Gönle Düşen İnşirah
Gözyaşının rengi yoktur derler, oysa her hüzün kalbe kendi rengini boyar. Kimi zaman ebemkuşağı misali binbir duyguyla sarsılır ruh, kimi zaman da gecenin en koyu lacivertinde tek bir teselli arar.…
Gözyaşının rengi yoktur derler, oysa her hüzün kalbe kendi rengini boyar. Kimi zaman ebemkuşağı misali binbir duyguyla sarsılır ruh, kimi zaman da gecenin en koyu lacivertinde tek bir teselli arar.…
Mış gibi yapmak!’ sözü galiba en çok bize yakışıyor. Var olmayanbir durumu, sanki varmış gibi yaşamak! Hans Vaihinger, DiePhilosophie des Als Ob’da [ ‘Sanki Felsefesi’],insanın yaşamınısürdürebilmek için fenomenlere ya da…
Bazı acılar vardır ki ruhun en mahrem odalarında saklanır; onu yalnızca o ateşi yaşamış olan bilir. Bazı hicranlar vardır ki haritalarda görünmez; fakat insanın ömrünü ikiye bölen derin bir iz…
Yazın en hararetli, en hırçın günleriydi… Güneş, lacivert gök kubbenin tam kalbine müstebit bir hükümdar gibi kurulmuştu. Ne gariptir ki, kâinata nurunu cömertçe saçarken, harareti mahzun gönüllerin kıyısına bir türlü…
Anadolu'nun bağrına yaslanmış şehirler vardır; bir de Anadolu'nun irfanını, vakur duruşunu ve kadim hafızasını yüreğinde taşıyan şehirler… İşte bu topraklar, bin yıllık bir çınarın kökleri gibi aynı mayadan beslenir. Sabah…
Sevgili Cizlavet.org okurları,Bugün modern dünyada sanatın, siyasetin ve özgür yaşamın başkentlerinden biri olarak kabul edilen Berlin’in hikayesi, aslında nehir kenarında kurulmuş küçük ticaret kasabalarına, amansız güç savaşlarına ve kilise duvarlarının…
https://youtu.be/1FB3ZTSRFsc?si=eI3CpKR4Zt8KQyh5 Aylardan Temmuz, günlerden salı.Berlin’in üzerine çöken o yapış yapış, nemli yaz sıcaklarından biri. Möckernbrücke U-Bahn istasyonunun yer altı peronundayım. Raylardan yükselen o tipik demir, toz ve balata kokusu…
Sevgili kızım, Pamuk Prensesim, Papim; Bu satırları yazarken mevsim sonbahar... Ekim ayının son günleri... Rüzgâr, sararmış yaprakları usulca dallarından ayırıp bilinmez yolculuklara çıkarıyor. Yağmur ince ince yağıyor. Bulutlar gökyüzünü ağır…
Yoksa haziran mıydı ayların en zalimi? Eliot, ‘nisan’ diyordu ama, haziran acılarla bitti. Bir yaz yangını gibi, yakıp kavurdu acılar.Önce Cinuçen bey, sonra da Zeyyat! Cinuçen Tanrıkorur ve Zeyyat Selimoğlu! …
Daha önce de hissetmiştim bunu. Bugün bir kez daha hissettim. Kuyunun dibinden sesleniyordu bana: "Çıkar beni bu kuyudan." Benim adım Yusuf. 45 kilo civarında, uzunca bir çocuk. Simsiyah saçlarını yana…
Hayat, kendimizi anlamaya çalıştığımız uzun bir yolculuk. O halde neden ‘Müsait bir yerde!’ deyip teslim olmanın kolaylığında akmasın? ‘Müsait bir yerde!’ derken ‘tam şurada’ demiyoruz, akışın uygun gördüğü yeri kabulleniyoruz.…
https://youtu.be/r-G7GpKPZyw?si=dAXVNTsS1dJYrBeB Bu sabah sosyal medyada bir söz okudum, yüzümde muzip bir tebessüm belirdi. Şöyle diyordu: "Bir insana direkt 'odun' desen bozulur, kavga çıkarırsın. Ama aynı insana 'taze söğüt dalısın'…
Göğün alnına asılmış dev ekranlardagün batımı bile reklam aralarına bölünüyor artık.Bir serçenin kanadında taşıdığı sessizlik,kabloların uğultusunda yolunu kaybediyor. Şehir, kendi gölgesini yiyen bir yaratık gibibetondan dişleriyle zamanı kemiriyor.Parkların yerinde yükselen…
Bazı cümleler vardır; onları ilk kez okuduğunuz hâlde sanki çok önceden duymuşsunuz gibi gelir. Bir yabancılık değil, tuhaf bir tanışıklık hissi bırakırlar insanda. Sanki bir yerlerde, başka bir zamanda,…
Gençliğim, dostlarım, hatıralarımız canlandı bu şehirde. Bayram dönüşü, yolum yıllar önce üniversite tahsili gördüğüm şehre düştü. Daha şehrin girişinde, gönlümün en kuytu köşelerinde uykuya yatırdığımı sandığım hatıralar usulca gözlerini açtı.…
“Eyvah, aldandık! Şu hayat-ı dünyeviyeyi sabit zannettik. O zan sebebiyle bütün bütün zayi ettik. Evet, şu güzerân-ı hayat bir uykudur; bir rüya gibi geçti. Şu temelsiz ömür dahi bir rüzgâr…
Yaşanmış gerçek bir kıssa… İstanbul sokaklarından geçerken Metris Cezaevi’nin önünden defalarca geçmişsinizdir. Peki, hiç düşündünüz mü bir gün içerisine de girebileceğinizi? İşte hayat sürprizlerle dolu. Bazı sürprizler sevindirir, bazı sürprizler…
Kıymetli kârî, azîz okur; Melmeketin düze çıkması içün gerek yurt içi gerekse yurt dışından -ki malumunuz, küre-i arzın kâffesi bizimdir- şahsıma gösterilen bu muazzam hüsnüzan akabinde, ruhumun içine düştüğü…
Ne kadar gamsızım ben Pek büyük gaf Yaradan. Gaffarsın, Gafursun Sen Meccanen af Yaradan. **** Buldum, lâkin yitiğim Ah! Atân şart Yaradan. Settar ismin ümidim Meccanen ört Yaradan. **** İman,…
Gece, şehrin omuzlarına paslı bir palto gibi çökmüştü. Sokak lambaları yanıyordu ama hiçbir şey aydınlanmıyordu; ışık bazen karanlığı büyütür. Ben bunu en çok o gece öğrendim. Bir adam vardı. Adını…