İşte Geldim / Ali Okçu

  • Post author:
  • Post comments:0 Yorum

Bir sonbahar günü, daha gün ışıklarını sokaklara salmamışken gönlü, gözü kapkara olanların korku ve nefret kustukları bir zamanda, teheccüt vaktinde, kapımızı kırarcasına vurdukları, tekmeledikleri bir vakitte gitmiştim. Zebanivari insanların arasında.…

Okumaya devam edinİşte Geldim / Ali Okçu

4.5 Dakika / Mavi

  • Post author:
  • Post comments:0 Yorum

Tatlı bir huzur kaplamıştı içini. Gözlerini açsa sanki bitecekti bu güzel an. Gerçek miydi yoksa rüyada mıydı biran emin olamadı. Dinlemeye devam etti. Harika bir melodiydi bu. Hem tanıdık, hem…

Okumaya devam edin4.5 Dakika / Mavi

Ekmek / Adem Yağmur

Evdeki sessizliği pencerenin önündeki minik serçeler bozuyordu. Sofradaki ekmek kırıntılarını, bayat ekmek parçalarını pencerenin dış tarafına bırakırdı. Bunları gören kuşlar her gün uğrar, nasiplerine düşeni alırdı. Ürkek adımlarla etrafı gözetleyerek…

Okumaya devam edinEkmek / Adem Yağmur

At Nalı / Alpen Nur

  • Post author:
  • Post comments:0 Yorum

Torosların yükseklerinde bir yörük çadırında başladı hikayem. Herkes şehre inerken ben kaldım Toros yaylalarında. “Şehir, midesinden tutsaklanan insanların paraya baş eğmesidir” derdi babam. Bir de “ insanın şifası da belası…

Okumaya devam edinAt Nalı / Alpen Nur

Anlatsam Roman Olur / Mavi

  • Post author:
  • Post comments:0 Yorum

Nihayet günlerdir beklediği kargo kolisini taşıyan görevliyi  görmüştü camın kenarında pencereden sonbaharın eşsiz renk cümbüşünü izlerken. Üzerine aldığı ince morlu battaniyesini bir hışım koltuğun üzerine bıraktı. Merdivenlerden hızlıca indi. Görevli…

Okumaya devam edinAnlatsam Roman Olur / Mavi

Yalnız Veda / Sermest

  • Post author:
  • Post comments:0 Yorum

“Elim kolum kalkmıyor, kalbim, aklıma direniyor” diyebildi sadece…“Senden bir şey beklemiyoruz” dedi en sevip, son zamanlarda görmeye tahammül edebildiklerinden biri. “Sen otur, en sevdiğin köşende hiç usanmadığınız manzaranı seyret” diye…

Okumaya devam edinYalnız Veda / Sermest

Sarmısaklı Kabak Aşı/Ensar Nuralp

  • Post author:


Eksikliğini hissettiğin şey değerlidir. Cezaevinde özellikle siyasi tutuklulara yemekler az veriliyordu.
O gün birkaç kişi toplanmış dışarı çıkınca yiyeceklerin hayallerini kuruyorlardı. Herkes en çok sevdiği yemeği dillendiriyor bazıları espiriyle karışık dışarı çıkınca Adana kebabını lahmacuna sarıp yemekten bahsediyordu. Herkesin yemekle ilgili bir hasret hikayesi vardı. Bu yemek muhabbetinin ardında oruçlu olmanın etkisi de yok değildi.

(daha&helliip;)

Okumaya devam edinSarmısaklı Kabak Aşı/Ensar Nuralp

No more posts to load