıydı uğrunda verilesi,kalmış mıydı dünyada yer gidilesi ?Mal ise mal ömür ise ömür, can ise…
Dünya dediğin bir dolu yalnızlık.Kendi gibi bir başına içinde tüm kalabalık.Öyle yollara pusu kurup beklemekte değil.Hepsi gülünecek kadar el elemuzdaripleriyle. Bazısı anne karnındaki bir bebek kadar yalnız.Onu hayata bağlayan ince…
Kaç zaman geçti nerelere gitti, nelerin yaşandığını anlayamadı, olanların farkında değildi ama yine olmaktan keyif aldığı yerde, her an etrafta hareket olan salonda,konsolun üstünde… 2005’te Kadıköy’de bir kırtasiyeden alınıp, satır…
Ben de iyi bir insandımHayal Sokakları cıvıl cıvıl,Kaygısız korkusuz, çocuk sevinci tadıGüne bakanlar tebessümü,Gözbebekleri bayram sabahıKış günü soba sıcaklığı. Ben de iyi bir insandımGüneşi sevinçten çıldıranDilimde kelebekler uçuşanPamuktan sözlerPaçaya sürtünen…
Uzun zamandır yıkanmayan saçlarını rüzgâra kaptırıp ilerlemeye başladı. Koştukça rüzgârın şiddeti artı yordu. Koştukça bir “âna” sığıp, gözlerinde canlanan hayatı boğazında düğümleniyordu. Utanç abidesi duvarın yanına kadar gelmişti. Boyunu metrelerce…
Şimdi fondaÖksüz bir türkü Can veren sudaİbrahim öldü."Beni burada aramaarama anne"İnsan ölürken hayatı bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçermiş, diye bir söz vardı ya doğruymuş. Bir de gözlerini açınca…
Ne ettim de bu zulmüReva gördün ayrılıkDiken için gülümüFeda ettin ayrılık! Hasret içimde yaraDüşmüşüm ah u zaraBahtım geceden karaSen mi yaZdın ayrılık? Yârimden ayrı yarımZây olsun cümle kârımKalmadı hiç kararımBitmez…
Kaçkın sabahların adı; cendere…Doğsa olmuyor, doğmasa olmuyor .Bugün yine döktüreyim deftere,Yazsan olmuyor, yazmasan olmuyor.** Gurbet günlerinin adı; cendere…Gayret ki olmuyor, gayret olmuyor.Çoluk, çocuk düştü, ayrı yerlere,Gel.. desen olmuyor, gitsen.. olmuyor.**…
2 senenin ardından seni görmenin heyecanıyla uyuyamadım bütün gece. Sabah olsa diye dakikaları hatta saniyeleri saydım durdum. Bir sağa bir sola döndüm. Yatak demirdendi sanki. Kalbimde kavuşmanın heyecanıyla korkunun, telaşın…
Kapı kapı gezmedim Gönlüm senin kapında Gözüm açtım baktım da Gönlüm senin kapında. Gel sadâsın işitsem Yâ Râb senin kapında Af dileyip ağlasam Yâ Râb senin kapında …
Ah hayalimdi bu dem bir hüzne erecektimTebessümle bakarak ardımdaki maziyeGönlümü gönüllerin güzüne serecektimSolma vakti gelmeden dolabileyim diyeTırmandığım yarları yârime verecektim... Ardısıra zulümler nefreti aralarmışNefretin kara hali katletti hayalimiMeğer ki kalbi…
En karanlıkta kalmış korkularınızla bir gün karşı karşıya gelseydiniz ne hissederdiniz o an ? Beyniniz ve kalbiniz sizi hangi duyguyla kuşatırdı? Bu duyguyla baş edebilmek için hangi savunma mekanizmanızı kullanırdınız…
Dostoyevski'nin klasik romanı. 687 sayfalık bir baş yapıt. Dostoyevski Suç ve Ceza romanında mükemmel bir olay örgüsüyle olayları kişileri mekanları adeta mühendis titizliğinde bir kanaviçe gibi işlemiş. Her karakteri boyutlandırmış…
Hayatımızda belli dönüm noktaları vardır ve bazıları için şansının döndüğü,bazıları için acı bir an olarak hatırlanır. Her iki durumda istikameti sağlayabilenlere ne mutlu. Yakinen tanıdığım arkadaşımın başından geçenleri siz değerli…
Eyvallah Zaar iyiyim Zincir soğuk burada Zindan yaş Metrekaresi büyük olandan Küçük olana doğru Biraz daha az üşümekteyim Güneşin vurduğu demirler Altın renginde Zaar. Dert mi dedin! Çıkmak mı? Ne…
Yalanla ihânet baştâcı iken,Doğruluk peşinde koşmak ne zormuş!Değerler altüst olmuş, düzen bozukken,Sırât-ı müstakîm kalmak ne zormuş! Yalakalık yapan korkudan emin,Bütün denâete müsâit zemin,Hiç önemi yok azm-ü gayretin.Emeğin karşılığın almak ne…
Bir gömlek giydim adı hiçlik . Dikişsiz kumaştan , şekilsiz makastan. Ben kimse değilim şimdi. Sadece bir hiç. Ne adım var, Tanıyasınız. Ne etiketim var , Hürmet edesiniz. Ne koltuğum…