Ayrılık / M. Esat
Ne ettim de bu zulmüReva gördün ayrılıkDiken için gülümüFeda ettin ayrılık! Hasret içimde yaraDüşmüşüm ah u zaraBahtım geceden karaSen mi yaZdın ayrılık? Yârimden ayrı yarımZây olsun cümle kârımKalmadı hiç kararımBitmez…
Ne ettim de bu zulmüReva gördün ayrılıkDiken için gülümüFeda ettin ayrılık! Hasret içimde yaraDüşmüşüm ah u zaraBahtım geceden karaSen mi yaZdın ayrılık? Yârimden ayrı yarımZây olsun cümle kârımKalmadı hiç kararımBitmez…
Mehrû bir kalkışmaÜrkek ıslaklıkTufan kalıntısı sapa gönüllerEge türkü bilmezEge türk'ü bilir Aşk yeniden tanımlanmalıTuzdan ve sudan dokunmuş bir kilim "İB-RA-HİİMİB-RA-HİİM evimize gidelim." "Evimiz NurdanEvimiz sudan bir kabir Elimi tut sevgilim"…
Kaçkın sabahların adı; cendere…Doğsa olmuyor, doğmasa olmuyor .Bugün yine döktüreyim deftere,Yazsan olmuyor, yazmasan olmuyor.** Gurbet günlerinin adı; cendere…Gayret ki olmuyor, gayret olmuyor.Çoluk, çocuk düştü, ayrı yerlere,Gel.. desen olmuyor, gitsen.. olmuyor.**…
Gidiyoruz işte!Yükümüz ne kırk deve ne kırk katırBir kırık katreYarısını bırakıp bu vefasız şehreGidiyoruz işte! Baykuşlar köpek gibi ulurkenÜrperti ürperti üşüyor bedenimizKalp kırıklıkları içimizi kanatırkenVeda hummasıyla ateşli tenimizBir telde bin…
~~ İçim yanar gülerken, gözlerim ağlar benim, Sînemde ateş rengi, gülden yârelerim var. ~~ Öpüp de gözlerime sürme diye çektiğim, Nazarı üzerimde gözü kârelerim var. ~~ Kimseler bilmez ammâ, göz…
2 senenin ardından seni görmenin heyecanıyla uyuyamadım bütün gece. Sabah olsa diye dakikaları hatta saniyeleri saydım durdum. Bir sağa bir sola döndüm. Yatak demirdendi sanki. Kalbimde kavuşmanın heyecanıyla korkunun, telaşın…
Kapı kapı gezmedim Gönlüm senin kapında Gözüm açtım baktım da Gönlüm senin kapında. Gel sadâsın işitsem Yâ Râb senin kapında Af dileyip ağlasam Yâ Râb senin kapında …
Ah hayalimdi bu dem bir hüzne erecektimTebessümle bakarak ardımdaki maziyeGönlümü gönüllerin güzüne serecektimSolma vakti gelmeden dolabileyim diyeTırmandığım yarları yârime verecektim... Ardısıra zulümler nefreti aralarmışNefretin kara hali katletti hayalimiMeğer ki kalbi…
Sustu kaba adam, ellerini iki yana açarak. Susmak çığlığıydı onun. Bağırdı kocaman. Bağırdı avazı çıktığı kadar. Onun bağırması içe doğruydu. Duymadı hiç kimse. Zaten duymuyorlardı ya. Yürümek istedi biraz.…
Soğuk bir kış günüydü. Henüz kararmamıştı hava. Ninemin elinde teşi, yün eğiriyor. Annem, ablamın önlüğünü dikiyor ; babam ise elinde kehribar tespih , dışarıda yağan karı izliyordu. Biz ise sobanın…
En karanlıkta kalmış korkularınızla bir gün karşı karşıya gelseydiniz ne hissederdiniz o an ? Beyniniz ve kalbiniz sizi hangi duyguyla kuşatırdı? Bu duyguyla baş edebilmek için hangi savunma mekanizmanızı kullanırdınız…
Dostoyevski'nin klasik romanı. 687 sayfalık bir baş yapıt. Dostoyevski Suç ve Ceza romanında mükemmel bir olay örgüsüyle olayları kişileri mekanları adeta mühendis titizliğinde bir kanaviçe gibi işlemiş. Her karakteri boyutlandırmış…
Bu aşka damlayan demlenen her anIstırap büyütür güneş, yıldız, kumYüreğim pervane; göçler ki SanaBu ben/den bir vakit...Seni bulurumBu aşka damlayan demlenen her anAh her şey hep bir/den; birden kalmışlıkNelerden vazgeçtik…
Hayatımızda belli dönüm noktaları vardır ve bazıları için şansının döndüğü,bazıları için acı bir an olarak hatırlanır. Her iki durumda istikameti sağlayabilenlere ne mutlu. Yakinen tanıdığım arkadaşımın başından geçenleri siz değerli…
Eyvallah Zaar iyiyim Zincir soğuk burada Zindan yaş Metrekaresi büyük olandan Küçük olana doğru Biraz daha az üşümekteyim Güneşin vurduğu demirler Altın renginde Zaar. Dert mi dedin! Çıkmak mı? Ne…
Hâyy'dan Hû'ya ey dost geldim giderim. Kesretten geçemem, Bir'den geçemem. Zamanın hükmüne mahkûm kaderim, Geceden geçemem, günden geçemem. ~~ Sözümüz verildi kâlû belâdan, Gönülden geçemem, dilden geçemem. Çağrı gelir câna…
Yalanla ihânet baştâcı iken,Doğruluk peşinde koşmak ne zormuş!Değerler altüst olmuş, düzen bozukken,Sırât-ı müstakîm kalmak ne zormuş! Yalakalık yapan korkudan emin,Bütün denâete müsâit zemin,Hiç önemi yok azm-ü gayretin.Emeğin karşılığın almak ne…
Bir gömlek giydim adı hiçlik . Dikişsiz kumaştan , şekilsiz makastan. Ben kimse değilim şimdi. Sadece bir hiç. Ne adım var, Tanıyasınız. Ne etiketim var , Hürmet edesiniz. Ne koltuğum…